Şu anda konuyu okuyanlar (Üyeler: 1, Ziyaretçi & Botlar: 0)


lb.bingol

Profesör
Katılım
30 Ağu 2007
Mesajlar
1,574
Puanları
0
Burası Beşiktaşlıların buluşma noktası!!



Şanlı Tarihimiz



KURULUŞ

1902 sonbaharında Beşiktaş Serencebey Mahallesi'nde, o zamanın Medine Muhafızı olan Osman Paşa'nın konağının bahçesinde, 22 kişilik genç grup, haftanın bazı günlerinde toplanıp jimnastik hareketleri yapmaktaydı. Başta Osman Paşa'nın oğulları Mehmet Şamil ve Hüseyin Bereket ile mahellenin gençlerinden Ahmet Fetgeri, Mehmet Ali Fetgeri, Nazımnazif, Cemil Feti ve Şevket Beyler’in aralarında bulunduğu gençlerin ilk ilgilendikleri spor branşları, özellikle barfiks, paralel, güreş, halter, aletli ve aletsiz jimnastikti. O sıralarda siyasi hareketler dolayısıyla her türlü toplanmadan ürkerek hafiyeler dolaştıran 2. Abdülhamit'in adamları Serencebey'deki bu toplanmaları haber alınca, spor yapan gençler bir baskınla karakola götürüldü. Bu sporcu gençlerin bir kısmının saray erkanına yakın olması, ayrıca o dönemlerde kötü gözle bakılan futbol oynamadıkları ve sadece beden hareketleri yaptıklarını belirtmeleriyle gergin durum yumuşadı. Hatta saray çevresinden Şeyhzade Abdülhalim bu sporcuları destekledi ve sık sık antrenmanları seyretmeye başladı. Ünlü boksör ve güreşçi Kenan Bey de antrenmanlara gelerek güreş ve boks hareketleri göstermeye başladı.

1903 Mart'ında ise özel bir izinle Bereket Jimnastik Kulübü kuruldu. 1908'de Meşrutiyet'in ilanıyla sportif hareketler biraz daha serbestlik kazandı. 31 Mart 1909'daki siyasi olaylardan sonra Edirne'de bulunan Fuat Balkan ve Mazhar Kazancı, Hareket Ordusu ile İstanbul'a geldi. Siyasi olaylar yatıştıktan sonra iyi bir eskrim hocası olan Fuat Balkan ile başta güreş ve halter sporlarını yapan Mazhar Kazancı, Serencebey'de jimnastik yapan gençleri bularak birlikte spor yapma fikrini kabul ettirdi. Fuat Balkan, Ihlamur'daki evinin altındaki yeri, kulüp merkezi yaptı ve Bereket Jimnastik Kulübü'nün adı Beşiktaş Osmanlı Jimnastik Kulübü olarak değiştirildi. Böylece jimnastik, güreş, boks, eskrim ve atletizmin ön planda tutulduğu güçlü bir spor kulübü meydana geldi. Fuat Bey'in arkadaşları Refik ve Şerafettin Beyler de iyi birer eskrimciydi.

Bu arada Beyoğlu Mutasarrıfı Muhittin Bey'in teşvikiyle Beşiktaş Osmanlı Jimnastik Kulübü, 13 Ocak 1910 tarihinde tescil edilen ilk Türk spor kulübü oldu. Semtin gençlerinin bu spor kulübüne ilgisi büyüdü ve spor yapan üyelerin sayısı bir anda 150'ye yükseldi. Kulübün merkezi de Ihlamur'dan Akaretler'de 49 numaralı binaya taşındı. Bir süre sonra bu bina da küçük gelince, yine Akaretler'de 84 numaralı binaya geçildi. Bu binanın arkasındaki bahçe de bir spor sahası haline getirildi.
[/FONT]



BEŞİKTAŞ'IN RENKLERİ VE İLK ROZETİ

Yıllardır Beşiktaş’ın ilk renklerinin kırmızı-beyaz olduğu, Balkan Savaşı'nın kaybedilmesinin ardından siyah-beyaz olarak değiştirildiği söylenir. Beşiktaş tarihi ile ilgili bir çok kaynak böyle yazmaktadır. Ancak 100. yıl belgeselinin hazırlanması sırasında yapılan ayrıntılı araştırmalarda, kırmızı rengin kullanılmadığı, renklerimizin her zaman siyah-beyaz olduğu yönündeki belgeler ağırlık göstermiştir. Beşiktaş 100. Yıl Belgeseli yapımcısı Tuğrul Yenidoğan, yaptığı araştırmalar sonucunda bu tartışmalara noktayı koymuştur:

Osman Paşa Konağı’nda başlangıçta ferdi sporlar yapıldığından herhangi bir forma rengine gereksinim duyulmadı. Ancak sporcuların sayısı her geçen gün yeni katılımlarla artmaya devam edince, eğitimini Fransız mektebinde tamamlamış Mehmet Şamil Bey kurucular heyetini topladı. Okul günlerinde kullandığı, okulunun renklerini taşıyan rozeti yakasından çıkardı ve gösterdi: “Bizler de tıpkı bu rozet gibi bir rozet yaptırmalı ve Kulübümüz’de spora devam eden her azayı bu rozeti taşımaya mecbur tutmalıyız” dedi. Toplantıya katılanlar Mehmet Şamil Bey’in teklifini heyecanla kabul ettiler. Toplantının sonunda rozette yer alacak kulüp renkleri de kararlaştırıldı. Tabiatın bütünüyle birbirine zıt iki ana rengi kulüp renkleri olarak seçildi: Siyah ve Beyaz...

Beşiktaş’ın ilk rozetinin yapıldığı tarih, Fransız mektebindeki rozetlerden esinlenerek miladi yıl olarak “1906” yazıldı. Üstte Arap harfleriyle “Beşiktaş” yazarken, sağda “J”, solda “K” harfleri yer aldı. Rozetin arka yüzünde “Konstantinopolis”te yapıldığı yazılıdır ve iç tarafında rozeti yapan ustanın mührü yer almaktadır. Rozetteki armada yer alan yıldızın 6 köşeli olduğu dikkat çekmektedir. 2. Meşrutiyet’e kadar (1908) bu 6 köşeli yıldız kullanılmıştır. Bu rozet, İskender Yakak tarafından Onursal Başkanımız Süleyman Seba’ya hediye edilmiştir.





KARA KARTALLAR EFSANESİ

Son iki sezonun şampiyonu Beşiktaş, 1940-41 sezonuna gençleştirilmiş ve yenilenmiş kadrosuyla girer. Haftalar ilerledikçe puan farkını açan Beşiktaş, ligde liderliğini sürdürmektedir. Bitime 5 hafta kala rakip Süleymaniye’dir. 19 Ocak 1941 Pazar günü Semih Duransoy’un hakemliğini yaptığı Şeref Stadı’ndaki maça Beşiktaş şu kadro ile çıkar: Faruk, Yavuz, İbrahim, Rıfat, Halil, Hüseyin, Şakir, Hakkı, Şükrü, Şeref, Eşref. O sezon bütün maçlarda olduğu gibi, Takımımız yine muhteşem bir oyun ortaya koyar. Maçın ikinci yarısının ortalarıdır. Beşiktaş takımı farklı önde olmasına rağmen rakip kaleye bitmek tükenmek bilmeyen hücumlar gerçekleştirmektedir. İşte o sıralarda Beşiktaş’ın akın yönü olan Şeref Stadı’nın Atatürk panosu bulunan tarafındaki tribününden bir ses yükselir: “Haydi Kara Kartallar. Hücum edin Kara Kartallar”... Şeref Stadı’nı dolduran binlerce taraftar ve maçı takip eden gazeteciler, çınlayan sesle donup kalmıştır. Son derece isabetli bir benzetmedir o anda yapılan. O sezon rakiplerini ezip geçen Beşiktaşlı futbolcuları “Kara Kartal”dan, oynadıkları futbolu “Kara Kartal gibi hücum etmek”ten başka bir şekilde tarif etmek mümkün değildir. Tribünlerden gelen sesin sahibi Mehmet Galin isimli bir balıkçıdır.

Voleci Şeref lakabıyla maruf Şeref Görkey’in voleyle attığı 3 muhteşem gol ve kaptan Hakkı’nın, Şakir’in ve Şükrü’nün birer golüyle sahadan 6-0 galip ayrılırlar.

