Şu anda konuyu okuyanlar (Üyeler: 1, Ziyaretçi & Botlar: 0)


Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...

Burak Özgen

Profesör
Katılım
13 Mar 2018
Mesajlar
1,827
Puanları
83
Konum
istanbul
Türkiye düşmanı Alman parlamenter Renate Sommer, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın seçimleri kazanması halinde Türkiye’nin AB üyelik sürecinin sona erdirilmesi gerektiğini belirtti.
Türkiye’nin AB’ye üyelik sürecini her fırsatta bir tehdit unsuru olarak kullanmaya alışan ülkelerden Almanya’da iktidar ortağı ve Başbakan Angela Merkel’in partisinden yine hadsiz bir açıklama geldi. Hıristiyan Demokrat Birlik (CDU) partisinden Avrupa Parlamentosu üyesi Renate Sommer, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 24 Haziran seçimlerini kazanması halinde Türkiye’nin Avrupa Birliği üyelik sürecinin sona erdirilmesi gerektiğini savundu. Die Tagespost gazetesine bir mülakat veren Sommer, “Avrupa Birliği üyeliği o zaman mümkün olmayacaktır. Avrupa Parlamentosu bu durumda üyelik müzakerelerinin sona erdirilmesini talep edecektir” dedi.
GÜMRÜK BİRLİĞİ TEHDİDİ
Avrupa Birliği-Türkiye Karma Parlamento Komisyonu üyesi olan Sommer, küstah açıklamalarına devam ederek “Erdoğan’ın mutlak iktidarını pekiştirmeye devam etmesi” halinde Avrupa Birliği ile Türkiye arasındaki Gümrük Birliği’nin de bloke edilmesi gerektiğini ifade etti. Avrupalı parlamenter, “Eğer yıllardır tarım ürünlerinin, hizmetlerin ve kamu ihalelerinin genişletilmesi planını bloke edersek, bu ekonomik yaptırımlarla eş anlamlı olacaktır. Türkiye acilen yeni ekonomik büyüme etkilerine bağımlı” diye konuştu.
SIĞINMACILAR KOZ DEGiL
Sommer bazı AB üyesi ülkelerin Erdoğan’ın bu durumda imzalanan sığınmacı anlaşmasını iptal edebileceği endişesine sahip olduğunu belirtti. Böyle bir tehlikenin olduğuna inanmadığını, anlaşmanın Ankara’nın çıkarına olduğunu belirten Sommer, Türkiye’nin bu mali yardıma ivedilikle ihtiyacı olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı herhangi bir aday kazanmış olsa da Türkiyeyi Avrupa Birliğine Alırlar Mı?

Kaynak:Akşam
 

Sucrofe

Profesör
Katılım
1 Nis 2014
Mesajlar
3,308
Puanları
113
Şimdi gelip ''düşmanlar istemiyorsa doğru yoldayız, oyum Erdoğan'a'' falan derler ama alakası bile yok. Erdoğan, herkesi düşman etti bize. Diplomasi yok, sadece ''Eyy'' tarzında bağırma var ve bu yüzden de dostumuz az. Diplomaside yapılan her dostluk milletinin menfaati içindir ama şu an Türkiye yalnız.
 

Sucrofe

Profesör
Katılım
1 Nis 2014
Mesajlar
3,308
Puanları
113
Paşa gönülleri bilir onların Türkiye'ye ihtiyacı var
Onlar olmasa geçinemeyiz, dışa bağımlıyız ama siz ne anlarsınız ki? Eskiden kendi kendine yeten bir ülkeyken şimdi ithalatımızın ihracatımızı geçtiğini bilmezsiniz. Boşsunuz.
 

mapavrili

Doçent
Katılım
24 Ocak 2010
Mesajlar
778
Puanları
63
Konum
İstanbul
Onlar olmasa geçinemeyiz, dışa bağımlıyız ama siz ne anlarsınız ki? Eskiden kendi kendine yeten bir ülkeyken şimdi ithalatımızın ihracatımızı geçtiğini bilmezsiniz. Boşsunuz.
Gerçekten merak ettim Eskiden bizim ülkemizde ne vardı da şimdi o olan şeyler yok oldu söyler misin.
 

umito

Üyecik
Katılım
2 Tem 2015
Mesajlar
49
Puanları
8
Onlar bize bağımlı biz onlara deiliz artık. 2002 den önce onların kölesi idi bu ülke ama şimdi onlar bizim kölemiz olacak.. Sayın Erdoğanı durdurmak için her türlü siyasi ekonomik yaptırımlar uyguluyorlar.. Ne olduda dolar fırladı ne olduda tarlada 50 krş olan patates soğan pazarda 5.6 TL ye satılıyor hiç düşünmüyorsunuz bunları deil mi. Bu hükümeti yıkmak için oynanan oyunlardan bazıları bunlar. Daha ne oyunlar dönüyor bilmediğimiz. Ama yıkamıyacaklar. Bu millet varoldukca yıkamıyacaksınız.
Paşa gönülleri bilir onların Türkiye'ye ihtiyacı var
Onlar olmasa geçinemeyiz, dışa bağımlıyız ama siz ne anlarsınız ki? Eskiden kendi kendine yeten bir ülkeyken şimdi ithalatımızın ihracatımızı geçtiğini bilmezsiniz. Boşsunuz.
Evet doğru yoldayız haçlılar istemiyorsa doğru yoldayız
Şimdi gelip ''düşmanlar istemiyorsa doğru yoldayız, oyum Erdoğan'a'' falan derler ama alakası bile yok. Erdoğan, herkesi düşman etti bize. Diplomasi yok, sadece ''Eyy'' tarzında bağırma var ve bu yüzden de dostumuz az. Diplomaside yapılan her dostluk milletinin menfaati içindir ama şu an Türkiye yalnız.
 

