Günaha girmek İstemeyenler için dev arşiv oluşturuyoruz

Şu anda konuyu okuyanlar (Üyeler: 1, Ziyaretçi & Botlar: 0)


PARAzitCELL

Profesör
Katılım
5 May 2017
Mesajlar
4,695
Puanları
113
Konum
sanalalem
teknoloji tarih boyunca savaşlarla beraber gelişen bir olgudur. bilimadamları kaçırılır, sistemler kaçırılır, şifreler kırılır ve teknoloji savaşı böyle kazanılır. o yüzden milli ve yerli her yazılımı destekliyorum olmadı bulamadım yabancıların bizi bir de teknolojide sömürmesine iyi bakmam. milli hackerlarımızın bizim için kırdığı tüm programları kullanmaktan kaçınmam, helal bilirim. en başta dediğim gibi zaten teknolojide iyi ile kötü arasında bir savaş, bir mücadeledir. sömürgeci para baronlarının kanun olduğu bir dünya istemiyorum.
 

sonerooz

Doçent
Katılım
25 Mar 2017
Mesajlar
558
Puanları
43
Konum
Bursa/İzmir
teknoloji tarih boyunca savaşlarla beraber gelişen bir olgudur. bilimadamları kaçırılır, sistemler kaçırılır, şifreler kırılır ve teknoloji savaşı böyle kazanılır. o yüzden milli ve yerli her yazılımı destekliyorum olmadı bulamadım yabancıların bizi bir de teknolojide sömürmesine iyi bakmam. milli hackerlarımızın bizim için kırdığı tüm programları kullanmaktan kaçınmam, helal bilirim. en başta dediğim gibi zaten teknolojide iyi ile kötü arasında bir savaş, bir mücadeledir. sömürgeci para baronlarının kanun olduğu bir dünya istemiyorum.
Dindarlığı ve Milliyetçiliği birbirinden ayırmak gerekiyor. Bu bir yana, ben de aşırı milliyetçiyim. Fakat hasbel kadar dinimi bilirim ve Kur'an der ki:
" İş, ne sizin kuruntunuza, ne de kitap ehlinin kuruntusuna göredir. Kim kötü bir iş yaparsa, onunla cezalandırılır. O, kendisine Allah’tan başka ne bir dost, ne de bir yardımcı bulabilir." (Nisa 123)

Bunun için yapılanı tartışırız, ama bu konunun dini cevabı bellidir:
"Ey iman edenler! Mallarınızı aranızda batıl yollarla yemeyin. Ancak karşılıklı rıza ile yapılan ticaretle olursa başka. Kendinizi helâk etmeyin. Şüphesiz Allah, size karşı çok merhametlidir." (Nisa 29)

Kendimizi temize çıkarmaya, kandırmaya lüzum yok:
"Onlar, ufak tefek kusurları dışında, büyük günahlardan ve çirkin işlerden uzak duran kimselerdir. Şüphesiz Rabbin, bağışlaması çok geniş olandır. Sizi, topraktan yarattığında da ve analarınızın karnında ceninler iken de, en iyi bilendir. Bunun için kendinizi temize çıkarmayın. Çünkü O, Allah’a karşı gelmekten sakınanları en iyi bilendir." (Necm 32)

Velhasıl, milliyetçilik ve cesamet bizden olmayanın malını gasp edip, bizimkine yedirmek değil, bizden olmayanın malından daha iyisini yapabilecek bir ortam hazırlamak :) Selam ve Sevgi :)
--- Gönderi Güncellendi ---
He bir de bir ayet benim beynimi yedi, beni de paylaş beni de paylaş diye, sırf onun için geri döndüm.
Hani dediniz ya:
milli hackerlarımızın bizim için kırdığı tüm programları kullanmaktan kaçınmam, helal bilirim.
Ona hitafen bir ayet daha var:
"Dilleriniz yalana alışageldiğinden dolayı, Allah’a karşı yalan uydurmak için, “Şu helâldir”, “Şu haramdır” demeyin. Şüphesiz, Allah’a karşı yalan uyduranlar, kurtuluşa eremezler." (Nahl 116)
 

PARAzitCELL

Profesör
Katılım
5 May 2017
Mesajlar
4,695
Puanları
113
Konum
sanalalem
değerli kardeşim öncelikle sondan başlayayım;