Bu maçın ardından, Beşiktaş’ın sembolü “Kara Kartallar” olmuştur.





BEŞİKTAŞ VE FUTBOL

Kulübün faaliyetlerini hızlandırdığı ilk dönemde futbol gölgede kalmışsa da, 1910’ların sonundan itibaren kulüpteki atlet ve jimnastikçiler futbola daha fazla ilgi duyup, kendi aralarında maçlar yapmaya başladılar. O yıllarda gençliğin ilgisi futbola kaymak üzereydi ve Beşiktaş Kulübü’nün az ilerisinde Valideçeşme ve Basiret gibi iki güçlü futbol takımı kurulmuştu. 1911 Ağustos’unda Valideçeşme futbol takımının başkanı ve kurucusu olan Ahmet Şerafettin Bey (Şeref Bey) futbolcularıyla Beşiktaş Kulübü’ne katıldı. Beşiktaşlı gençlerin kurduğu futbol takımlarını tek bir çatı altında toplamayı amaç edinen Şeref Bey’in girişimleri sonucu, Basiret Kulübü de Beşiktaş’a katıldı. Bu şekilde Futbol Şubesi, resmi olarak Kulüp’te faaliyete başladı.

Resul, Rıdvan, Behzat, Doktor Sabri, Şair Kazım, Sadi (Baltalimanı), Doktor Mehmet, Asım, Şeref, Doktor Ali ve Fahri’den oluşan ilk futbol takımının malzemelerinin masraflarını da İpekçi İhsan isimli bir sporsever karşıladı. Birinci takımın yanı sıra ikinci, üçüncü, dördüncü takımlarını da kuran futbol şubesi, Kulübümüz’ün Akaretler’deki bahçesinde futbol idmanlarını hızlandırdı. Böylece futbol Beşiktaş’ta bir anda 1 numaralı spor olmaya başladı. Ancak Balkan Savaşı’nın ardından Dünya Savaşı’nın da başlamasıyla Beşiktaş’ın sporcuları cephelere koştu ve spor faaliyetleri yok denecek duruma geldi.




SAVAŞ YILLARI

Dünya Savaşı'nın sona ermesiyle sağ kalan sporcular semte ve Kulübe dönmeye başladı. Futbol Şubesi'nin kurucusu Şeref Bey de Romanya cephesinden geri döndü. İstanbul'da düşman işgalinin olduğu yıllarda çeşitli sıkıntılar çekildi. Daha önce bir kilisenin binasına taşınan kulüp malzemelerinin bir kısmı Rumlar'ın elinde yağma olmaktan kurtarılıp, Akaretler'de başka bir binaya nakledildi. Bir taraftan düşmanla yapılan Milli Mücadele'ye yardım edildi. Diğer taraftan da futbol takımı Şeref Bey tarafından tekrar güçlü hale getirildi.

(Fotoğraf: Fuat Balkan (uzun boylu) ve büyük kardeşi Fethi Balkan Paşa askeri üniforma ile...)





YENİ LİG'İN KURULUŞU

O tarihlerde cuma günleri oynanan İstanbul Ligi'nde Fenerbahçe, Galatasaray, Altınordu, Süleymaniye, İdman Yurdu gibi takımlar bulunuyordu. Beşiktaş 1920'lerin öncesinde iki ezeli rakibiyle karşılaşmamışsa da Süleymaniye ve İdman Yurdu'nu mağlup etmiş bir takımdı. 1919'da Beşiktaş ve diğer kulüplerin lige katılma isteği Lig Tertip Komitesi tarafından uzun bir süre bekletildikten sonra kabul edilmedi. Pazar günleri de azınlık takımları Pera, Araks, Maccabi, Stella, Strugglers'in yer aldığı Pazar Ligi maçları oynanıyordu. Şeref Bey, Beşiktaş gibi cuma ligine alınmak istemeyen takımların idarecileriyle Türk İdman Birliği Ligi adı altında bir lig kurdu. Çekilen kurada 10 takım A Grubu'nda Beşiktaş, Hilal, Kumkapı, Altınörs ve Türkgücü, B Grubu'nda da Darüşşafaka, Vefa, Üsküdar, Beylerbeyi ve Haliç şeklinde yer aldı.





İLK YILDA İLK ŞAMPİYONLUK

Grubunda bütün maçlarını kazanan Beşiktaş, finalde diğer grubun birincisi Darüşşafaka ile karşı karşıya geldi. 23 Temmuz 1920'de oynanan bu maçı Siyah-Beyazlı takımımız, 2-1 kazanarak tarihimizdeki ilk şampiyonluğumuzu elde etti.





BEŞİKTAŞ'IN KURUCULARI

Ahmet Fetgeri (Aşeni), Mehmet Ali Fetgeri (Aşeni), Osman Paşazade Mehmet Şamil (Şhaplı), Hüseyin Bereket, Kadızade Nazım Nazif (Ander) ve 20’ye yakın genç Beşiktaş'ın ilk kurucularıdır. Kurucuların ortak özellikleri Kafkas kökenli olmalarıdır. Ahmet ve Mehmet Ali Fetgeri kardeşler, Gürcistan tahtına kadar yükselmiş, Batum civarından göç etmiş bir soydan gelmektedirler. Mehmet Şamil ve Hüseyin Bereket, Dağıstan aslanı Şeyh Şamil’in soyundan gelmektedirler.





BEŞİKTAŞ'IN FUTBOL ŞEREF TABLOSU

OSMANLI DEVRİ

1919-1920 İST."TÜRK İDMAN BİRLİĞİ LİGİ" ŞAMP.
1920-1921 İST."TÜRK İDMAN BİRLİĞİ LİGİ" ŞAMP.
1921-1922 İST."PAZAR LİGİ" ŞAMPİYONU

CUMHURIYET DEVRİ

1923-1924 İST.LİGİ ŞAMPİYONU
1933-1934 İST.LİGİ ŞAMPİYONU
1934 TÜRKİYE FUTBOL ŞAMPİYONU
1934-1935 İSTANBUL SİD ŞAMPİYONU
1937-1938 TEYYARE KUPASI ŞAMPİYONU
1938-1939 İST.LİGİ ŞAMPİYONU
1939-1940 İST.LİGİ ŞAMPİYONU
1940-1941 İST.LİGİ ŞAMPİYONU
1940-1941 MİLLİ KÜME (Türkiye Ligi Şamp.)
1941-1942 İST.LİGİ ŞAMPİYONU
1942-1943 İST.LİGİ ŞAMPİYONU
1943 İSTANBUL KUPASI ŞAMPİYONU
1943 İZMİR FUAR KUPASI ŞAMPİYONU
1943-1944 MİLLİ KÜME (Türkiye Ligi Şamp.)
1944 BAŞBAKANLIK KUPASI ŞAMPİYONU
1944-1945 İST.LİGİ ŞAMPİYONU
1945 İSTANBUL KUPASI ŞAMPİYONU
1945-1946 İST.LİGİ ŞAMPİYONU (8 Yılda 7 kez.)
1946-1947 MİLLİ KÜME (Türkiye Ligi Şamp.)
1947 BAŞBAKANLIK KUPASI ŞAMPİYONU
1949-1950 İST.LİGİ ŞAMPİYONU
1950-1951 İST.PROF.LİGİ ŞAMPİYONU (ilk)
1951 TÜRKİYE FUTBOL ŞAMPİYONU
1951-1952 İST.PROF.LİGİ ŞAMPİYONU
1952-1953 İST.PROF.LİGİ ŞAMPİYONU
1956-1957 TÜRKIYE LİGİ (Fed.Kupası) ŞAMPİYONU
1957-1958 TÜRKİYE LİGİ (Fed.Kupası) ŞAMPİYONU
1959-1960 TÜRKIYE LİGİ ŞAMPİYONU

(Mahalli ligler dikkate alınmadan doğrudan doğruya)