Sucrofe

Profesör
Katılım
1 Nis 2014
Mesajlar
3,308
Puanları
113
Düşmanından medet umar hale gelmiş birileri.
Benim yazdığımdan ne anlıyor? :D Size cevap vermek için uzun yazılar yazıp kendimi yormayacağım.

Ayrıca kendin yazıp kendi mesajlarını diğer hesaplarınla beğendiğini biliyorum, troll hesaplarla kendini haklı çıkarmaya çalışan bir acizsin bana kalırsa. Kanıtlayamam ama seçimi trollemek istediğin aşikar, mantıklı tek bir cevabın yok.
 

umito

Üyecik
Katılım
2 Tem 2015
Mesajlar
49
Puanları
8
Beğenenin biri benim ve trol değilim bilgine. Senin troll olmadığın ne malum.. Kızmaya sinirlenmeye gerek yok. Düşünce paylaşımı yapıyoruz. Yoksa suçluluk mu duyuyorsun
Düşmanından medet umar hale gelmiş birileri.
Benim yazdığımdan ne anlıyor? :D Size cevap vermek için uzun yazılar yazıp kendimi yormayacağım.

Ayrıca kendin yazıp kendi mesajlarını diğer hesaplarınla beğendiğini biliyorum, troll hesaplarla kendini haklı çıkarmaya çalışan bir acizsin bana kalırsa. Kanıtlayamam ama seçimi trollemek istediğin aşikar, mantıklı tek bir cevabın yok.
 

epzq

Doçent
Katılım
21 Kas 2011
Mesajlar
580
Puanları
28
Onlar olmasa geçinemeyiz, dışa bağımlıyız ama siz ne anlarsınız ki? Eskiden kendi kendine yeten bir ülkeyken şimdi ithalatımızın ihracatımızı geçtiğini bilmezsiniz. Boşsunuz.
Lütfen sonuna kadar okuyunuz.
Sırf kullandığınız "kendi kendine yeten ülke tabirine" uzun uzun cevap verirdim ama sonra profile baktım ve size daha önce vermiş olduğum ama herhangi bir dönüş alamadığım bir yorumum aklıma geldi. Belki gözünüzden kaçtı. Ama kısaca özetliyeyim kendi kendine yeten bir ülkeyiz lafı tamamen hayalperest bir yaklaşımın ürünüdür. Çok merak ettim kendi kendi yeten ülke dediğinizde aklınıza ne geliyor. Mesela kendi yeraltı kaynaklarını kendi başına çıkarıp kendi ürettiği makineler ile işleyebilen, kendi uydusunu yapıp yine kendi ürettiği platformunda uzaya ateşleyen (bu dediklerim günümüzde halen daha ülkemizde uygulanamıyor) bu örnekleri ben açarım. Özellikle bugün halen daha yapamadığımız bir olay ise özellikle bazı kanser türleri, SMA hastalığı ile ilgili ilaçları halen daha yurt dışından alıyoruz. Hani kendi kendimize yetiyoruz ya bu hastalığın tedavisinde kullanılan ilaçları geçmişte kendi kendimize nasıl temin ediyorduk? Ha dersen ki biz Tarımda kendi kendimize yetiyorduk o zaman başka. Belki, kısmen derim. Biz bugünde kendi kendimize yeten bir ülke olabilirdik. Hükümet burada kolaya kaçıp fiyatı artan ürünlerde ithalata yöneliyor. Gel bunu tartışalım her türlü varım her türlü eleştiriyi de yaparım.

Gelelim habere bazı arkadaşların gözünü karartıp yine her zaman ki gibi Erdoğan şöyle kötü böyle kötü diyor ama. Bir ay kadar önce Merkel in Erdoğanı Almanya ya davet ettiğini kaçırıyor. Ya da Erdoğanın ilişkileri normalleştireceğiz lafını kaçırıyor. Avrupa da ve Türkiye de her seçim döneminde bu tip tansiyon yükselmeleri olur. Vatandaşlarından oy toplamak için siyasilerin ideolojileri akıllarına gelir ve ona buna saldırırlar. Hepsi bu. Bugün Erdoğan kalkıp Almanya ile ilişkileri kestik diyemez. Alman fabrikalarında kaç bin insan çalışıyor. Merkel de Türkiye ile ilişkileri kestik diyemez. Alman firmalarının milyarlarca dolar Türkiye de yatırımı var iş dünyasının baskısına maruz kalır onu geçtim kaç milyon Türk yaşıyor orada. Biraz mesnetli şeyler konuşun. Basit mi öyle o işler.