1) Nahl suresi 116 . ayet belirttiğin ALLAH'a karşı yalan uydurmak günahı ile devletler, milletler, halklar arasındaki savaşla, mücadele ile ne alakası var?
o ayette denilen ALLAH'ın bizzat Kuran ve Peygamberleri ile haram helal kıldığı kanunlar içindir. Şimdi ben Afrika'da , Filistin'de dünyanın her köşesinde kanları, malları, ırzları kendilerine helal kabul edip her türlü saldırıya maruz kalan mazlum insanlarımızın haklarını sana soruyorum. Şimdi yıllarca bu mazlum milletler olarak bize onların her dediği kanun oluyor da bizim dediğimiz niye günah oluyor. Sen ayetlerden örnekler vermişsin fakat bu ayetlerin tefsirine baktığımızda, Peygamberimizin hadisleri ışığında değerlendirdiğimizde ve sünnetlerini dikkate aldığımızda farklı sonuçlara ulaşırız. Öncelikle savaş hukuku vardır, eğer karşılıklı taraflardan biri ALLAH'ın buyurduğu kanunları hiçe sayıyor ve her türlü kötülüğü, şerri işliyorsa ona yine ALLAH'ın ve Peygamberinin buyurduğu üzere hakkettiği dilden muamele yapılır.

2/BAKARA-194

Haram ay, haram aya karşılıktır. Hürmetler (yasaklar) karşılıklıdır. O halde kim size saldırırsa o zaman onun size saldırdığı kadar siz de ona saldırın. Allah'a karşı takva sahibi olun ve Allah'ın takva sahipleriyle beraber olduğunu bilin!


Bazı haramlar mesela savaş sırasında veya ölümcül bir afet esnasında helal olur. Yine savaş ve mücadele varsa bir durum üzere o işte haksızlığa uğrayana ALLAH kısas hakkı da vermiştir, daha başka haklar da vermiştir.

alıntı:
Haram, dinî bir kavram olup, bunu tespit ve tayin yetkisi sadece Allâh'a aittir. Bu konuda insanların yetkisi yoktur. Hz. Peygamber'in bu konudaki hadisleri, Allâh'ın koymuş olduğu hükmü açıklamaktan ibarettir. Bu nedenle İslâm âlimleri, hakkında nass bulunmayan konularda ihtiyatlı davranarak haram tabirini kullanmaktan kaçınmışlardır.

Haramı işleme ve harama ulaşma konusunda iyi niyet, dolaylı yollar ve vasıtalar haramı helal kılmaz. Ayrıca hadisler, sünnetler için de şu ayet vardır:

4- “Resul size neyi verdiyse onu alın, size ne yasakladıysa ondan da sakının, Allah’tan korkun. Çünkü Allah’ın azabı çetindir.” (Haşr 7)

Ayrıca bak tekrar tefsirlere ayetler hakkında ne açıklamalar getirilmiş:
İslâm’a girmeden önce Hıristiyan olan Adiy b. Hâtem Peygamberimize (s.a.v.) gelmiş, O’nun “Allah’ı bırakıp hahamlarını, rahiplerini ve Meryem oğlu Mesih’i rab edindiler.” (Tevbe 31) mealindeki ayeti okuduğunu işitince: “Ya Rasûlullah, Onlar bunlara ibadet etmediler” demiştir. Rasûl-u Ekrem de şu cevabı vermiştir: “Onların hahamları, onlara helâli haram kılmış, haramı da helâl kılmışlar, onlar da bunları uygulamışlardır. İşte onların hahamlarını rab’ler edinmeleri bundan ibarettir.” (Tirmizi tefsiru suret 9.10.)

Zarûret konusunda İslâm'da "Zarûretler haram olan şeyleri mübah kılar" prensibi uygulanır (bk. Mecelle, mad. 21). Zarûretin haram olan şeyi mübah kılmasına fıkıh usûlünde "ruhsat" denir (bk. "Ruhsat" ve Azîmet" mad.) Ruhsat özür nedeniyle ikinci olarak meşrû kılınan şeydir. Meselâ; başkasının malını telef etmek prensip olarak yasaklanmış iken tam zorlama karşısında zarûret ve özür nedeniyle ikinci olarak mübah kılınmıştır. Ruhsat ise; haramlık devam etmekle birlikte mübah olan şeydir. Mübah bir fiili işleyen kimse nasıl sorumlu olmazsa, ruhsata uyan kimse de sorumlu olmaz. Bir kimse tâm ikrah altında başkasının malını telef etse, ikrah zarûreti, başkasının malını telefin haramlığını kaldırmaz. Bu haramlık devam eder, ancak zorlanan kişi bundan sorumlu tutulmaz. Yine açlıktan helâk olma derecesine varan kimse, diğerini daha sonra vermek veya sahibiyle helallaşmak üzere başkasının malını, izinsiz olarak zorla alıp yese veya kendisine saldıran, başkasına ait bir hayvanı değerini mâlikine vermek üzere, canını kurtarmak amacıyla telef etse ruhsata uymuş olur. Böylece açlık yüzünden başkasının malını almak mübah olduğu gibi, saldırıcı hayvanı canını kurtarmak için telef etmesi de mübah olur (Ali Haydar, a.g.e., 76, 77).

