2. SDN Röportajı- lSeYYaHl Soruları Cevaplıyor

Şu anda konuyu okuyanlar (Üyeler: 1, Ziyaretçi & Botlar: 0)


ÆSir

Wake me up when september ends
Yönetici
Moderatör
Katılım
26 Ocak 2018
Mesajlar
2,629
Puanları
113
Konum
Asgardia
- Selam, öncelikle röportaj etkinliğimize olan davetimi kabul ettiğin ve katıldığınız için teşekkür ederim.
-Ve aleykümselam. Ben de size teşekkür ederim, keza teveccüh edip bizi merak buyuran arkadaşlarımıza...


1564684811713.png


İlk olarak sizi güzelce tanıyalım.
Artvin, Şavşatlıyım. Sakarya Hendek ilçesinde din görevlisi olarak memuriyet deruhte etmekteyim. İsmim, Enver SEÇKİN.

Soru: İsminizin anlamı nereden geliyor? Enver ismini kim koymuş size?
Cevap: İsmimin anlamı "Nurlar" demek. Ben henüz dünyaya gelmeden üç yıl evvel rahmetli babam koymuş. Askerde çok sevdiği komutanı olan yüzbaşısının ismi... Üç yıl evvel deyince şaşırdınız tabii... :) Çünkü dedem babama annemi vermeyince kaçırmış. O da doğrudan mahkemeye gidip 18'ini doldurmadığı için dava açmış. Babam da hakim bizi ayırmasın diye kafadan çocuğumuz var diye muhtardan bir belge alıp hakime ibraz edince "Ben çocuğu olan bir aileyi ayıramam" diyerek mahkemeyi sonlandırmış hakim amcamız. Bir ay sonra ölüm kaydı veririm diye düşünen babam onu da unutunca dünyada henüz olmayan Enver üç yıl hayali olarak yaşadıktan sonra dünyaya gelen fakir ile bu güne kadar varlığını sürdürmüş! :)


Soru: Sanırım evlisiniz, kaç çocuğunuz var?
Cevap: Evliyim, iki oğlum var. Lakin çocuklarımın annesini 2014 yılı sonunda kanserden kaybettim. Takriben bir yıl sonra yeniden evlendim. Malum yalnızlık Allah'a mahsus.


Soru: Forumun yaşını almış sayılı üyelerindensiniz, buradan aile ve çocuk kavramı ile ilgili söylemek istediklerinizi iletir misiniz?
Cevap: Aile yüce Allah'ın bize takdir ettiği ömrümüzü içinde geçirdiğimiz mahrem alanımız, çoçuk da bu alanın meyveleri olarak telakki edebiliriz. Kısaca böyle, ama bu konuda o kadar çok şey yazmak, anlatmak isterdim ki... Lakin fazla uzatarak sizleri sıkmak istemem.


Soru: Mesleğiniz nedir?
Cevap: Din görevlisi.


Soru: Bu mesleği kendi isteğinizle mi yapmaya başladınız yoksa çocukken yapılan bir yönlendirme, belki de zorlama ile mi başladınız? Şu an inanarak ve severek yaptığınıza eminim.
Cevap: Bu mesleği kendim, isteyerek seçtim. Rahmetli babamın idealiydi. Camilerde dinlediği vaazlardan etkilenir, "Keşke o kürsülerde benim de bir oğlum olsaydı" derdi. Sanırım çok sevdiğim babamı memnun etme, onu sevindirme hayali bizi bu mesleği icra etmeye yönlendirmiş olmalı... 1982 yılında İHL mezuniyeti müteakip Kayseri Erciyes Üniversitesi Tıp fakültesini kazandığım halde yine de bu meslek bize daha cazip geldi. (Hayatım boyunca tek bir kez dayak yedim, o da bu yüzden... Çünkü öğretmen olan rahmetli dayım, Tıp fakültesine kayıt yaptırmadığımı öğrendiğinde çok üzüldü, hem ağladı bu yüzden hem de eşek sudan gelene kadar dövdü bizi. :D )


Soru: Mesleğinizin size getirdiği zorlukları ve kolaylıkları nedir?
Cevap: Mesleğimin kolaylığı diğer mesleklere nazaran ailenize, çocuklarınıza belki biraz daha fazla vakit ayırabilmenizdir. Bu mesleğin zorluğu ise daha çok manevi boyutludur diye düşünüyorum. Zira bizlerin kıyafeti olan cübbe ve sarık bir peygamber emanetidir ve onu hakkıyla deruhte edip edememe, bunun ahirette hesabını verebilme duygusu en büyük kâbusumuz olarak tanımlayabilirim.


Soru: Ne tarz müzik dinlersiniz? Birini buradan üyelerimizle paylaşır mısınız?
Cevap: THM, TSM ve notalardan geçmiş besteli ilahiler dinlemeyi severim. Paylaşmak istediğim eserlerin en başında Cem KARACA'nın "Allah yar" adlı müthiş eseridir.


