Linux Cafe

Şu anda konuyu okuyanlar (Üyeler: 1, Ziyaretçi & Botlar: 1)


Katılım
4 Haz 2008
Mesajlar
12,081
Puanları
113
@darkstar @arsenik Yaklaşımınız doğru olsa da pek çok noktada tıkanma yaşıyorsunuz. Bir devlet olarak tabanı hazırlanmış, istediğiniz gibi fork yapabileceğiniz bir proje üzerinde çalışmayı mı doğru bulurdunuz yoksa sıfırdan bir dağıtım derlemeyi mi düşünürdünüz? On yıl önceki devletin öncelikleriyle bugünkü devletin öncelikleri bir değil, askeri alanda yatırımlar için kaynaklar harcanıyor en ufak kalemden dahi nasıl kısarız bunun planını yapıyorlar. Pardus da devletin ekonomik yapılanmasından payını aldı, tabii ki bu pek çoğumuz için oldukça üzücü bir olay oldu. Fakat şöyle bir mesele var, Pardus'un pek çok aracı artık topallamaya başlamıştı ve pek çoğunun yeniden yazılması gerekiyordu. Bugün PisiLinux'u alın Systemd çalıştıran herhangi bir dağıtımla kıyaslayın. Müdür'ün ne kadar hantallaştığını rahatlıkla fark edeceksiniz. Zira baştan aşağı Pythonla yazılmıştır ve bu bile ne kadar hantal olduğunun bir ispatıdır. Aynı şekilde, Pisi paket yöneticisinin paketlerinin ne kadar kısırlaştığı son zamanlarda gayet belliydi. Yapı olarak baştan aşağı yenilenmesi gerekiyordu, onlar da basit bir fayda/zarar ile Debian tabanına geçip orada iş yapması çok da mantıksız değil.

Şimdi siz diyorsunuz ki bir devlet kullandığı dağıtımın en ufak paketlerine kadar hakim olabilmelidir; doğru. Ancak pek çok devlet bırakın Pardus gibi bir çatallama yapmayı, birebir başka bir dağıtımı kullanıyor. Almanya'da devlet kurumlarının ciddi bir kısmı openSUSE kullanıyor, düşünün ki artık tamamen Amerika merkezli bir şirkete bağlanmış bir dağıtım bu. Alman devleti bu şekilde bir risk mi almış oluyor peki? Hayır, zaten açık kaynak bir geliştirme süreci içerisinde her şey döndüğü sürece sistemin arka kapıları, sıkıntıları ve sorunları ortadadır ve zaten gördükleri en ufak bir sorunda sisteme müdahale edebilirler. Olması gereken şey, bir sistemin açık kaynak olup olmadığı, bundan sonra varsın bütün paketler Debian'dan alıntı olsun şuradan olsun buradan olsun.

Alman devletinin hiç tereddüt etmeden openSUSE'yi doğrudan kullandığı bir dünyada Pardus'un arkasına Debian'ı alıp, paketlerini oradan ölçüp biçmesi ve kendi depolarını kullanması en azından hesaba geçmesi gereken şeyler. Kaldı ki adamlar Debian gibi sağlam bir dağıtımı kullanmış, devlet daireleri için gayet iyi bir seçenek. Hani öyle bir konuşma dönüyor ki burada, Pardus sanki Arch gibi bayır aşağı giden kamyonu patlak bir dağıtımı taban almış, güzelce de güncellemelerini sunuyor. Açıkçası, son kullanıcı olmasa da devlet için Pardus'un aldığı hal hiç de mantıksız değil.
 

arsenik

Rektör
Katılım
8 Ağu 2009
Mesajlar
12,367
Puanları
63
Debian'da güvenlik açığı olmuyor mu? Oluyor. Bu açıkları var olmadan kapatacak birisi olmalı. En azından önceki halinden daha güvenli olmalı. Değil Almanya ile hiçbir ülke ile güvenlik kıyaslamaya gerek olmamalı. Kaldı ki Almanya'nın yazılımda güvenlik altyapısı ne kadar güvenlidir onu bilemem ama tepeye oynamadığı kesin bence. Ben mantıklı veya mantıksız olmasını tartışmıyorum. Eşeği sağlam kazığa bağlamak gerek.
 