1965-1966 SPOR TOTO KUPASI ŞAMPİYONU
1965 TSYD KUPASI ŞAMPİYONU
1965-1966 TÜRKİYE LİGİ ŞAMPİYONU
1966 TSYD KUPASI ŞAMPİYONU
1966-1967 TÜRKİYE LİGİ ŞAMPİYONU
1967 CUMHURBAŞKANLIĞI KUPASI ŞAMPİYONU
1968 SPOR TOTO KUPASI ŞAMPİYONU
1969-1970 SPOR TOTO KUPASI ŞAMPİYONU
1971-1972 SPOR TOTO KUPASI ŞAMPİYONU
1971 TSYD KUPASI ŞAMPİYONU
1972 TSYD KUPASI ŞAMPİYONU
1974 TSYD KUPASI ŞAMPİYONU
1974 BAŞBAKANLIK KUPASI ŞAMPİYONU
1974 CUMHURBAŞKANLIĞI KUPASI ŞAMPİYONU
1974-1975 TÜRKİYE KUPASI ŞAMPİYONU
1977 BAŞBAKANLIK KUPASI ŞAMPİYONU
1981-1982 TÜRKİYE LİGİ ŞAMPİYONU
1984 TSYD KUPASI ŞAMPİYONU
1984-1985 AMATÖR İST.LİGİ ŞAMPİYONU
1985 TÜRKİYE AMATÖR FUTBOL ŞAMPİYONU
1985 TSYD KUPASI ŞAMPİYONU
1985-1986 TÜRKİYE LİGİ ŞAMPİYONU
1986 CUMHURBAŞKANLIĞI KUPASI ŞAMPİYONU
1988 TÜRKİYE AMATÖR FUTBOL ŞAMPİYONU
1988 BAŞBAKANLIK KUPASI ŞAMPİYONU
1988 TSYD KUPASI ŞAMPİYONU
1989 TÜRKİYE KUPASI ŞAMPİYONU (Fed.Kupasi)
1989 CUMHURBAŞKANLIĞI KUPASI ŞAMPİYONU
1989-1990 TSYD KUPASI ŞAMPİYONU
1989-1990 TÜRKİYE LİGİ ŞAMPİYONU
1990 TÜRKİYE KUPASI ŞAMPİYONU (Fed.Kupası)
1990-1991 TSYD KUPASI ŞAMPİYONU
1990-1991 TÜRKİYE LİGİ ŞAMPİYONU
1991-1992 TÜRKİYE LİGİ ŞAMPİYONU (ilk namağlup)
1991-1992 CUMHURBAŞKANLIĞI KUPASI ŞAMPİYONU
1993 TSYD KUPASI ŞAMPİYONU
1993-1994 TÜRKIYE KUPASI ŞAMPİYONU
1994 CUMHURBAŞKANLIĞI KUPASI ŞAMPİYONU
1994-1995 TÜRKİYE LİGİ ŞAMPİYONU
1996 TSYD KUPASI ŞAMPİYONU
1997 BAŞBAKANLIK KUPASI ŞAMPİYONU
1998 TÜRKİYE KUPASI ŞAMPİYONU
1998 CUMHURBAŞKANLIĞI KUPASI ŞAMPİYONU
2000 ATATÜRK KUPASI ŞAMPİYONU
2002-2003 TÜRKİYE LİGİ ŞAMPİYONLUĞU
2005-2006 TÜRKİYE KUPASI
2006-2007 TÜRKİYE SÜPER KUPASI
2006-2007 TÜRKİYE KUPASI
2008-2009 TÜRKİYE KUPASI
2008-2009 TÜRKİYE LİGİ ŞAMPİYONLUĞU
2010-2011 TÜRKİYE KUPASI ŞAMPİYONLUĞU

2015/2016 TÜRKİYE LİGİ ŞAMPİYONLUĞU



BAŞARILARIMIZ

  • En fazla resmi İstanbul Ligi Şampiyonu (15 Kez).
  • Üst üste beş yıl İstanbul Şampiyonu olan tek Kulüp (1939-1943).
  • İstanbul Ligleri’nde en fazla gol atan takım (1 Sezonda 90 Gol, 8 Yılda 599 Gol)
  • Resmi Lig’de 18 maçta 18 galibiyet alan tek takım.
  • Resmi Ligler’de en fazla "namağlup şampiyon" olan takım (7 Kez).
  • Türkiye Ligi’nde "Namağlup Şampiyon" olan tek takım.
  • Türk Milli Takımı'nı temsil hakkı verilen tek takım.
  • Ambleminde AY-YILDIZ olan tek Kulüp.
  • En fazla Centilmenlik Kupası alan takım (19 Kez).
  • Genç Takımlar Futbol Ligi'nde en çok İstanbul ve Türkiye Şampiyonu olan Kulüp (30 Kez).
  • Eskrimde Balkan şampiyonu olan Kulüp.
  • "19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı" fikrini ortaya atıp uygulamasını ve kanunlaşmasını sağlayan Kulüp.
  • Grekoromen güreşi, öncelikle kulüplere, daha sonra da Türkiye'ye yayan Kulüp.
  • Atletizm, eskrim, boks, basketbol, güreş ve futbolda Türkiye şampiyonlukları olan Kulüp.
  • Sırıkla atlamayı Türkiye'ye getiren Kulüp (Ressam Namik İsmail).
  • Okullarda "Beden Terbiyesi" dersleri veren Kulüp.
  • Türkiye'nin en zengin tesislerine sahip Kulübü.
  • Türkiye'de her branşta "Spor Okulları" açan tek Kulüp.
  • Alt yapısından en çok yıldız yetiştiren Kulüp.
  • Üst üste 56 maç yenilmeyen tek kulüp "Yenilmez Armada".
  • Üst üste en fazla arka arkaya galip gelen takım (18 Kez).
  • İki senede sadece 1 yenilgi alan tek takım.
  • Resmi bir maçta 10 gol atan tek takım; 1989-90 sezonunda Beşiktaş-Adana Demirspor: 10-0 Ali Gültiken (4), Metin Tekin (3) ve Feyyaz Uçar (3).
  • Evinde 10 sene hiçbir Anadolu takımına yenilmeyen tek takım.
  • Lig tarihinde en uzun süre yenilmeyen ekip (48 maç) Beşiktaş, 1990-91 sezonunun 26. haftasında Gençlerbirliği'ne 2-0 yenildikten sonra, 1991-92 sezonunu yenilgisiz kapattı. Besiktaş tam 48 hafta sonra, 1992-93 sezonunun 13. haftasında Galatasaray'a 3-1 yenildi
  • Birinci futbol liginde üst üste en çok maç kazanma rekoru (1959-60 sezonu üst üste 13 maç).
  • Türkiye'de bütün kuruluşlar ISO 9001: 1994'e göre belgeli olmasına rağmen, Beşiktaş Jimnastik Kulübü ISO 9001: 2000 revizyonuna göre belgelendirilmiş ilk kuruluş. Beşiktaş Jimnastik Kulübü, sportif branşlar yönetimi ve spor tesisleri işletimi, marka ve amblemli ürün pazarlama ve satışı, basın, halk, üye ve taraftar iletişimi ile üyelik hizmetleri alanlarında ISO 9001: 2000 versiyonuyla Türkiye'de belgelendirilmiş ilk ve tek spor kulübü.
BEŞİKTAŞ'IN İLKLERİ
  • Ulu önder Atatürk'ün ilk ilgilendiği ve ziyaret ettiği Kulüp (1914).
  • İlk kurulan Spor Kulubü (1903)
  • ilk tescil edilen Spor Kulübü (1910).
  • İlk spor tesisi ve lokali kuran Kulüp (Akaretler-1909).
  • İlk resmi İstanbul Ligi şampiyonu (1924).
  • İlk eskirim şampiyonu Kulüp.
  • İlk atletizm şampiyonu Kulüp.
  • İlk güreş şampiyonu takım.
  • İlk voleybol şampiyonu takım.
  • İlk Başbakanlık Kupası.
  • İlk Federasyon Kupası.
  • 20 takım arasında yapılan ilk Türkiye Ligi'nde şampiyonu.
  • Olimpiyatlara ilk defa bayan sporcu yollayan Kulüp (1936-Berlin).
  • Ülkemizde ilk defa sahnede spor gösterisi ve jimnastik hareketi düzenleyen Kulüp (1910 / Kadıköy Apollon Sineması).
  • İlk sualtı sporları yapan Kulüp.
  • İlk kıtalar arası seyahat yapan Kulüp (USA).
  • İlk boks şubesi kuran antrenörler yetiştiren Kulüp.
  • Türkiye'de dekatlon yarışları yapan ilk Kulüp.
  • İstanbul'da ilk defa uluslararası güreş turnuvası yöneten Kulüp (1910-1911).
  • İlk maraton müsabakasını kazanan sporcu "Maratoncu İbrahim".
  • İlk "Atış Poligonunu" kuran Kulüp.
  • Türkiye’de Engelli Şubesi olan ilk Spor Kulübü.
  • Dünya’da ve Türkiye’de çocuk dergisi çıkartan ilk ve tek Spor Kulübü.
  • Türkiye’de turizm şirketi kuran ilk ve tek Spor Kulübü.
  • Türkiye’de sigorta şirketi kuran ilk ve tek Spor Kulübü.
  • Türkiye Süper Kupası'nı (2006-2007 sezonu) kazanan ilk Spor Kulübü.