Arkadaşlar biz burada devlette çökertiriz devleti yüceltiriz de her şeyi yaparız. Dünyayı da fetih ederiz. Kaliteli bir tartışma yapacaksak eğer öyle laf olsun diye konuşmak çok yanlış ve seviyesiz bir yaklaşım olur. Ben pek uğramazdım buralara şans eseri denk geldim ve konuşulan konular beni hayrete düşürdü. Erdoğan geçmişte şöyle demiş böyle demiş. O onu demiş. Ben size Her siyasinin geçmişte ne dediklerini ne gibi suçlamaları olduğunu dökerim buraya. Ama bunlar bizi ilgilendiren meseleler değil. İyi kötü birisi seçilecek ülkenin ne gibi sorunları var ne gibi çözümler gerekir ne yapmışız ne yapmamışız mesela bakın memlekette neler üretiliyor neler ithal ediliyor.İthal kalemleri tespit edip bununla ilgili çalışmalar yapıp bunu da ben üreteyim de memleketime bir faydam dokunsun ki devlet inanılmaz bir şekilde teşvik veriyor bu konu ile alakalı. Bura da parti ve kişi sempatizanlığı yapmaya gerek yok. Anladığım kadarıyla kimse kimsenin kafasındakilerini değiştireceğini sanmıyorum. O yüzden cahilsiniz boşsunuz sen bilmezsin körsün gibi laflara gerek yok.
 

mapavrili

Doçent
Katılım
24 Ocak 2010
Mesajlar
778
Puanları
63
Konum
İstanbul
Lütfen sonuna kadar okuyunuz.
Sırf kullandığınız "kendi kendine yeten ülke tabirine" uzun uzun cevap verirdim ama sonra profile baktım ve size daha önce vermiş olduğum ama herhangi bir dönüş alamadığım bir yorumum aklıma geldi. Belki gözünüzden kaçtı. Ama kısaca özetliyeyim kendi kendine yeten bir ülkeyiz lafı tamamen hayalperest bir yaklaşımın ürünüdür. Çok merak ettim kendi kendi yeten ülke dediğinizde aklınıza ne geliyor. Mesela kendi yeraltı kaynaklarını kendi başına çıkarıp kendi ürettiği makineler ile işleyebilen, kendi uydusunu yapıp yine kendi ürettiği platformunda uzaya ateşleyen (bu dediklerim günümüzde halen daha ülkemizde uygulanamıyor) bu örnekleri ben açarım. Özellikle bugün halen daha yapamadığımız bir olay ise özellikle bazı kanser türleri, SMA hastalığı ile ilgili ilaçları halen daha yurt dışından alıyoruz. Hani kendi kendimize yetiyoruz ya bu hastalığın tedavisinde kullanılan ilaçları geçmişte kendi kendimize nasıl temin ediyorduk? Ha dersen ki biz Tarımda kendi kendimize yetiyorduk o zaman başka. Belki, kısmen derim. Biz bugünde kendi kendimize yeten bir ülke olabilirdik. Hükümet burada kolaya kaçıp fiyatı artan ürünlerde ithalata yöneliyor. Gel bunu tartışalım her türlü varım her türlü eleştiriyi de yaparım.

Gelelim habere bazı arkadaşların gözünü karartıp yine her zaman ki gibi Erdoğan şöyle kötü böyle kötü diyor ama. Bir ay kadar önce Merkel in Erdoğanı Almanya ya davet ettiğini kaçırıyor. Ya da Erdoğanın ilişkileri normalleştireceğiz lafını kaçırıyor. Avrupa da ve Türkiye de her seçim döneminde bu tip tansiyon yükselmeleri olur. Vatandaşlarından oy toplamak için siyasilerin ideolojileri akıllarına gelir ve ona buna saldırırlar. Hepsi bu. Bugün Erdoğan kalkıp Almanya ile ilişkileri kestik diyemez. Alman fabrikalarında kaç bin insan çalışıyor. Merkel de Türkiye ile ilişkileri kestik diyemez. Alman firmalarının milyarlarca dolar Türkiye de yatırımı var iş dünyasının baskısına maruz kalır onu geçtim kaç milyon Türk yaşıyor orada. Biraz mesnetli şeyler konuşun. Basit mi öyle o işler.

Arkadaşlar biz burada devlette çökertiriz devleti yüceltiriz de her şeyi yaparız. Dünyayı da fetih ederiz. Kaliteli bir tartışma yapacaksak eğer öyle laf olsun diye konuşmak çok yanlış ve seviyesiz bir yaklaşım olur. Ben pek uğramazdım buralara şans eseri denk geldim ve konuşulan konular beni hayrete düşürdü. Erdoğan geçmişte şöyle demiş böyle demiş. O onu demiş. Ben size Her siyasinin geçmişte ne dediklerini ne gibi suçlamaları olduğunu dökerim buraya. Ama bunlar bizi ilgilendiren meseleler değil. İyi kötü birisi seçilecek ülkenin ne gibi sorunları var ne gibi çözümler gerekir ne yapmışız ne yapmamışız mesela bakın memlekette neler üretiliyor neler ithal ediliyor.İthal kalemleri tespit edip bununla ilgili çalışmalar yapıp bunu da ben üreteyim de memleketime bir faydam dokunsun ki devlet inanılmaz bir şekilde teşvik veriyor bu konu ile alakalı. Bura da parti ve kişi sempatizanlığı yapmaya gerek yok. Anladığım kadarıyla kimse kimsenin kafasındakilerini değiştireceğini sanmıyorum. O yüzden cahilsiniz boşsunuz sen bilmezsin körsün gibi laflara gerek yok.
Eyvallah sağ olasın Bilgilendirme için ayrıca teşekkürler
 