darkstar

Asistan
Katılım
21 Ağu 2016
Mesajlar
486
Puanları
63
Konum
Nowhere
@darkstar @arsenik Yaklaşımınız doğru olsa da pek çok noktada tıkanma yaşıyorsunuz. Bir devlet olarak tabanı hazırlanmış, istediğiniz gibi fork yapabileceğiniz bir proje üzerinde çalışmayı mı doğru bulurdunuz yoksa sıfırdan bir dağıtım derlemeyi mi düşünürdünüz? On yıl önceki devletin öncelikleriyle bugünkü devletin öncelikleri bir değil, askeri alanda yatırımlar için kaynaklar harcanıyor en ufak kalemden dahi nasıl kısarız bunun planını yapıyorlar. Pardus da devletin ekonomik yapılanmasından payını aldı, tabii ki bu pek çoğumuz için oldukça üzücü bir olay oldu. Fakat şöyle bir mesele var, Pardus'un pek çok aracı artık topallamaya başlamıştı ve pek çoğunun yeniden yazılması gerekiyordu. Bugün PisiLinux'u alın Systemd çalıştıran herhangi bir dağıtımla kıyaslayın. Müdür'ün ne kadar hantallaştığını rahatlıkla fark edeceksiniz. Zira baştan aşağı Pythonla yazılmıştır ve bu bile ne kadar hantal olduğunun bir ispatıdır. Aynı şekilde, Pisi paket yöneticisinin paketlerinin ne kadar kısırlaştığı son zamanlarda gayet belliydi. Yapı olarak baştan aşağı yenilenmesi gerekiyordu, onlar da basit bir fayda/zarar ile Debian tabanına geçip orada iş yapması çok da mantıksız değil.

Şimdi siz diyorsunuz ki bir devlet kullandığı dağıtımın en ufak paketlerine kadar hakim olabilmelidir; doğru. Ancak pek çok devlet bırakın Pardus gibi bir çatallama yapmayı, birebir başka bir dağıtımı kullanıyor. Almanya'da devlet kurumlarının ciddi bir kısmı openSUSE kullanıyor, düşünün ki artık tamamen Amerika merkezli bir şirkete bağlanmış bir dağıtım bu. Alman devleti bu şekilde bir risk mi almış oluyor peki? Hayır, zaten açık kaynak bir geliştirme süreci içerisinde her şey döndüğü sürece sistemin arka kapıları, sıkıntıları ve sorunları ortadadır ve zaten gördükleri en ufak bir sorunda sisteme müdahale edebilirler. Olması gereken şey, bir sistemin açık kaynak olup olmadığı, bundan sonra varsın bütün paketler Debian'dan alıntı olsun şuradan olsun buradan olsun.

Alman devletinin hiç tereddüt etmeden openSUSE'yi doğrudan kullandığı bir dünyada Pardus'un arkasına Debian'ı alıp, paketlerini oradan ölçüp biçmesi ve kendi depolarını kullanması en azından hesaba geçmesi gereken şeyler. Kaldı ki adamlar Debian gibi sağlam bir dağıtımı kullanmış, devlet daireleri için gayet iyi bir seçenek. Hani öyle bir konuşma dönüyor ki burada, Pardus sanki Arch gibi bayır aşağı giden kamyonu patlak bir dağıtımı taban almış, güzelce de güncellemelerini sunuyor. Açıkçası, son kullanıcı olmasa da devlet için Pardus'un aldığı hal hiç de mantıksız değil.
Üstad çok farklı pencerelerdeyiz, bakın alta pardusun sitesinden küçük bir alıntı ekliyorum.
Millileştirilmiş
Uluslararası destek ile oluşturulan kitle kaynak ürünü Linux çekirdeği kullanılarak yerli iş gücü ve kaynaklar ile hizmete sunulmaktadır.
Anlaşamadığımız nokta şu açık kaynak bir yazılım hiçbir devletin milli yazılımı olamaz hele ki kerneli dahi derleme zahmetine girmeden Debianın reposunndan mirrorlayıp çeken bir dağıtım asla ama asla milli olmaz.

Debianı ben de sizin gibi uzun yıllardır severek kullanıyorum, yazdıklarımız debianla veya devletin ne kullandığı ile alakalı değil.
Orjinali Açık Kaynak = Özgür yazılım olan bir dağıtımın tüm kopyaları da herhangi bir millete ait olamaz.
Opensuse adı üstünde open ve milli olma derdi yok, Almanların da böyle bir endişesi yok; tam tersi dağıtım açık kaynak ve herkese hitap ediyor.