Şunu özellikle belirtelim biz bizden çalınan haklarımız için mücadele ederiz, asla fazlası bize helal olmaz. Yani kopyacılığa, sahtekarlığa, hile ve düzenbazlığa yönelmek kesinlikle bizim dinimizde yoktur.
 

sonerooz

Doçent
Katılım
25 Mar 2017
Mesajlar
558
Puanları
43
Konum
Bursa/İzmir
değerli kardeşim öncelikle sondan başlayayım;

1) Nahl suresi 116 . ayet belirttiğin ALLAH'a karşı yalan uydurmak günahı ile devletler, milletler, halklar arasındaki savaşla, mücadele ile ne alakası var?
o ayette denilen ALLAH'ın bizzat Kuran ve Peygamberleri ile haram helal kıldığı kanunlar içindir.
Hocam en son belirttiğim ayeti, aslında en son konuya ek olarak söyledim, kastım tam olarak şu alıntıladığınız anlamdı:
Haram, dinî bir kavram olup, bunu tespit ve tayin yetkisi sadece Allâh'a aittir. Bu konuda insanların yetkisi yoktur. Hz. Peygamber'in bu konudaki hadisleri, Allâh'ın koymuş olduğu hükmü açıklamaktan ibarettir. Bu nedenle İslâm âlimleri, hakkında nass bulunmayan konularda ihtiyatlı davranarak haram tabirini kullanmaktan kaçınmışlardır.
Kur'an'da vücuh ve nezair bulunur. Bu anlamda tefsirler, hadisler hangi konumdadır? Orası tartışmalı konu olup, bu forum onu kaldırmaz. Hele haram ay mevzusu burada saatleri alır. Fakat sanırım siz şu kısmı için ayeti zikrettiniz:
2/BAKARA-194
(...) O halde kim size saldırırsa o zaman onun size saldırdığı kadar siz de ona saldırın. (...)
Bu ayet 190-194 arası savaş ahlakıyla ilgili onemli bilgiler içeriyor. Bunun haricinde Tevbe 5 var en meşhuru, özellikle ateistler çok iyi bilir. Tevbe 12,13 var. Hac 39'da var. Nisa 89-90 (devamında da az var) ve Mümtehine 8-9'da var. Bunlar savaşların nasıl olabileceğini öğretiyor. Bir hassas nokta koyuyor: Sizinle aktif savaşta bulunanlar, Sizinle savaşmayanlar, Hatta size sığınanlar da var. Onlarla münasebetimizin nasıl olması gerektiği uzun uzun bu ayetlerde var, ama teberrüken işi omuriliğinden kıran bir kısım nakledeyim, yetsin:

"Allah, sizi, din konusunda sizinle savaşmamış, sizi yurtlarınızdan da çıkarmamış kimselere iyilik etmekten, onlara âdil davranmaktan men etmez. Şüphesiz Allah, âdil davrananları sever. Allah, sizi ancak, sizinle din konusunda savaşan, sizi yurtlarınızdan çıkaran ve çıkarılmanız için destek verenleri dost edinmekten men eder. Kim onları dost edinirse, işte onlar zalimlerin ta kendileridir." (Mümtehine 8-9)

ve hatta öfkenize hakim olmamızı da öğütleyip, öfkemizin sevmediğimiz kavimlere adaletsiz davranmamıza bizi itmesinden de Allah bizi men eder.
"Ey iman edenler! Allah için hakkı ayakta tutan, adaletle şahitlik eden kimseler olun. Bir topluluğa duyduğunuz kin, sizi âdil davranmamaya itmesin. Adaletli olun; bu, Allah korkusuna daha çok yakışan (bir davranış) tır. Allah´a isyandan sakının. Allah yaptıklarınızı hakkıyle bilmektedir." (Maide 8)

Özetle diyeceğim şey şudur: Bir toplumun günahı olmaz, toplumdaki bireylerin olur. Ve bizim sırf bulundukları ırk, kötü davranıyorlar diye hepsinin malını çalabileceğimiz, onlara kötü davranabileceğimiz manasına gelmez. Etik bunu söyler, ahlak bunu söyler, din bunu söyler. Mübah olan eylemlerde bahsettiğiniz üzere şart koşul cümleleriyle gelir.
Ezcümle: "...saldırısa, ...saldırın", "...bulamazsanız, ...yapın"
gibi...
O vakit, öfkeyle bu kavmin her şeyi bize helaldir, mallarını izinsizce kullanabiliriz gibi bir anlayış, ne dijital platformda ne de gerçek dünyada kabul göremez.