Sucrofe

Profesör
Katılım
1 Nis 2014
Mesajlar
3,308
Puanları
113
Onlar olmasa geçinemeyiz, dışa bağımlıyız ama siz ne anlarsınız ki? Eskiden kendi kendine yeten bir ülkeyken şimdi ithalatımızın ihracatımızı geçtiğini bilmezsiniz. Boşsunuz.
Lütfen sonuna kadar okuyunuz.
Sırf kullandığınız "kendi kendine yeten ülke tabirine" uzun uzun cevap verirdim ama sonra profile baktım ve size daha önce vermiş olduğum ama herhangi bir dönüş alamadığım bir yorumum aklıma geldi. Belki gözünüzden kaçtı. Ama kısaca özetliyeyim kendi kendine yeten bir ülkeyiz lafı tamamen hayalperest bir yaklaşımın ürünüdür. Çok merak ettim kendi kendi yeten ülke dediğinizde aklınıza ne geliyor. Mesela kendi yeraltı kaynaklarını kendi başına çıkarıp kendi ürettiği makineler ile işleyebilen, kendi uydusunu yapıp yine kendi ürettiği platformunda uzaya ateşleyen (bu dediklerim günümüzde halen daha ülkemizde uygulanamıyor) bu örnekleri ben açarım. Özellikle bugün halen daha yapamadığımız bir olay ise özellikle bazı kanser türleri, SMA hastalığı ile ilgili ilaçları halen daha yurt dışından alıyoruz. Hani kendi kendimize yetiyoruz ya bu hastalığın tedavisinde kullanılan ilaçları geçmişte kendi kendimize nasıl temin ediyorduk? Ha dersen ki biz Tarımda kendi kendimize yetiyorduk o zaman başka. Belki, kısmen derim. Biz bugünde kendi kendimize yeten bir ülke olabilirdik. Hükümet burada kolaya kaçıp fiyatı artan ürünlerde ithalata yöneliyor. Gel bunu tartışalım her türlü varım her türlü eleştiriyi de yaparım.

Gelelim habere bazı arkadaşların gözünü karartıp yine her zaman ki gibi Erdoğan şöyle kötü böyle kötü diyor ama. Bir ay kadar önce Merkel in Erdoğanı Almanya ya davet ettiğini kaçırıyor. Ya da Erdoğanın ilişkileri normalleştireceğiz lafını kaçırıyor. Avrupa da ve Türkiye de her seçim döneminde bu tip tansiyon yükselmeleri olur. Vatandaşlarından oy toplamak için siyasilerin ideolojileri akıllarına gelir ve ona buna saldırırlar. Hepsi bu. Bugün Erdoğan kalkıp Almanya ile ilişkileri kestik diyemez. Alman fabrikalarında kaç bin insan çalışıyor. Merkel de Türkiye ile ilişkileri kestik diyemez. Alman firmalarının milyarlarca dolar Türkiye de yatırımı var iş dünyasının baskısına maruz kalır onu geçtim kaç milyon Türk yaşıyor orada. Biraz mesnetli şeyler konuşun. Basit mi öyle o işler.

Arkadaşlar biz burada devlette çökertiriz devleti yüceltiriz de her şeyi yaparız. Dünyayı da fetih ederiz. Kaliteli bir tartışma yapacaksak eğer öyle laf olsun diye konuşmak çok yanlış ve seviyesiz bir yaklaşım olur. Ben pek uğramazdım buralara şans eseri denk geldim ve konuşulan konular beni hayrete düşürdü. Erdoğan geçmişte şöyle demiş böyle demiş. O onu demiş. Ben size Her siyasinin geçmişte ne dediklerini ne gibi suçlamaları olduğunu dökerim buraya. Ama bunlar bizi ilgilendiren meseleler değil. İyi kötü birisi seçilecek ülkenin ne gibi sorunları var ne gibi çözümler gerekir ne yapmışız ne yapmamışız mesela bakın memlekette neler üretiliyor neler ithal ediliyor.İthal kalemleri tespit edip bununla ilgili çalışmalar yapıp bunu da ben üreteyim de memleketime bir faydam dokunsun ki devlet inanılmaz bir şekilde teşvik veriyor bu konu ile alakalı. Bura da parti ve kişi sempatizanlığı yapmaya gerek yok. Anladığım kadarıyla kimse kimsenin kafasındakilerini değiştireceğini sanmıyorum. O yüzden cahilsiniz boşsunuz sen bilmezsin körsün gibi laflara gerek yok.
Bana böyle gelin hocam, seviyeyle ve bilgiyle. "Boş" dememin sebebini kendisi biliyor zaten, umursancak birisi değil.

Söylediğiniz gibi; kendi kendimize tam olarak yetmemiz çok zor ama kısmen de olsa yetebiliriz ve ben bunun için bir çaba göremiyorum, cari açık fazla.