BAŞKANLARIMIZ

Kulübümüz’ün ilk Başkanlık onuru M.Şamil Şhaplı’ya ait. İlk başkanımız bu görevde 1903-1908 yıllarında arasında bulundu.

TARİH SIRASINA GÖRE BJK. BAŞKANLARI
1903-1908 Mehmet Şamil
1908-1911 Şükrü Paşa
1911-1918 Fuat Paşa
1918-1923 Fuat Balkan
1923-1924 Salih Bey
1924-1926 Ahmet Fetgeri Aşeni
1926-1928 Fuat Balkan
1928-1930 Ahmet Fetgeri Aşeni
1930-1932 Emin Şükrü Kunt
1932-1935 A. Ziya Karamürsel
1935-1938 Fuat Balkan
1938-1939 A. Ziya Karamürsel
1939-1941 Yusuf Ziya Erdem
1941-1942 A. Ziya Karamürsel
1942-1950 A. Ziya Kozanoğlu
1950 Ekrem Amaç
1950-1952 Salih Fuat Keçeci
1952-1955 Abdullah Ziya Kozanoğlu
1955-1956 Tahir Söğütlü
1956-1957 Danyal Akbel
1957- Ferhat Nasır
1957-1958 Nuri Togay
1958 Enver Kaya
1959-1960 Nuri Togay
1960-1963 Hakkı Yeten
1963-1964 Selahattin Akel
1964-1966 Hakkı Yeten
1966-1967 Hasan Salman (17.06.1966-11.02.1967)
1967-1968 Hakkı Yeten
1968-1969 Talat Asal
1969-1970 Rüştü Erkuş (08.12.1969-26.01.1970)
1970 Nuri Togay (10.02.1970-29.03.1970)
1970-1971 Agasi Şen
1971-1972 Himmet Ünlü
1972-1973 Şekip Okçuoğlu (21.06.1972-13.01.1973)
1973-1977 Mehmet Üstünkaya
1977-1979 Gazi Akınal
1979 Hüseyin Cevahir (11.04.1979-20.05.1979)
1979–1980 Gazi Akınal (21.05.1979-27.09.1980)
1980-1981 Rıza Kumruoğlu (30.09.1980-28.03.1981)
1981-1984 Mehmet Üstünkaya
1984-2000 Süleyman Seba
2000-2004 Serdar Bilgili
2004-2007 Yıldırım Demirören
2007-2010 Yıldırım Demirören
2010-2012 Yıldırım Demirören
2012 - Fikret Orman


BJK DİVAN BAŞKANLARI
1960-1962 Enver BALKAN
1962-1964 Enver ABİRAL
1964-1966 Selahattin AKEL
1966-1968 Cahit CAKA
1968-1970 Şekip OKÇUOĞLU
1970-1972 Şekip OKÇUOĞLU
1972-1974 Şekip OKÇUOĞLU
1974-1976 Rüştü ERKUŞ
1976-1978 Şekip OKÇUOĞLU
1978-1980 Şekip OKÇUOĞLU
1980-1982 Şekip OKÇUOĞLU
1982-1984 Turgay ATASÜ
1984-1994 Ahmet PAFTALI
1994-1996 Sabri ALINAK
1996-1997 Oktay ÇOKYÜKSEL
1997-2000 Yilmaz SOYSAL
2000-2000 M. Ferhan DİNÇER
2000-2000 B.Burhan TANIŞ
2000-2002 Gazi AKINAL
2002-2007 Şeref NASIR
2007- Yalçın KARADENİZ



TEKNİK DİREKTÖRLERİMİZ
Tarih Teknik Direktör Uyruk
1911-1925 Şeref Bey Türk
1925-1935 Zinger Macar
1935-1944 Refik Osman Top Türk
1944-1946 Charles Howard İngiliz
1946-1948 Refik Osman Top Türk
1948-1949 Guiseppe Meazza İtalyan
1949 Hakkı Yeten Türk
1949-1950 Eric Keen İngiliz
1950-1951 Hakkı Yeten Türk
1951-1952 Alfred Cable İngiliz
1952-1953 Sadri Usuoğlu Türk
1953-1954 Sandro Puppo İtalyan
1955-1956 Cihat Arman Türk
1957 Eşref Bilgiç Türk
1956-1957 Jozef Meszaros Macar
1957-1958 Leandro Remondini * İtalyan
1959 Hüseyin Saygun Türk
1959-1960 Andras Kutik* Macar
1960-1961 Sanrdro Puppo İtalyan
1961 Şeref Görkey Türk
1961-1962 Andras Kutik Macar
1962-1963 Ljubisa Spayiç Yugoslav
1963-1964 Ernst Melchior Avusturya
1964-1967 Ljubisa Spayiç* Yugoslav
1967-1968 Jane Janevski Yugoslav
1968-1969 Krum Milev Bulgar
1969-1970 Milovan Çiriç Yugoslav
1970-1971 Dumitru Teoderescu Romen
1971-1972 Gündüz Kılıç Türk
1972-1973 Abdullah Gegiç Türk
1973-1974 Metin Türel Türk
1974-1975 Horst Buhtz Alman
1975-1976 Gündüz Tekin Onay Türk
1977 İsmet Arıkan Türk
1977-1978 Milos Milutunoviç Yugoslav
1978-1979 Doğan Andaç Türk
1979-1980 Serpil Hamdi Tüzün Türk
1980-1981 Metin Türel Türk
1980-1983 Dorde Miliç* Yugoslav
1983-1984 Ziya Taner Türk
1984-1986 Branko Stankoviç* Yugoslav
1986-1987 Miloş Milutinoviç Yugoslav
1987-1993 Gordon Milne* İngiliz
1993-1996 Cristoph Daum* Alman
1996-1997 Rasim Kara Türk
1997-1998 J. Benjamin Toshack Galler
1998-1999 Karl Heinz Feldkamp Alman
1999-2000 Hans Peter Briegel Alman
2000-2001 Nevio Scala İtalyan
2001-2002 Cristoph Daum Alman
2002-2004 Mircea Lucescu* Rumen
2004-2005 Vicente Del Bosque İspanyol
2005-2005 Rıza Çalımbay Türk
2005-2007 Jean Tigana Fransız
2007-2008 Ertuğrul Sağlam Türk
2008-2010 Mustafa Denizli* Türk
2010-2011 Bernhard Schuster Alman
2011-2012 Carlos Carvalhal-Tayfur Havutçu Portekiz / Türk
2012-2012 Tayfur Havutçu Türk
2012-2013 Samet Aybaba Türk
2013-2015 Slaven Bilic - Hırvat
2015-Şenol Güneş - Türk

Not: * işaretli teknik direktörler ile Beşiktaş lig şampiyonluğuna ulaşmıştır.





VODAFONE ARENA


23 Kasım 1947’de ilk karşılaşması ile kapılarını açan İnönü Stadyumu o günden günümüze Süleyman Seba, Hakkı Yeten (Baba Hakkı), Sanlı Sarıalioğlu, Rasim Kara, Rıza Çalımbay, Metin-Ali-Feyyaz ve daha birçok değerli isme ve bunun da ötesinde Beşiktaş ruhuna ev sahipliği yapmıştı.

2012-13 sezonunun 33. haftasındaki Gençerbirliği maçıyla İnönü Stadı’na veda eden Beşiktaş, Fikret Orman başkanlığındaki yönetimin yoğun çalışmaları sonucunda eski stadı yıkarak yerine kendi imkanlarıyla Vodafone Arena'yı inşaa etti.

Beşiktaş Camiasının 1065 gün süren stadyum hasreti, 11 Nisan 2016'da oynanan Beşiktaş-Bursaspor karşılaşmasıyla sona erdi.