Eski Pardus Türkiyede geliştirilen bize özel bir dağıtımdı, bu nedenle rahatlıkla milliydi denilebilir.
İçindeki yazılımların performansı ise tamamen farklı bir konu.

Özetle isyanımız ülkemizde geliştirilmekte olan bir dağıtımın sonlandırılıp tüm paketleri Debiandan birebir kopya olan bir dağıtımın Milli olarak pazarlanmasınadır. Bunu eğip bükmeye veya farklı noktalara çekmeye gerek yok...

Bu arada böyle bir mesajı sana cevaben yazacağım aklımın ucundan dahi geçmezdi, hayretler içindeyim :cool:
 
Katılım
4 Haz 2008
Mesajlar
12,081
Puanları
113
Üstad çok farklı pencerelerdeyiz, bakın alta pardusun sitesinden küçük bir alıntı ekliyorum.


Anlaşamadığımız nokta şu açık kaynak bir yazılım hiçbir devletin milli yazılımı olamaz hele ki kerneli dahi derleme zahmetine girmeden Debianın reposunndan mirrorlayıp çeken bir dağıtım asla ama asla milli olmaz.

Debianı ben de sizin gibi uzun yıllardır severek kullanıyorum, yazdıklarımız debianla veya devletin ne kullandığı ile alakalı değil.
Orjinali Açık Kaynak = Özgür yazılım olan bir dağıtımın tüm kopyaları da herhangi bir millete ait olamaz.
Opensuse adı üstünde open ve milli olma derdi yok, Almanların da böyle bir endişesi yok; tam tersi dağıtım açık kaynak ve herkese hitap ediyor.

Eski Pardus Türkiyede geliştirilen bize özel bir dağıtımdı, bu nedenle rahatlıkla milliydi denilebilir.
İçindeki yazılımların performansı ise tamamen farklı bir konu.

Özetle isyanımız ülkemizde geliştirilmekte olan bir dağıtımın sonlandırılıp tüm paketleri Debiandan birebir kopya olan bir dağıtımın Milli olarak pazarlanmasınadır. Bunu eğip bükmeye veya farklı noktalara çekmeye gerek yok...

Bu arada böyle bir mesajı sana cevaben yazacağım aklımın ucundan dahi geçmezdi, hayretler içindeyim :cool:
Bizim ki laf olsun sohbet olsun, lafı konuşmak olsun diye yazıldı. Yoksa öbür türlü anca kavgadan kavgaya birbirimizi görüyoruz. :D

Pardus'un esasında ne yaptığı ile yapı olarak konuştum, kendi motivasyonları hakkında doğrudan bir fikir sahibi değilim. Mesele Pardus yanlış bir noktada değil, Almanlar da bu işte zirveye oynamıyorlar ancak yer olarak kendilerine yetecek kadar bir güvenliğe sahipler. Bu açıdan konuşmak istedim.
 

rise

Linux, Windows,...
Yönetici
Moderatör
Katılım
12 Ocak 2009
Mesajlar
8,873
Puanları
113
Konum
İZMİR
Debian'da güvenlik açığı olmuyor mu? Oluyor. Bu açıkları var olmadan kapatacak birisi olmalı. En azından önceki halinden daha güvenli olmalı.
"Var olmadan kapatacak birisi" zor..
Açık önceden biliniyorsa yazılımcısı koymuş demektir. Önceden bilinmiyorsa -ki açıklar çoğunlukla sonradan bulunur- zaman içinde yeniliklere, gelişmelere bağlık olarak veya bizzat denemeler, arayışlar sonucunda ortaya çıkar.
 