Cumhurbaşkanımız "nazizim" derse ilişkilerimizi nasıl iyileştirebiliriz ki? Öte yandan Almanlara bakıyorum, iyice ırkçılaştılar. Mesela futbolcuları cumhurbaşkanımızı ziyaret etti diye kendi futbolcularını ıslıkladılar ya, rezalet. Ben diplomaside dostluk olması gerektiğini düşünüyorum, milletin menfaati için gerekirse dost da olursun düşman da ama Türkiye'nin çok da dostu yok ve dışa bağımlı olmamıza rağmen "kendileri kaybeder", "düşmandan medet umanlar var" gibi akıl ve mantık dışı, saçma sapan mesajları görünce sadece gülüyorum.
 
Son düzenleme:

epzq

Doçent
Katılım
21 Kas 2011
Mesajlar
580
Puanları
28
Bana böyle gelin hocam, seviyeyle ve bilgiyle. "Boş" dememin sebebini kendisi biliyor zaten, umursancak birisi değil.

Söylediğiniz gibi; kendi kendimize tam olarak yetmemiz çok zor ama kısmen de olsa yetebiliriz ve ben bunun için bir çaba göremiyorum, cari açık fazla.

Cumhurbaşkanımız "nazizim" derse ilişkilerimizi nasıl iyileştirebiliriz ki? Öte yandan Almanlara bakıyorum, iyice ırkçılaştılar. Mesela futbolcuları cumhurbaşkanımızı ziyaret etti diye kendi futbolcularını ıslıkladılar ya, rezalet. Ben diplomaside dostluk olması gerektiğini düşünüyorum, milletin menfaati için gerekirse dost da olursun düşman da ama Türkiye'nin çok da dostu yok ve dışa bağımlı olmamıza rağmen "kendileri kaybeder", "düşmandan medet umanlar var" gibi akıl ve mantık dışı, saçma sapan mesajları görünce sadece gülüyorum.
Ama geçmişte gerçekten de düşmandan medet umuyorduk. Bunu sadece para dilenme olarak algılama ve sadece 2002 öncesi olarak da düşünme. Bu hükümette medet umdu zamanında.

Diğer bir husus ise mesela kendi kendimize yetme konusu. Kardeşim sana şöyle söyleyeyim Türkiye çok geç kaldı. O kadar gereksiz konularla uğraştık ki önümüze bakamadık. Bugün de halen uğraşıyoruz. Sağcı-Solcu kavgalarına girerken bu memleket, avrupa altyapısını, otoyollarını bitirmişti. Biz başörtü ile uğraşırken bu memlekette, avrupa uzay çalışmalarını tamamlamıştı. Biz daha halen otoyol ve köprü ile uğraşıyoruz. Bunların çoktan bitmesi lazımdı.

Gelelim fabrikalara. Bir kere Devlet fabrika yapmıyor demek bana yanlış geliyor. Devlet zaten fabrika yapmasın. Zamanında Fabrikalar yapıldı öncü oldu ve bir saatten sonra bu işten çekilip yeni alanlarda öncülük yapması lazım ki ülke gelişebilsin. Türkiye şeker üreterek gelişemez ya da sigara üreterek. Devlet ya fabrika yapıp işletip bir saatten sonra devredecek ya da fabrika kuranlara yani iş kuranlara teşvik verecek. Şuan yapılan bu. Ama eksikler var ve beceriksiz kişiler var. Devlet her iş kurana teşvik veriyor ama kriz yönetebilen kapasitede kişiler değil bunlar. Teşviği alıyor şirketi kuruyor bir yere kadar işletiyor ve batıyor. Bu da devletin tam olarak yeterli eğitimi vermediği anlamına geliyor. Sadece eğitim değil Denetim de yok. Bakın bunlar hep eksikler. Bu yapılanlar Erdoğanın böyle yapalım dediği için değil Avrupa ve ya Amerika dan model alınan sistem bunlar.

Ben devletin bu politikasını destekliyorum ama eksiklikler var. Bu benim kendi görüşümdür katılırsın katılmazsın. Tarım konusunda devlet yanlış politikalarla piyasayı memnun edemedi.Çırpındıkça da battı.Bende pek umutla bakmıyorum o konuya. Ama cari açıkla ilgili bir çaba var. Şimdi o çabaları söyleyeyim.

Bakınız şuan devletin en büyük aşama kaydettiği alan savunma sanayisi ve haberleşme alanıdır. Tüm dünyada en çok getirisi olan alanlardan biri. Bu alanda cari açığımızı indiririz ama yeterli değil. Cari açığın en çok olduğu alan Elektrik - Enerji alanıdır. Çünkü elektrik üretmek için petrol alımı yapıyoruz. Bu da ciddi manada cari açığa sebep oluyor. Nükleer santraller bu yüzden açılacak. Bahsettiğiniz yenilenebilir enerji bu teknolojinin bir üst teknolojisi olma özelliği taşıyor. Yani avrupa yenilenebilir enerjiye Nükleer santrallerinden sahip oldukları tecrübe ile geçiş yapıyorlar. Siz yenilenebilir enerjiye geçmeniz için önce Nükleer santrali açmanız lazım. Yoksa o dediğiniz iş olmaz. İşin çevre boyutunu düşünüyorsak hepten hapı yuttuk çünkü Ermenistan da kaç yıllık santral var Allah muhafaza patlarsa zaten yandık. Ermenistan bizden önce yenilenebilir enerjiye geçecek biz halen daha nükleer santralleri tartışıyoruz.