10 Nisan 2016'da ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun da aralarında bulunduğu devlet protokolü, siyaset dünyasının önde gelen isimleri, Beşiktaş JK Başkanı Fikret Orman ve Yönetim Kurulu ile Divan Kurulu Üyelerimizin katıldığı Portokol Açılışı gerçekleştirildi.

İnönü’nün güçlü tarihi mirasını, asil ruhunu ve Vodafone’un teknolojik gücünü arkasına alan Beşiktaş’ın yeni evi Vodafone Arena yeni zaferler için inşa edildi.

Vodafone, Beşiktaş'ın yeni stadyumunu Türkiye'nin ilk akıllı stadyumu haline getirdi. Avrupa ve Amerika'nın birçok yeni stadyumunda hayata geçirilen zengin içerikli dijital ekran çözümleri ile genişbant mobil ve Wi-Fi ağıyla donatılan Vodafone Arena, taraftarlara ve ziyaretçilere maç günleri unutulmaz bir deneyim yaşatmakta. Farklı boyutlarda HD monitörler, İnteraktif ekranlar stadın farklı farklı noktalarında; taraftar röportajları, istatistikler, promosyonlar ve o an oynanan diğer müsabaka sonuçlarını an be an yayınlanabiliyor. Yüksek hızlı mobil ve Wi-Fi internet bağlantısı ile akıllı telefonlarla maça ilişkin bilgilere istenildiği anda ulaşılması mümkün kılınyor.

Vodafone Arena, Beşiktaş’ın yeni evi olmanın yanı sıra, halkın eğlence ve güzel zaman geçirme ihtiyacını karşılayacak nitelikte dizayn edilmekte. Kompleks aynı zamanda eğlence merkezi, konser arenası, yaşam alanı ve moda merkezi olarak da hizmet verecek şekilde tasarlandı. Uluslararası müsabakalar, ünlü sanatçıların konserleri, dünyaca tanınmış tasarımcıların defileleri de bu kompleksin çatısı altında kendine yer bulacaktır. Beşiktaş Müzesi, Kartal Yuvası stattaki yerini yenileyerek korurken, Vodafone Cep merkezi de taraftarlara ve ziyaretçilere hizmet edecek. Kısaca Vodafone Arena, sadece maç günlerinin değil, her gün gidilebilir, zaman geçirilebilir bir yaşam alanı olarak konumlanmaktadır.

Beşiktaşlılar'ın unutulmaz zaferler ve kupalar yaşayacağı Vodafone Arena ile buluşma günü 11 Nisan 2016... Beşiktaş-Bursaspor mücadelesiyle kapılarını açan Vodafone Arena, Beşiktaş'ın kendi mali kaynaklarıyla inşaa ettiği ve ülkemize kazandırdığı büyük bir eser olarak yükselmekte

2016-2017 Futbol A Takım Kadro

upload_2016-9-1_14-27-17.png




Kara Kartallarımız

1- pesimist
2- amesfa
3- Mai Nai
3- keyloger
4- Elbruz46
5- kosasker
6- Blackout
7- friendly
8- mazruf
9- soner23
10- lb.bingol
11- Liweru
12- tambjk
13- Uranos
14- Aretios
15- TheDestroyer35
16- barıs772
17- WarriorEagle
18- köroglu
19- -MuzaffeR-
20- spybot
21- hayalci
22- EzberimSin
23- CAMBAZ
24- canki1903
25- kkoray
26- altugkartal
27- How High
28- ryodo
29- hayalci
30- django
31- ProRat`
32- panda
33- pro20000
34- yer6
35- speedfreak
36- acı_gerçek
37 -karakartal71
38- FeeLiT
40- _TEUFEL_
41- murmillo
42- blogger
43- Dea
44- TbontbLethe
45- [email protected]
46- KatyPerry
47- luiszivo
48- vacip42
49- Dash (Kör Cerrah)
50-SONG JOONG KI / 송중기
51-Tys23
52-B-Mehovic

Listeye girmek için bölüm moderatörünü etiketleyerek mesaj yazabilirsiniz :)
 
Son düzenleyen moderatör:

yer6

Profesör
Katılım
5 Eyl 2007
Mesajlar
2,401
Puanları
48
hemen üye olıyım :D nasıl olunucak ?...
 

amesfa

Dekan
Onursal Üye
Katılım
10 Eyl 2007
Mesajlar
9,925
Puanları
48
Bak Bak ÇARŞI olmadan olurmu hiç




Beşiktaş Jimnastik Kulübü
Kuruluş:1903
BJK Plaza Akaretler Süleyman Seba Caddesi, No. 92
Besiktaş 80690
İstanbul/Türkiye
Resmi Site:www.bjk.com.tr


KURULUŞ

1900 başlarıydı ve Türkiye'de kulüp düzeyinde spor faaliyetlerinin yapılması henüz yasaktı. Yani Kral 2. Edward'ın yasaklarının aynısı bizim ülkemiz için de geçerliydi. Spor kulüplerinin kurulması ve faaliyete geçmesi de siyasal nedenlerle mümkün değildi. Saray, her türlü toplantı ve gösteri yasağı uyguluyor ve özetle gençler spor yapmak imkanından mahrum kalıyordu.Yasak ve baskılara karşın gençler kendi ülkelerindeki gurbeti, yabancı ve azınlıklara tanınan serbestliğe ulaşmak çabası içinde yeneceklerdi. Yasak ve baskı dinlemeyenler İstanbul'un çeşitli semtlerinde birleşmeye başlamışlardı. Spor sevdalısı Beşiktaş'ın ilk öncüleri 1900 başlarında harekete geçen 26 genç insan; Hüseyin Bereket Mehmet Samil (Medine Muhafızı ve Şeyhülharem Osman Paşa'nın oğulları) Ahmet Fetgeri (Bahriye Subayı), Mehmet Ali Fetgeri (Yirmi Hareketli Terbiye-i Bedeniye ve Kadın Jimnastiği" adlı kitapların yazarı.), Fuat Balkan (Trakya Bağımsızlık Mücadelesi Önderlerinden, Türkiye'ye Eskrim Sporu'nu getiren ve aile fertleriyle 4 olimpiyata katılmış ender sporculardan.), Muhittin Pasa (Beyoğlu Mutasarrıfı), Mazhar Kazancı (C. Mustafa Paşa'da 11. Suvari Alayı Mulazim, Türkiye'nin ilk jimnastik hocalarından), Nazim Nazif Ander, Haydar Bey Cami Baykurt (Politikaci, Yazar… 1945'te çıkan Yeni Dünya Gazetisi'nin sahibi), Behçet Bey (Padişah Abdülhamit'in Kuşçubaşı'sı), Şevket Cenani (Basvekil Kadri Pasa'nın oğlu), Mahmut Naci Bey (Osmanlı Mebusan Meclisi Üyesi ve Trablusgarp Milletvekili), Refik Bey(Türkiye'nin ilk eskrimcilerinden), Şükrü Pasa (Serasker Rıza Paşa'nın oğlu), Hacı Ahmet Pasa (Enver Paşa'nın babası), Kılıç Ali ( Atatürk'ün silah arkadaşı,1. devre Gaziantep Milletvekili, Gündüz Kılıç'ın babası) Ziya Karamürsel (İstanbul Milletvekili), Kenan Bey (Padişah'ın özel hafiyesi), Yüzbaşı Fethi Bey (İlk şehit pilotumuz), Şeraffettin Bey(İzmir'e ilk giren suvari subayı), Şeref Bey (Yıldız", "Çırağan" ve "Dolmabahçe" saraylarına hizmet eden çeşitli arabalarla atların muhafaza edildiği, bugünkü İnonu Stadı'nın bulunduğu yerde olan, "Has Ahır"ın en onemli yetkili amiri.) Celal Davut Hami Bey, Fuat Paşa Kamil Beyler1902 yılının Kasım'ında Serencebey'de bir araya gelmiş ve kulüp kurmaya karar vermişlerdi. Bu istek 1903 yılının Mart ayında gerçekleşecekti.