Bu işin dini boyuttaki kısmı böyledir. İkna edemediysem de, vesilemizle burada şu kadaaar ayet akletmiş olduk. Bununla yetinmesini bilirim. :)

Selam üzerine olsun, dost :)
 

PARAzitCELL

Profesör
Katılım
5 May 2017
Mesajlar
4,695
Puanları
113
Konum
sanalalem
mesajımda belirttim, biz sırf düşmanlık olsun diye, kin tuttuk diye, çıkarımız için başkalarına zarar verelim zaten demedik ki.. Ayrıca biz bir toplumun kültürel ve dijital vs.. hiçbirşeyini de çalmadık. Biz devletimize düşman, milletimize düşman, mazlumlara düşman olanlar ve onların şirketleri ile hükümetleri ile mücadeleden bahsediyoruz. Asla bir halkla ya da milletle düşmanca tavırlar takınıp savaş yapalım demiyoruz. Bu dünyayı şu bu devirde para baronları yönetiyo, şirket patronları yönetiyo hemde tüm ahlak ve etik kuralları hiçe sayarak, hiç bir kural kanun tanımadan. Biz buna isyan ediyoruz, biz bununla mücadele edelim diyoruz.Aksi taktirde dünya işkencenin, açlığın, sefaletin hüküm sürdüğü bir hapishaneden farksız kalmaya devam edecektir.
60/MUMTEHİNE-8-9
Allah, dîn konusunda sizinle savaşmamış ve sizi yurdunuzdan çıkarmamış olan kimselere iyilik etmenizden ve onlara adaletle davranmanızdan sizi nehyetmez (yasaklamaz). Muhakkak ki Allah, adaletli olanları (adaletle davrananları) sever.
Fakat Allah, dîn hususunda sizinle savaşmış ve sizi yurdunuzdan çıkarmış olan ve sizin çıkarılmanıza arka çıkmış (yardım etmiş) olan kimselere dönmenizden (onlarla dostluk kurmanızdan) sizi nehyeder (yasaklar). Ve kim onlara dönerse, o taktirde işte onlar, onlar zalimlerdir.

bu mübarek ayetlere göre biz zaten hiç bir milleti yurdundan etmedik ki ama bizi yurdumuzdan çıkarmak isteyen, türlü tuzaklar kurmak isteyenlere koyun gibi mi olalım?

9/TEVBE-12-13 demişsiniz;
Ve ahdlerinden sonra şâyet yeminlerini bozarlarsa ve dîniniz hakkında dil uzatırlarsa o taktirde küfrün önderleri ile savaşın. Çünkü onların (muhakkak ki; onların), yeminleri yoktur. Böylece (umulur ki) vazgeçerler.

Yeminlerini bozan bir kavimle savaşmayacak mısınız? Ve (onlar) resûlü (yurdundan) çıkarmaya kalkıştılar (karar verdiler) ve sizinle (savaşa) ilk defa başlayanlar onlardır. Onlardan korkuyor musunuz? (Halbuki) Allah, şâyet mü'minlerseniz, O'ndan korkmanız için daha çok hak sahibidir.

bu ayetlere göre de Türkiye halkı, Türk milleti ve Mazlum İslam Milletleri ile antlaşmalı antlaşmasız tüm haksızlıkları yapanlar yok mudur, varsa kimlerdir, hangi şirketlerin patronlarıdır, hangi aşırı akımların , ırkçıların mensubudurlar...???

neyse uzatmaya gerek yok . ben dediğim üzere bizimle savaşan , bize düşman olanlar için konşmuştum ve önceki iki mesajımda açıklamalarım yeterince net . esen kalınız, dua ile...
 

PARAzitCELL

Profesör
Katılım
5 May 2017
Mesajlar
4,695
Puanları
113
Konum
sanalalem
Tüm devletler neden casusluk faaliyeti yürütür biliyorsunuz sanırım?... Ve casusluk faaliyetinde esas olan karşı taraftan bilgi, belge, teknoloji, haber, veri, taktik ve stratejik planlamaları elde etmektir amaç. Peki bunu al gülüm ver gülüm şeklinde mi yaparlar ? :D Kesinlikle hayır, kelimenin tam anlamıyla "ÇALARLAR" :) Fakat bu günah değildir, günah olsaydı hem İslam Devletleri hem de Türkiye Cumhuriyeti Diyanet İşleri Başkanlığı buna olur demezdi. Yani kısaca HARAM değil, böyle mücadeleler ile düşman ve/veya karşı tarafın teknolojisini çalmak. Bu bir savaştır, böyle değerlendirilir.