Gelelim Muharrem İnce nin kastettiği “Erdoğan araba üretecem diyor bende arabanın beynini üretecem” Öncelikle şöyle bir piyasaya bak. Kastettiği beyini kaç firma üretiyor ve bu firmalar kaç yıllık firmalar. Bizim araç beynini üretmemiz için ilk önce arabayı üretmemiz lazım. Bu örnekleri daha da açarım ki zaten daha önceki mesajlarım da birkaç örnekte vermiştim.
 

Kupa Beyi

Profesör
Katılım
8 Nis 2013
Mesajlar
1,422
Puanları
63
Konum
Kayseri
Eyyy Renate bizim fırınımız var, buzdolabımız var sen kimi tehdit ediyorsun :D
 

Sucrofe

Profesör
Katılım
1 Nis 2014
Mesajlar
3,308
Puanları
113
Bana böyle gelin hocam, seviyeyle ve bilgiyle. "Boş" dememin sebebini kendisi biliyor zaten, umursancak birisi değil.

Söylediğiniz gibi; kendi kendimize tam olarak yetmemiz çok zor ama kısmen de olsa yetebiliriz ve ben bunun için bir çaba göremiyorum, cari açık fazla.

Cumhurbaşkanımız "nazizim" derse ilişkilerimizi nasıl iyileştirebiliriz ki? Öte yandan Almanlara bakıyorum, iyice ırkçılaştılar. Mesela futbolcuları cumhurbaşkanımızı ziyaret etti diye kendi futbolcularını ıslıkladılar ya, rezalet. Ben diplomaside dostluk olması gerektiğini düşünüyorum, milletin menfaati için gerekirse dost da olursun düşman da ama Türkiye'nin çok da dostu yok ve dışa bağımlı olmamıza rağmen "kendileri kaybeder", "düşmandan medet umanlar var" gibi akıl ve mantık dışı, saçma sapan mesajları görünce sadece gülüyorum.
Ama geçmişte gerçekten de düşmandan medet umuyorduk. Bunu sadece para dilenme olarak algılama ve sadece 2002 öncesi olarak da düşünme. Bu hükümette medet umdu zamanında.

Diğer bir husus ise mesela kendi kendimize yetme konusu. Kardeşim sana şöyle söyleyeyim Türkiye çok geç kaldı. O kadar gereksiz konularla uğraştık ki önümüze bakamadık. Bugün de halen uğraşıyoruz. Sağcı-Solcu kavgalarına girerken bu memleket, avrupa altyapısını, otoyollarını bitirmişti. Biz başörtü ile uğraşırken bu memlekette, avrupa uzay çalışmalarını tamamlamıştı. Biz daha halen otoyol ve köprü ile uğraşıyoruz. Bunların çoktan bitmesi lazımdı.

Gelelim fabrikalara. Bir kere Devlet fabrika yapmıyor demek bana yanlış geliyor. Devlet zaten fabrika yapmasın. Zamanında Fabrikalar yapıldı öncü oldu ve bir saatten sonra bu işten çekilip yeni alanlarda öncülük yapması lazım ki ülke gelişebilsin. Türkiye şeker üreterek gelişemez ya da sigara üreterek. Devlet ya fabrika yapıp işletip bir saatten sonra devredecek ya da fabrika kuranlara yani iş kuranlara teşvik verecek. Şuan yapılan bu. Ama eksikler var ve beceriksiz kişiler var. Devlet her iş kurana teşvik veriyor ama kriz yönetebilen kapasitede kişiler değil bunlar. Teşviği alıyor şirketi kuruyor bir yere kadar işletiyor ve batıyor. Bu da devletin tam olarak yeterli eğitimi vermediği anlamına geliyor. Sadece eğitim değil Denetim de yok. Bakın bunlar hep eksikler. Bu yapılanlar Erdoğanın böyle yapalım dediği için değil Avrupa ve ya Amerika dan model alınan sistem bunlar.

Ben devletin bu politikasını destekliyorum ama eksiklikler var. Bu benim kendi görüşümdür katılırsın katılmazsın. Tarım konusunda devlet yanlış politikalarla piyasayı memnun edemedi.Çırpındıkça da battı.Bende pek umutla bakmıyorum o konuya. Ama cari açıkla ilgili bir çaba var. Şimdi o çabaları söyleyeyim.

Bakınız şuan devletin en büyük aşama kaydettiği alan savunma sanayisi ve haberleşme alanıdır. Tüm dünyada en çok getirisi olan alanlardan biri. Bu alanda cari açığımızı indiririz ama yeterli değil. Cari açığın en çok olduğu alan Elektrik - Enerji alanıdır. Çünkü elektrik üretmek için petrol alımı yapıyoruz. Bu da ciddi manada cari açığa sebep oluyor. Nükleer santraller bu yüzden açılacak. Bahsettiğiniz yenilenebilir enerji bu teknolojinin bir üst teknolojisi olma özelliği taşıyor. Yani avrupa yenilenebilir enerjiye Nükleer santrallerinden sahip oldukları tecrübe ile geçiş yapıyorlar. Siz yenilenebilir enerjiye geçmeniz için önce Nükleer santrali açmanız lazım. Yoksa o dediğiniz iş olmaz. İşin çevre boyutunu düşünüyorsak hepten hapı yuttuk çünkü Ermenistan da kaç yıllık santral var Allah muhafaza patlarsa zaten yandık. Ermenistan bizden önce yenilenebilir enerjiye geçecek biz halen daha nükleer santralleri tartışıyoruz.