Tarihçe

"Beşiktaş Jimnastik Kulübü" 1903 yılının Mart ayı içinde ekserisi saraya mahsup 26 genç tarafından, Serencebey’deki "Osman Paşa Konağı"’ında kuruldu... Başlangıçta, "İstibdat Rejimi’nin baskısından kurtulamayan Beşiktaş’lı kurucu ve sporcuları, sarayın bireyleri olarak, sadece spor yapmak amacıyla bir kulüp kurma teşebbüsünde bulunduklarını Seryaver Mehmet Paşa kanalıyla Padişah II.Abdülhamid’e kanıtladıktan sonradır ki, O’nun özel izniyle faaliyetini sürdürme imkanı buldu... Padişahın tek şartı, "İngilizlerin icadı ayak topunu oynamayacaksınız" sözleriyle belirlenmişti... Bu yüzden Beşiktaş’ın futbol faaliyeti, II.Meşrutiyet - Hürriyet Rejimi’nin ilanını takip eden yıllarda, yani ancak 1911’de hayata geçebilmişti... İlk adı "Beşiktaş Bereket Jimnastik Kulübü" olan kulüp, faaliyetinin daha net bir şekilde anlaşılması için, isminde bir değişiklik yapmış ve "OSMANLI BEŞİKTAŞ TERBİYE-İ BEDENİYE MEKTEBİ" adını alarak, Saray Emniyet Teşkilatı’na gerçek amacının sadece "gençlere spor yaptırmak" olduğunu kanıtlamaya çalışmıştı...

1908’de ilan edilen "İkinci Meşrutiyet"in arkasından, "Cemiyetler Kanunu’nun yürürlüğe girmesiyle spor kulüplerinin bağlı oldukları kaymakamlıklarda tescil işlemlerini yaptırmaları sonucunda, siyah-beyazlı kulübün adı bu defa da "OSMANLI BEŞİKTAŞ JİMNASTİK KULÜBÜ" oldu. Cumhuriyet’in ilanı ile birlikte "Osmanlı" sözcüğü kaldırtılarak isim, bugünkü son şeklini aldı... Beşiktaş’ın ilk renkleri Kırmızı-Beyaz’dı... "Balkan Harbi" sırasında binlerce vatan evladının şehit düşmesi ve Balkanlar’ın önemli bir bölümünün kaybı üzerine teessüre kapılan Beşiktaş Kulübü, fevkalade kongreye başvurmuş, ittifakla aldığı kararla: "Balkan topraklarının tamamı, tekrar Türk milletinin oluncaya kadar, Kırmızı-Beyaz olan renklerini "Siyah-Beyaz"a çevirmiştir... Beşiktaş’a "KARAKARTAL" lakabı ise, 1932-1933 sezonunda Fenerbahçe ile oynanan "Lig Şampiyonluğu Finali’nde verilmiştir. Şeref Bey’in ölümü münasebetiyle simsiyah formalarla maça çıkan Beşiktaş Takımı, 90 dakika tek kale oynadığı oyunda, ezeli rakibinin kalesine tam 66 akın yapınca, seyirciler; "Karakartallar gibi saldırıyor" haykırışlarıyla, ona yepyeni bir ünvan bahsetmişlerdir...

O gün, beraberlik halinde dahi Fener’in şampiyon olacağı bu kritik maçta, Beşiktaş’ın nizami golünü iptal eden hakem Kemal Halim’in taraflı tutumu, Siyah-Beyazlı Takım’ı hakettiği bir başarıdan men etmiştir. Çok değil bir sezon sonraki karşılaşmalarda ise Beşiktaş hem İstanbul Ligi’ni hem de Türkiye Futbol Şampiyonluğu’nun kazanarak, bir yıl evvel kendisine yapılan haksızlığa en anlamlı cevabı vermiştir.

Beşiktaş Jimnastik Kulübü, Osmanlı Sarayı’na mensup ailelerin fertleri tarafından bir spor teşekkülüdür. Kurucuları, yöneticileri ve sporcuları arasında, "müşir"ler, "seryaver"ler, "elçi"ler kara, hava, deniz subayları, çok iyi eğitim görmüş meslek sahipleri daima çoğunluğu teşkil etmişlerdir.... Bununla beraber, bu "saray kulübü" zamanla kapılarını halk kesimlerine de açmakta sakınca görmemiş ve iyi ahlaklı olması şartıyla, işçi, esnaf gibi küçük işlerle uğraşan sporculara da bünyesinde "spor yapma imkanı" vermiştir. Üstelik her dönemde.... İş ve göreve bağlılık, cemiyetlerin bünyesinde önemle üzerinde durulan bir husustur. Eskiler buna "vazife mukaddesatı" derler...

Bu özelliklerden uzak kalan fertler, takdir ve tasvip göremez, tenkit konusu olurlar. Ferdin cemiyetle bu en yakın ilişkisi, meslek gruplarının doğmasına ve çeşitlenmesine sebebiyet vermiştir. Fertler de şahsi yeteneklerine, yetişme olanaklarına göre bu meslek gruplarına katılarak, gerek kitleye karşı sorumluluklarını ve gerekse yaşamlarını sürdürme yollarını sağlarlar... Uzun tahsilin, geniş kültürün getirdiği meslekler yanında, basit metodlarla elde edilen iş ve görevlere de rastlanır toplumumuzda... Böylece gruplarda kademe, kademe bir irtifa görülür. İleri cemiyetlerde insanlar, jüri durumundaki toplum, her çeşit meslek grubuna layık olduğu değeri verdiği gibi, dürüstlük çerçevesi içinde yapılan her işi, mukaddes ve muteber sayar...Zaten "zirvesiz bir piramit olamayacağı gibi, tabansız bir zirveye de rastlayabilmek mümkün değildir" dünyamızda.... Nedense bu gerçeğin maddi cephesindeki fizik kaidesi, mukaddesatta eşitliğe ulaştığa halde, aynı değerlendirme, manevi cephesinde müşahade edilemiyor.... Beşiktaş’a rekabetin en fazla görüldü spor sahalarında tahkir edercesine ve çalışma hayatımızı manalandıran iş, meslek piramidinin bir seviyesine tecavüze yeltenerek "ARABACILAR" diye bağıranlara şu suali sormak lazım: Acaba mühendisler, avukatlar, doktorlar, diplomatlar ya da bakkallar, ameleler köfteciler yakıştırmaları şeklinde bağırsalardı. Siyah-Beyaz renkler için ne farkederdi?

Ne gibi bir hissiyatın tesiri altında kalırlardı Siyah-Beyazlılar. Şüphesiz ki hiç... Ancak, yıllardır Beşiktaş’ın tarihi ile iç içe olmuş bir araştırmacı olarak bu camianın bilinmeyen yönlerini spor kamuoyuna anlatmak, öğretmek ve bazı kendini bilmezleri biraz olsun aydınlatmak, meslek ilkemizdir.... Açıklayalım: Beşiktaş Jimnastik Kulübü spor tarihini tetkik edenler bilirler. Osmanlı Sarayı bünyesinde oluşmuş olan bu gençlik teşekkülü "İstibdat Dönemi" nin zor şartlarına rağmen, bir spor akademisi hüviyeti taşıdığı içindir ki, Padişah II.Abdülhamit’in özel izniyle faaliyetlerini sürdürebilmiştir. Başlangıçta onlar bile meşhur "Hasan Paşa Karakolu" na davet edilip sorguya çekilmiştir, Seryaver Mehmet Paşa’nın müdahalesiyle, zindana atılmaktan, Fizan’a sürülmekten son anda kurtulmuşlardı... Her birinin saraya mahsup aile fertleri oluşları, amaçlarının sadece spor yapmak ve yeni sporcular yetiştirmek üzere planladığı açıklık kazandığı içindir ki, bir ayrıcalığa sahip olabilirmiştir.

Beşiktaş’lı sporcular, İstabli Amire (Has Ahır) Müdürü’nün de Beşiktaş’a katılmasından faydalanarak, Serencebey’deki idman mahalli olan "Osman Paşa Konağı"na gidip, gelirlerken, Dolmabahçe Saray Arabaları’ndan istifade etmeye başlamışlardı. Her hareketin göze battığı ve dedikodu mevzuu olduğu o günlerde, saray arabalarıyla haftanın muayyen günlerinde yapılan bu seyahatler, halkın Beşiktaş’lı gençlere: "SARAY ARABALARIYLA GEZEN GENÇLER" ya da "SARAY ARABALILAR" şeklinde isimler takmalarına sebep olmuştur.... O zamanlar, samimi ve sıcak bir ifadenin mahsulü olan bu tabirler, herhalde zaman geçtikçe Beşiktaş’ın ihtişamı karşısında tedirgen olan rakip taraftarlarca istismar edilerek, "ARABACILAR" olarak değiştirilmiştir. Konumuzun başında da ifade ettiğimiz gibi, Osmanlı İmparatorluğu döneminde saraydan doğup serpilen, yaşamını Cumhuriyet Türkiye’sine taşıyarak asırlık bir çınar ağacı gibi, sportif ve sosyal etkinlikleriyle "dev bir görüntü" arzeden Beşiktaş Jimnastik Kulübü, üst düzey her meslek grubuyla olduğu kadar, işçisi, esnafı ile de ifthar eden bir cemiyettir...