Yani ben devlet olarak israilden teknoloji çalıyorsam, abd den teknoloji çalıyorsam (ki asıl hırsızlığın büyüğünü hep siyonistler yapmışlardır) bu HARAM dır diyen var mı Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak? Kağıt üzerinde bunlar yazılmaz, okunmaz ama gerçek bu !
 

3TH3M

Üyecik
Katılım
16 Ara 2017
Mesajlar
54
Puanları
8
Konum
VaTaN
Tebrik Ederim. Benim de aklıma gelen fakat birçok kaliteli projemde oldugu gibi ilgi görmeme ihtimali yüksek diye uğraşmamıştım ama kendim için kullandığım programlar var. Geneli açık kaynak kodlu ;) Tabi bunlar arasında resmi sitelerden ücretsiz versiyonlar ya da deneme sürümleri de oluyordu. Neyse konuyu açtığın için sağ ol. Ben de bakayım listede olmayanları yazarım. :cool:

---- Mesajlar birleştirildi ----

Cam Studio açık kaynak kodlu ekran video aracıdır. CamStudio - Free Screen Recording Software buradan indirilebilir.

Media Player Classic var. Downloads · MPC-HC buradan indirilebilir.
 

slasher

Üyecik
Katılım
27 May 2018
Mesajlar
2
Puanları
1
Konum
istanbul
Bu devirde insanlar günahtan helalden haramdan anlar mı hiç , illegal yazılım kullanmak ahlaki bi meseledir
 
Katılım
25 Tem 2018
Mesajlar
8
Puanları
3
Bir şey soracağım bazı yazılımlar deneme süreli o deneme süreli bazı yazılımların deneme sürelerini uzatabiliyoruz açıklarla bu da günaha girmiş mi oluyoruz?
 

TBM

Dekan
Katılım
28 Eki 2008
Mesajlar
6,343
Puanları
63
O işe girersen bir çok şeyi yapmaman lazım. Dini şeyleri tam uygulayan çok az kişi var. Günümüz düzeninde zaten yapacak başka bir şey yok.
 
Katılım
25 Tem 2018
Mesajlar
8
Puanları
3
Aslında bir de şöyle bir şey var alıcıdan çok satıcıya da bakmak lazım çünkü zaten bir Microsoft Office Yazılımı kaç lira bir de her sene aynı programlar sadece bazı değişiklikler yapılıp sunuluyor yani bazı hatalar da satıcıda da var.

Düzeltme : Office yazılımların fiyatlarına baktım da biraz fiyatları uygunmuş aslında Adobe nin yazılımları sanki biraz pahalı gibi hatam varsa düzelttin.
 
Katılım
25 Tem 2018
Mesajlar
8
Puanları
3
Günaha girmemek için lisanslı yazılım kullanın.Buda bir çözüm
Doğru söylüyorsun oda bir çözüm ama bir çoğu çok pahalı hem de ücretsiz versiyonları varken neden sırf ünlü marka diye para vereyim ki hem de diğerleri korsan felan da değil ama şöyle bir olay da var visual studio korsan kullanana kadar SharpDevelop kullanmak daha mantıklı program geliştirenler için ama yine de orijinal sürümlerini kullanmak tabi daha iyi. İyi günler.
 

Delipoyraz

Üyecik
Katılım
10 May 2019
Mesajlar
3
Puanları
1
Microsoft Ofis için alternatif olarak WPS office 2016 free versiyonunu önerebilirim Türkçe yamaları var kendim kullandığım için MS ofis ile tam uyumlu olduğunu biliyorum denediğinizde göreceksiniz, diğerlerinde kendi içerisinde kullanılacaksa iyidir ancak uyumluluk sıkıntıları var
Bizim forumlarda pek rastlamadım ama video işleriyle uğraşıyorsanız restorasyon video iyileştirme işlerinde kullanabileceğiniz ücretsiz bir program daha önermek istiyorum, bu yabancı forumlarda bayağı meşhur kullanımı basit gren ve kirlilik giderme, netleştirme renklendirme vs birçok özelliği mevcut:
Ek olarak ekran kaydı için:
 
Üst
stat counter