Gelelim Muharrem İnce nin kastettiği “Erdoğan araba üretecem diyor bende arabanın beynini üretecem” Öncelikle şöyle bir piyasaya bak. Kastettiği beyini kaç firma üretiyor ve bu firmalar kaç yıllık firmalar. Bizim araç beynini üretmemiz için ilk önce arabayı üretmemiz lazım. Bu örnekleri daha da açarım ki zaten daha önceki mesajlarım da birkaç örnekte vermiştim.
Hocam yanlış anladınız herhalde, o troll hesaplar "düşmandan medet umanlar var" derken şahsıma saldırıyorlar akıllarınca, söylediğim gibi umursancak birisi değil.

Evet, Türkiye maalesef çok oyalandı o konular yüzünden.

Devlet üretimi desteklemiyor, evet desteklemiyor; en azından çimento ve betona verilen önem, üretime verilmiyor ve ekonomi ciddi anlamda etkileniyor çünkü çimento ve betona ciddi miktarda paralar gidiyor ve o paranın geri dönüşü olmuyor. Bunun üstüne de o yolları, köprüleri kullanırken ödediğimiz ücret de tartışma konusu. Üretmezsen ithalatın artar, ithalatın artarsa cari açık artar.

Yenilenebilir enerjiden önce neden nükleer enerji, araç beyni için neden önce yerli araba üretmemiz gerekiyor? Çok mantıksız.
 

F1kan

Profesör
Katılım
14 Eki 2016
Mesajlar
3,764
Puanları
113
Cahillik böyle bir şey ya.

Yaptığımız ticaretten haberleri yok.

Ekonomimize katkılarından haberleri yok.

Yatırımlardan ve projelerden haberleri yok.

Turizimden haberleri yok.

Yokta yok. Bu adamlar oy kullanıyor işte. Açıp okumazlar. Yandaş medyadan duyup gaza gelirler. Sonra da vay efendim onlara ihtiyacımız yok.

Bazılarının cahilliği yüzünden ülke ne hale geldi be.
 

epzq

Doçent
Katılım
21 Kas 2011
Mesajlar
580
Puanları
28
Hocam yanlış anladınız herhalde, o troll hesaplar "düşmandan medet umanlar var" derken şahsıma saldırıyorlar akıllarınca, söylediğim gibi umursancak birisi değil.

Evet, Türkiye maalesef çok oyalandı o konular yüzünden.

Devlet üretimi desteklemiyor, evet desteklemiyor; en azından çimento ve betona verilen önem, üretime verilmiyor ve ekonomi ciddi anlamda etkileniyor çünkü çimento ve betona ciddi miktarda paralar gidiyor ve o paranın geri dönüşü olmuyor. Bunun üstüne de o yolları, köprüleri kullanırken ödediğimiz ücret de tartışma konusu. Üretmezsen ithalatın artar, ithalatın artarsa cari açık artar.

Yenilenebilir enerjiden önce neden nükleer enerji, araç beyni için neden önce yerli araba üretmemiz gerekiyor? Çok mantıksız.
Nükleer Santraller şuan herhangi bir yenilenebilir enerjiye oranla kat ve kat daha fazla elektrik üretiyor. Şuan Yenilenebilir enerjiden yeteri kadar verim alamıyorsun. Şöyle söyleyeyim atıyorum güneş enerjisi ilerde öyle bir duruma gelecek ki senin nükleer santralini geçecek. Ama bir 30-40 yıl sonra. Şuan zaten ülkemizde güneş enerjisini kullanıyoruz ayrıca devlet tarafından destekleniyor fazlasını da satıyorsun.
İleri teknoloji diye boşuna demiyorum. Öyle sanıldığı gibi basit değil o işler. Bırakalım bu işleri teknik konularını bilen insanlar uğraşıyor zaten. Memleketimizden çıkan bu insanlara güvenelim biz kendimiz ne yapabiliriz ona bakalım.

Biz insansız savaş uçağından bahsediyoruz demi? İHA-SİHA ve hürkuş gibi projeler gerçekleşmeseydi insansız savaş uçağını kim konuşuyor olurdu. Uçak gemisi diyoruz milgem olmasaydı uçak gemisini kim konuşurdu.

Her şeyi geçtim bugün Muharrem İnce nin aklına aracın beyni fikri nasıl geldi ? Erdoğanın "biz yerli otomobil üreteceğiz" dediğinden değil mi? O lafa cevaben demedi mi bunu?