BİR KISIM AZINLIKLARIN TEŞVİKİ İLE YUNANLI SUBAYLAR BEŞİKTAŞ KULÜBÜ LOKALİNİ YAĞMA ETMİŞLERDİ.

1918 yılında "1.Cihan Harbi" sona ermiş ve "Mondros Mütarekesinin" tabii sonucu olarak 13 Kasım 1918 günü müttefikler İstanbul’u işgal etmişlerdir. O günlerde Beşiktaş Jimnastik Kulübü Akaretler’deki lokali elinden alındığı için Beşiktaş Çarşısı bir kilise binasında ikamet etmek mecburiyetinde kalmıştı. Siyah-Beyazlılar burada çok acı bir felakete uğradılar ve 1903 ile 1918 yılları arasında elde ettikleri tüm şild, kupa, madalya, flama gibi şampiyonluk göstergelerini, çok önemli belgelerle, fotoğraflarını kaybettiler. İstanbul’un işgalini takip eden günlerde, kulübün bu son lokali rumlar tarafından ele geçirilmişti.

Beşiktaş Jimnastik Kulübünün faaliyetlerini ve parlak başarılarını çekemeyen bu kimseler, Yunan Subaylarını da aralarına alıp, tecavüz planlarını fiiliyata dökmekten çekinmediler. Azınlıklar arasında Fısıltı Gazetesi’yle yayılmış olan "Beşiktaş Kulübü, Mustafa Kemal Paşa ile gizli işbirliği yapıyor" söylentileri şüphesiz yağmalamanın asıl sebebi olarak gösterilebilir. Ata’nın Beşiktaş Kulübü’ne yaptığı ziyaretleri ve 56 sahasında gerçekleştirdiği sohbetleri gören (Fuat Balkan tarafından çekilmiş) fotoğraflarda maalesef bu yağma sırasında telef oldular.

[
"EFENDİLER, SİZLERİN VE SPORCULARINIZIN CİDDİ ÇALIŞMALARINI, ÇEVİKLİK VE MAHARETLERİNİ UZUN ZAMANDAN BERİ BÜYÜK BİR ZEVKLE, DİKKATLE İZLİYORUM. SPORDAN YOKSUN BİR GENÇLİK NASIL Kİ VATAN MÜDAFASI SIRASINDA ETKİLİ OLAMIYORSA İNSAN DENEN VARLIĞIN KAFA YAPISI DA NE DERECE TEKAÜL EDERSE ETSİN, BEDENİ İKİŞAFI NOKSAN VE YETERSİZ OLURSA O VÜCUT O KAFAYI İLERİYE GÖTÜREMEZ, TAŞIYAMAZ. BUGÜN BÜNYENİZDE TOPLAYIP, İBNİ METODLARLA YETİŞTİRMEYE ÇALIŞTIĞINIZ BU GENÇLER, TAM ANLAMDA BEDENEN VE FİKREN GELİŞTİKLERİ ZAMAN VATAN MÜDAFASINDA İLMİ SAHALARDA OLDUĞU GİBİ SPOR ALANLARINDA DA AVRUPALI HASIMLARINA TÜRK’ÜN ÖLMEZ GÜCÜNÜ İSPAT EDECEKLERDİR. SİZİ CANDAN KUTLAR, BAŞARILARINIZI HER ZAMAN DUYMAK İSTERİM"....

1961 yılında kendisiyle Beşiktaş Tarihi adına yaptığım bir söyleşide Beşiktaş Kurucusu, Türkiye’nin ilk Güreş Federasyonu Başkanı ve Yazar Ahmet Fetgeri’den aldığım bu Ata’ya ait söylev gerçekte siyah-beyazlı camiaya Atatürk’ün bir vasiyeti olmuştur.

Atatürk’ün Samsun’da milli mücadeleyi başlatarak Türk Milletine istikbali için yeşil ışık yaktığı önemli gündür.Bu bayramın mucidi ise Beşiktaş Kulübüdür. Cumhuriyetin onuncu yılını takip eden yıllarda Beşiktaş Kulübünün büyükleri ebedi şef Atatürk’e gençliğin beslediği sevgi ve saygıyı dile getirebilmek amacıyla "Atatürk Spor Günü" tertip etmeyi planlamışilardı. Sonuçta kardeş kulüpler Galatasaray, Fenerbahçe ve Güneş ile de dayanışma içine giren Beşiktaş Jimnastik Kulübü 24 Mayıs 1935 günü 20.000 sporseverin doldurduğu Fenerbahçe Stadı’nda bu organizasyonu gerçekleştirmiş ve büyük sansasyon yaratmıştı. Türk spor teşkilatının 1937 kongresinde Beşiktaş kadar Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakının kurulmasında en önemli rol oynayan yöneticilerden biri olan Ahmet Fetgeri ilk gün kürsüye çıkmış ve 19 Mayıs’ın bir gençlik ve spor bayramı olarak her yıl kutlanmasını teklif etmiştir. Bu güzel ve anlamlı tasarı alkışlarla hemen kabul edilmiş ve Atatürk’ün de onayı alındıktan sonra 20 haziran 1938 günü 3466 sayılı kanunla yürülüğe girmiştir spor yaşamımızda. İşte Atatürek ve Beşiktaş birlikteliği bu boyutlara kadar tırmanmış, Türk spor tarihinin en anlamlı en gerçek olaylarından biridir.

Başkanlar

1903-1908 M. Samil Osmanoğlu
1908-1911 Şükrü Paşa
1911-1918 Fuat Paşa
1918-1923 Fuat Balkan
1923-1924 Salih Bey
1924-1926 Ahmet Fetgeri Aseni
1926-1932 Dr. Emin Şükrü Kurt
1932-1935 A. Ziya Karamürsel
1935-1937 Fuat Balkan
1937-1938 Recep Peker
1938-1939 A. Ziya Karamürsel
1939-1940 Yusuf Özay Erdem
1940-1941 Yusuf Ziya Erdem
1941-1942 A. Ziya Karamürsel
1942-1950 A. Ziya Kozanoğlu
1950-1951 Ekrem Amaç
1951-1955 S. Fuat Keçeci
1955-1956 Tahir Söğütlü
1956-1957 Danyal Akbel
1957-1958 Nuri Togay
1958-1959 Ferhat Nasır
1959-1960 Nuri Togay
1960-1963 Hakki Yeten
1963-1964 Selahattin Akel
1964-1966 Hakkı Yeten
1966-1967 Hasan Salman
1967-1969 Talat Asal
1969-1970 Rüştü Erkuş - Nuri Togay
1970-1971 Agasi Şen
1971-1972 Himmet Ünlü
1972-1973 Şekip Okçuoğlu
1973-1977 Mehmet Üstünkaya
1977-1977 Şevket Belgin
1977-1980 Gazi Akinal
1980-1980 Hüseyin Cevahir - Alp Göksan
1980-1981 Riza Kumruoğlu
1981-1984 Mehmet Üstünkaya
1984-1999 Süleyman Seba
1999-2004 Serdar Bilgili
2004-.. Yıldırım Demirören

Şampiyon Yıllar ve Kadrolar

1958/69
Varol, Necmi, Kamil, Münir, Özcan, B.Ahmet, Gürcan, Kaya, Nazmi, Recep, K.Ahmet, Sofyanidis, Coşkun, Sedat, Faik, Celal, Güneş

1959/60
Necmi, İlhan, Münir, Tuncay, Bahattin, Sabahattin, Faik, K. Ahmet, Nazmi, Arif, Birol, Şenol, Kaya,
Mustafa, Sabri, Ayhan, Cengiz, Nevzat, Doğan

1965/66
Yusuf, Sanlı, Coşkun, Yavuz, Fehmi, Suat ,Süreyya, Necmi, K.Ahmet, K.Rahmi, Kaya

