Düşlerim ve Senin İçin Yitirdim Gecelerimi

Şu anda konuyu okuyanlar (Üyeler: 1, Ziyaretçi & Botlar: 0)


pajero

Doçent
Katılım
31 Ocak 2007
Mesajlar
906
Puanları
0
Düşlerim ve Senin İçin Yitirdim Gecelerimi

I

güneşe koşmayı
yıldız saymayı değil
seni somut sevdim
çünkü ben kayıtsız bir mutluluğun ortasındayım
de ki bir yangın çıplaklığının içinden
çıkıp sana soyundum gecenin bir vaktinde
ve hüzün örmeyesin diye bana kar altındaki
ülke çocuklarını çekip çıkardım birer kan damlasından
de ki düşlerim ve senin icin yitirdim gecelerimi
oysa nar dudaklarını öpememenin esiriyim.
hatta 24,00 sonrasının tatlı kayıtsızlığına bırakıp
kendimi
düşümde seni esir alabilme sevdasının onuruyum
kendimce

II

de ki koridorsuz bir gecenin merkeziyim
sonra öpüşlerinde.
öyleyse dinle sayrısız sevişmelerin sesini
sen kent-soylu züppeliginin yangını, ben çöl
kuraklığının
içinden çıkıp gelen maviliği az, derinliği çok bir
gecenin
içindeki onurum.

III

bu gün ne sen varsın ne de yağmur kurak,
pörsümüş ve sevişmeye arzulu dudaklarla bekledim
seni, çok
ey sevdam! yağmuru yok, kar'ı yok bir gecenin
karanlığındayım sensiz. belki de bu yüzdendir geceleri
uyuyamayışım. belki de bu yüzdendir rengi kırmızı
kendi yok bir gül çizdim sana düşümde. belki de
bu yüzden mutluluğun tadındayım hala.

IV

bugün yine yağmuru yok, kar'ı yok bir gecenin
kıyısındayım. onlar gibi sen de yoksun, belki de seni
bir gül yaprağı gibi kitap sayfalarının bilinmez bir
yerine bırakıp tekrar tekrar arayacağım; yılmak
yok, bulacağım seni çünkü ben ateşin oğluyum.
bu yüzden öğrendim sevmeyi bundandır saçının
telini, gözlerinin siyahlığını veyahut da hakiliğini
değil seni sevişim sana tapışım: tanrıçamsın

V

ama hayır! hayır! söyle! söyle! nasıl indiririm
yıldızları toprağa; körpe mavi umutlar düşerken
hain duvar diplerine
dinle ki öfkem gözlerinden büyük
hani hatırlasana ben ateşin oğluyum
ya promete

VI

ey sevdam! uzak ülkenin çocukları da
kucakladılar yağmuru, kar'ı ve güneşi
ben de senin için şiir'i
ve belki de promete
aaah ama neyleyim ki yalnızca seni mi yoksa.
oysa ihanete uğrayan çocukları
onlar belki de hiç görmediler denizi. belli ki
hiç göremeyecekler denizi hani diyorum ki artık
bende hiç görmesem ama çok istiyorum biliyorsun
yağmurlu geceyi. çünkü ölüme yakındır zamanım.
onlar hüzünsüz göçüp gittiler gülerek
uzak yıldızlara. dağlar boyu dirildiler. sonra
şafakla dirildiler. aurora'yla geldiler
kar altındaydı onlar düşleriyle birlikte
ellerim uzak dokunamadım
göğü seyrettiler omuzlarında mavzerle
elleri yakın dokundular bana
beethoven'ı senfonilerde dinleyemeden yiğit gittiler
ölüme
oysa sen ihanetin pençesindeydin mavi umutların
intiharında
oysa ben
güneşe koşmayı
yıldız saymayı değil
seni somut sevdim
çünkü ben
adı konmamış çocukların kavgalı gözlerindeyim
bu yüzden mutluluğun tadındayım hala.

aurora: Yunan mitolojisinde şafak tanrıçası


Kemal Taştekin
 
Üst
stat counter