20 yıl öncesine kadar seçim vaadine bakın, bugünün seçim vaadine bakın bu bile başarıdır. Hem iktidarın hem de muhalefetin. En azından vizyonumuz değişti. Hedeflerimiz var.
 

tiriviriap

Asistan
Yasaklı
Katılım
7 Haz 2018
Mesajlar
444
Puanları
63
Konum
Ankara
Nükleer Santraller şuan herhangi bir yenilenebilir enerjiye oranla kat ve kat daha fazla elektrik üretiyor. Şuan Yenilenebilir enerjiden yeteri kadar verim alamıyorsun. Şöyle söyleyeyim atıyorum güneş enerjisi ilerde öyle bir duruma gelecek ki senin nükleer santralini geçecek. Ama bir 30-40 yıl sonra. Şuan zaten ülkemizde güneş enerjisini kullanıyoruz ayrıca devlet tarafından destekleniyor fazlasını da satıyorsun.
İleri teknoloji diye boşuna demiyorum. Öyle sanıldığı gibi basit değil o işler. Bırakalım bu işleri teknik konularını bilen insanlar uğraşıyor zaten. Memleketimizden çıkan bu insanlara güvenelim biz kendimiz ne yapabiliriz ona bakalım.

Biz insansız savaş uçağından bahsediyoruz demi? İHA-SİHA ve hürkuş gibi projeler gerçekleşmeseydi insansız savaş uçağını kim konuşuyor olurdu. Uçak gemisi diyoruz milgem olmasaydı uçak gemisini kim konuşurdu.

Her şeyi geçtim bugün Muharrem İnce nin aklına aracın beyni fikri nasıl geldi ? Erdoğanın "biz yerli otomobil üreteceğiz" dediğinden değil mi? O lafa cevaben demedi mi bunu?

20 yıl öncesine kadar seçim vaadine bakın, bugünün seçim vaadine bakın bu bile başarıdır. Hem iktidarın hem de muhalefetin. En azından vizyonumuz değişti. Hedeflerimiz var.
Nükleer patlar bi kere, çok tehlikeli. Hem enerjide dışa bağımlık bir ülke miyiz ki?
 

Sucrofe

Profesör
Katılım
1 Nis 2014
Mesajlar
3,308
Puanları
113
Hocam yanlış anladınız herhalde, o troll hesaplar "düşmandan medet umanlar var" derken şahsıma saldırıyorlar akıllarınca, söylediğim gibi umursancak birisi değil.

Evet, Türkiye maalesef çok oyalandı o konular yüzünden.

Devlet üretimi desteklemiyor, evet desteklemiyor; en azından çimento ve betona verilen önem, üretime verilmiyor ve ekonomi ciddi anlamda etkileniyor çünkü çimento ve betona ciddi miktarda paralar gidiyor ve o paranın geri dönüşü olmuyor. Bunun üstüne de o yolları, köprüleri kullanırken ödediğimiz ücret de tartışma konusu. Üretmezsen ithalatın artar, ithalatın artarsa cari açık artar.

Yenilenebilir enerjiden önce neden nükleer enerji, araç beyni için neden önce yerli araba üretmemiz gerekiyor? Çok mantıksız.
Nükleer Santraller şuan herhangi bir yenilenebilir enerjiye oranla kat ve kat daha fazla elektrik üretiyor. Şuan Yenilenebilir enerjiden yeteri kadar verim alamıyorsun. Şöyle söyleyeyim atıyorum güneş enerjisi ilerde öyle bir duruma gelecek ki senin nükleer santralini geçecek. Ama bir 30-40 yıl sonra. Şuan zaten ülkemizde güneş enerjisini kullanıyoruz ayrıca devlet tarafından destekleniyor fazlasını da satıyorsun.
İleri teknoloji diye boşuna demiyorum. Öyle sanıldığı gibi basit değil o işler. Bırakalım bu işleri teknik konularını bilen insanlar uğraşıyor zaten. Memleketimizden çıkan bu insanlara güvenelim biz kendimiz ne yapabiliriz ona bakalım.

Biz insansız savaş uçağından bahsediyoruz demi? İHA-SİHA ve hürkuş gibi projeler gerçekleşmeseydi insansız savaş uçağını kim konuşuyor olurdu. Uçak gemisi diyoruz milgem olmasaydı uçak gemisini kim konuşurdu.

Her şeyi geçtim bugün Muharrem İnce nin aklına aracın beyni fikri nasıl geldi ? Erdoğanın "biz yerli otomobil üreteceğiz" dediğinden değil mi? O lafa cevaben demedi mi bunu?

20 yıl öncesine kadar seçim vaadine bakın, bugünün seçim vaadine bakın bu bile başarıdır. Hem iktidarın hem de muhalefetin. En azından vizyonumuz değişti. Hedeflerimiz var.
Nükleer-yenilenebilir konusu tartışılır, kimine göre nükleer kimine göre yenilenebilir daha mantıklı tabi.

Savunma konusunda geliştiğimiz aşikar, haklısınız.

Devir yerli araba devri mi? Üstelik bana kalırsa fiyasko olacak, tutmaz. Markan yok, satmaz. Fiyatı da ne olur kim bilir. Devir yapay zeka devri, artık telefonlara bile girmeye başladı ama araba üretelim tabi.

Evet, seçim vaadi kıraathane. Bir tarafta üretim, tarım, ekonomi, iş, gelecek vaat ediliyor; diğer tarafta ise vaat beton, çimento, kıraathane. Kek için oy atmaya devam.
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Üst
stat counter