1966/67
Yusuf, Faruk, K.Ahmet, Fehmi, Sabri, Kaya, Sanlı, Süreyya, Sami, Fethi, Erkan

1981/82
Adem, Rasim, Süleyman, Samet, Mehmet Ekşi, Ulvi, Kadir, Riza, Fikret, Serdar, B. Haluk, Ziya, Necdet, Bora, Tuğrul, Ali Kemal, Şaban, Kenan, Atilla, Burhan, K. Haluk

1985/86
Zafer, Adem, Ulvi, Samet, Kadir, Gökhan, B.Haluk, Tevfik, Ziya, Fikret, K.Haluk, Tekin, Rıza, Necdet, Bora, Sinan, Metin, Ali, Feyyaz,Kovaçeviç

1989/90
Engin, Recep, Gökhan, Kadir, Ulvi, Rıza, Şenol, Mehmet, Walsh, Halim, Zeki, İsmail, Turan, Saffet, Metin, Ali, Feyyaz

1990/91
Engin, K.Metin, Recep, Gökhan, Ulvi, Hamit, Kadir, Rıza, Mehmet, Şenol, Walsh, Turan, Mutlu, Halim, Wilson, Zeki, Metin, Ali, Feyyaz

1991/92
Bako, Recep, Gökhan, Kadir, Ulvi, Rıza, Hamit, Sergen, Şenol, Zeyer, Zeki, Turan, Halim, K.Metin, Mutlu, Mehmet, Ali, Feyyaz

1994/95
Aumann, Şener, Gökhan, Recep, Alpay, K.Ali, K.Metin, Serdar, Hüseyin, Sertan, Rıza, Madida, Sergen, Mehmet, Sverisson, Mutlu, Ertuğrul, Oktay, Metin, Ali 2002/03
Oscar Cordoba, Tolga Doğantez, Tayfur Havutçu, Ahmet Yıldırım, Guiaro Ronaldo, Yasin Sülün, Ahmet Dursun, Daniel Gabriel Pancu, Sergen Yalçın, Bayram Bektaş, Tamer Tuna, Federico Gıuntı, Constantin Marius Maldarasanu, Evren Gayır, Niyazi Güney, Kaan Dobra, İbrahim Üzülmez, Pascal Oliver Nouma, N. Yasin Yıldız, Eser Yağmur, İlhan Mansız, Ali Cansun Begeçarslan, Carlos Antonio Zago, Göksel Gencer, Zafer Demiray, Serdar Topraktepe, Ali Eren Beşerler, Tümer Metin


Antrönerler


SEZON ANTRENÖR
1911-1925 Şeref Bey
1925-1935 Zinger (Macaristan)
1935-1944 Refik Osman Top
1944-1946 Charles Howard (İngiltere)
1946-1947 Refik Osman Top
1947-1948 Meazza (İtalya)
1948-1949 Hakkı Yeten
1949-1950 Eric Keen (İngiltere)
1950-1954 Hakkı Yeten
1954-1955 Sandro Puppo (İtalya)
1955-1956 Cihat Arman
1956-1957 Mesaros (Macaristan)
1957-1958 Esref Bilgiç
1958-1959 Remondini (İtalya)
1959-1960 Andrea Kutik (Macaristan)
1960-1961 Sandro Puppo (İtalya)
1961-1963 Şeref Görkey
1963-1964 Recep Adanır - Melcihor (Avusturya)
1964-1967 Lubisa Spajiç (Yugoslavya)
1967-1968 Jane Janevski (Yugoslavya)
1968-1969 Milev (Bulgaria)
1969-1970 Çiriç (Yugoslavya)
1970-1971 Teoderescu (Romanya)
1971-1972 Gündüz Kılıç
1972-1974 Abdullah Gegiç (Yugoslavya)
1974-1975 Metin Türel
1975-1976 Horst Buhtz (Almanya)
1976-1977 Gündüz Tekin Onay
1977-1978 Milos Milutinoviç (Yugoslavya)
1978-1979 Dogan Andaç
1979-1980 Serpil Hamdi Tüzün
1980-1981 Metin Türel - Dorde Miliç (Yugoslavya)
1981-1983 Dorde Miliç (Yugoslavya)
1983-1984 Dorde Miliç (Yugoslavya)- Ziya Taner
1984-1986 Branko Stankoviç (Yugoslavya)
1986-1987 Milos Milutinoviç (Yugoslavya)
1987-1993 Gordon Milne (İngiltere)
1993-1996 Christoph Daum (Almanya)
1996-1997 Rasim Kara
1997-1998 John Benjamin Toshack (Galler)
1998-1999 John Benjamin Toshack (Galler) - Fuat Yaman - Karl Heinz Feldkamp (Almanya)
1999-2000 Hans Peter Briegel (Almanya)
2000-2000 Nevio Scala (İtalya)
2000-2002 Christoph Daum
2002-2004 Mircea Lucescu
2004-2005 Vicente Del Bosque - Rıza Çalımbay
2005-2005 Rıza Çalımbay
2005-2007 Jean Tigana
2007-... Ertuğrul Sağlam



Şuanki Yönetim Kurulu


YILDIRIM DEMİRÖREN BAŞKAN



YÖNETİM

YILDIRIM DEMİRÖREN
Yönetim Kurulu Başkanı 1964 İstanbul doğumlu. Evli ve 2 çocuk babası. Demirören Şirketler Kurulu Yönetim Kurulu Başkan Vekili. İngilizce biliyor.

Ertuğrul Kumcuoğlu
İkinci Başkan

Kenan Öner
Genel Sekreter

Ertunç Soğancıoğlu
Asbaşkan, Mali İşler Sorumlusu, Sayman

Levent Erdoğan
Asbaşkan, Hukuk İşleri ve Derneklerden Sorumlu

Behçet Ümitlen
Asbaşkan, Jimnastik ve Atletizm Şubeleri’nden Sorumlu

Numan Ceyhan
Asbaşkan, Iletisim Komitesi, Sponsorluklar ve Yeni Projelerden Sorumlu Uye


Halim Aydın

Alt Yapı’dan Sorumlu

Hüseyin Yücel
Tesisler, Bedensel Engelliler ve Güreş Şubeleri’nden Sorumlu

İlhan Durusoy
Yatırımlardan Sorumlu

Bülent Deriş
Voleybol, Hentbol, Kürek, Boks Şubeleri’nden Sorumlu

Nedim Sarsmaz
Spor Okulları’ndan Sorumlu

Emir Tamer
Satranç, Briç, Masa Tenisi Şubeleri’nden Sorumlu

Murat Çelik
Ankara Temsilcisi ve Protokol

Hakan Aksoy
Pazarlama ve Store’lar

Şeref Yalçın
Basketbol’dan Sorumlu

M. Mario Berk
Dış İlişkiler’den Sorumlu

İCRA KURULU
Kenan Öner

Ertunç Soğancıoğlu

Levent Erdoğan

Behçet Ümitlen

Celalettin Kolot

Numan Ceyhan





 

panda

Üyecik
Katılım
5 Ara 2006
Mesajlar
41
Puanları
8
Gündoğdu hep uyandık.
Stadlara dayandık.
Beşiktaşın uğruna da.
Bayraklara dolandık.
Semtimiz erkek semti.
Aşık eder herkesi.
Üzerimden eksilmesin.
Bayrağının gölgesi.
İşte biz kötü günde.
Hep omuz omuzayız.
Övünmek gibi olmasın.
Biz karakartallayız.
 
Katılım
22 Eyl 2007
Mesajlar
318
Puanları
0
panda dedi ki:
Gündoğdu hep uyandık.
Stadlara dayandık.
Beşiktaşın uğruna da.
Bayraklara dolandık.
Semtimiz erkek semti.
Aşık eder herkesi.
Üzerimden eksilmesin.
Bayrağının gölgesi.
İşte biz kötü günde.
Hep omuz omuzayız.
Övünmek gibi olmasın.
Biz karakartallayız.
+ 1 ;)
 

murmillo

Asistan
Katılım
6 Ağu 2007
Mesajlar
328
Puanları
0
e burda olmakla olmaz, hadi bakalım Rico paşa para istemiş gitmk için ne diosunuz buna ;)
 

lb.bingol

Profesör
Katılım
30 Ağu 2007
Mesajlar
1,574
Puanları
0
Abi bu kadar az BJK'li olduğunu bilsem konuyu açmazdım.
 
Üst
stat counter