İstemliSistem

Üyecik
Yasaklı
Katılım
3 Ağu 2018
Mesajlar
28
Puanları
3
Eğer kendi sorunumu çözersem Virtualbox'ta kullandığım işletim sistemim olan Linux Mint'i özelleştireceğim. Tabii MATE arayüzü Virtualbox için uygundur. Cinnamon Virtualbox için hız konusunda iyi olduğunu sanmıyorum. Söyleyeceğim başka bir şey ise Linux Mint'in KDE'yi kaldırması kötü olmuş, bu KDE için hiç iyi değil.
 

arsenik

Rektör
Katılım
8 Ağu 2009
Mesajlar
12,367
Puanları
63
"Var olmadan kapatacak birisi" zor..
Açık önceden biliniyorsa yazılımcısı koymuş demektir. Önceden bilinmiyorsa -ki açıklar çoğunlukla sonradan bulunur- zaman içinde yeniliklere, gelişmelere bağlık olarak veya bizzat denemeler, arayışlar sonucunda ortaya çıkar.
Başarılı işler elde etmek istiyorsak elbette zorlanacağız. Var olmadan kapatacak tabiriyle kastettiğim şeyler yazılım konusunda ileri düzeyde test tekniklerini bilen ve uygulayan kişilerin sistemi zor durumda bırakarak oluşturacakları hatalar ve bu hataların çözümü için çözecek kişiye yapılacak iletimlerdir. Siz bu konuda seçici davranırsanız başkalarının görmediği hataları önceden yakalayabilirsiniz. Bazı durumlar vardır programın nerede hata vereceğini programı yazan kişi az çok tahmin edebilir. Ama başka çözümler üreteceği için gözden kaçabilir.
 
Katılım
4 Haz 2008
Mesajlar
12,081
Puanları
113
Eğer kendi sorunumu çözersem Virtualbox'ta kullandığım işletim sistemim olan Linux Mint'i özelleştireceğim. Tabii MATE arayüzü Virtualbox için uygundur. Cinnamon Virtualbox için hız konusunda iyi olduğunu sanmıyorum. Söyleyeceğim başka bir şey ise Linux Mint'in KDE'yi kaldırması kötü olmuş, bu KDE için hiç iyi değil.
Garip bir şekilde, Linux Mint'in KDE desteğini kaldırdıktan sonra Distrowatch'da birinci sıradan düştü. Esas bu Linux Mint için iyi olmadı.
 
Katılım
4 Haz 2008
Mesajlar
12,081
Puanları
113
Manjaro gelince Mint batmış yani şimdi bakıyorum Manjaro 1.000 ile Linux Mint'i geçmiş.
Manjaro ile Mint birbirine çok benziyor bence. İkisi de farklı tabanlarda aynı işi yapıyorlar. Manjaro tabii Mint'ten iyidir, kullanıcıya daha çok seçim veriyor ve daha hafif. Ama Manjaro'dan ziyade mesele KDE ile alakalı, Manjaro uzun süredir vardı; Mint kullanıcıları da benzer bir dağıtıma Manjaro'ya geçmiş belli ki.
 

İstemliSistem

Üyecik
Yasaklı
Katılım
3 Ağu 2018
Mesajlar
28
Puanları
3
Manjaro ile Mint birbirine çok benziyor bence. İkisi de farklı tabanlarda aynı işi yapıyorlar. Manjaro tabii Mint'ten iyidir, kullanıcıya daha çok seçim veriyor ve daha hafif. Ama Manjaro'dan ziyade mesele KDE ile alakalı, Manjaro uzun süredir vardı; Mint kullanıcıları da benzer bir dağıtıma Manjaro'ya geçmiş belli ki.
Ben Linux Mint ile uzun duracağım yani OpenSUSE'nin masaüstü arayüzünün nasıl olduğunun bilmiyorum. Ben Manjaro'ya geçerdim fakat tasarımı dikkatimi çekmedi.
 
Katılım
4 Haz 2008
Mesajlar
12,081
Puanları
113
Ben Linux Mint ile uzun duracağım yani OpenSUSE'nin masaüstü arayüzünün nasıl olduğunun bilmiyorum. Ben Manjaro'ya geçerdim fakat tasarımı dikkatimi çekmedi.
Tasarım Linux için en önemsiz mesele aslında. Zira her masaüstü dağıtımı her türlü görüntüye uyarlanabilir. openSUSE'nin geniş bir masaüstü seçeneği var bu arada.
 

Türkçesever

GNU Kullanıcısı
Yönetici
Mod. Adayı
Katılım
12 Eyl 2016
Mesajlar
1,450
Puanları
113
Konum
Türkiye
Katılım
22 Şub 2007
Mesajlar
5,800
Puanları
113
Bilgisayarı tamamen linux a gecireyim diye düşündüm dağıtım konusunda biraz kararsız kaldık kurmuşken bir defa kurmak istiyorum çünki
 
Üst
stat counter