Soru: Hobi ve fobileriniz var mı?
Cevap: Hobilerim, kitap okumak, gazete ve bulmaca çözmek, çok beğenirsem dizi izlemek olarak sayabilirim. Fobi olarak belki çok kalabalık ortamlar diye söyleyebilirim.


Soru: Değerleriniz nelerdir?
Cevap: Bu sual biraz muğlak olsa da dinim, milli ve manevi değerlerim olarak tanımlayabilirim. Bunların içinde elbette vatan-millet sevgisi, ayrıca insan sevgisi olarak açımlama yapabilirim. 2-5 arası minikleri çok severim. Hele kız olursa... Sanırım bunda kız kardeş ve kızımın olmamasının etkisi büyüktür.


Soru: Geriye dönüp baktığınızda son 5 yılda hayatın size neler öğrettiğini görüyorsunuz?
Cevap: Son beş yılım ile önceki yıllarım arasında pek fark görmüyorum. Geçen ömrümün her yılında mutlaka öğrendiğimiz, tecrübe kazandığımız çok şey oldu. Öğrendiğim en önemli şeyse iyilik ettikçe iyilik buluyorsun. İyi düşününce (Hüsn-i zan) iyi oluyorsun, iyi oldukça da çok mutlu oluyorsun. Şer olarak görünen birçok şeyin içinde mutlaka bir hayır arar ve görürsen bu da seni mutluluğa götüren bir sebep olabiliyor. Kısacası bakış açınızı hep hayra, iyiliğe, güzelliğe ayarlayabilirseniz hem sağlığınız, hem psikolojiniz düzgün oluyor, mutlu yaşamış oluyorsunuz.


Soru: 5 yıl sonra nerede olmak istersiniz? (@ConfickerBelasi )
Cevap: 5 yıl sonra sevgili Konfikle şöyle ağır bir osmanlı kahvesi höpürdetmek isterim! :D Şaka bir yana 5 yıl sonra da, ömrümün sonuna kadar da en az şimdiki kadar sağlıklı, dinç ve kimseye muhtaç olmadan huzurlu bir yaşamın içinde olmak isterim. Ama en önemlisi de ülkemin, insanlarımın bugünkünden çok daha iyi şartlarda, çok daha mutlu ve gözyaşının olmadığı huzurlu bir ortam içinde olmasıdır. Hayatta beni en çok üzen, kahreden şey iş bulamayan insanların kapı kapı gezip ekmekleri peşinde umutsuzca koşuşturmasıdır. Ülkemde mutlaka olmasını istediğim en önemli şeyin böyle bir durumun hiç yaşanmıyor olması hayalidir sanırım.


Soru: Geçmişten bugüne forumlar başta olmak üzere insanlar ve ülkemizde değişimler var mı? Varsa bunlardan bize biraz bahsedebilir misiniz? (Administraktör)
Cevap: Ah şu nickleriniz kolay telaffuz edilir olaydı! Şimdi sana admin mi desem, traktör mü desem bilemedim! :D Evet şaka bir yana, geçmişten bu yana çok şey değişti kardeşim, hem de çok şey. İnsanların değer yargıları değişti, hayata bakış açıları değişti, hatta o kadar ki yiyip içtikleri, dinledikleri müzikler bile büyük oranda değişime uğradı diyebilirim. Bazen dürüst, dindar özellikli insanların bile paranın, menfaatin karşısında eğildiklerini, tanınmaz hale gelebildiklerini görmek beni en çok mutazarrır eden konuların başında gelir. Eskiden solcu, sağcı vardı. O günlerde en hızlı solcu arkadaşlarımız dahi dürüstlerdi, vatan sevgileri sorgulanamazdı. Komünist kimliği olan arkadaşlarımızın dahi dertleri vatan kurtarmaktı. Şimdiye bakarsan sağda olanın da, sol da olanın da.. Dindar bilinenin de ait oldukları ortamı çıkar ve menfaat amaçlı kullandığını görmek üzücü. Kısacası toplumda bir dejenerasyon varlığından bahsetmek mümkün.


Soru: Türkiye ekonomisinin durumu rezalet mi? (Murat Burç)
Cevap: Bu biraz göreceli bir durum Muratçım. Bazılarına göre ülke batıyor, battı batacak. Bazılarına göre ise cennet! Battı diyenler genelde okuduktarı basın ve matbuat etkisiyle veya batıdaki ekonomik şartları mukayese ederek bu hükme varırken cennet gibi görenler ise tamamen geçmiş ile mukayese ederek bu hükme varıyorlar. Bana sorarsan ne ülke batıyor, ne de bir cennet hüviyeti taşıyor. Hayata benim gibi hep iyi tarafından bakanlar içinse Allahın verdiklerine de vermediklerine de eyvallah! :) Galiba kafanı karıştırdım biraz! :D


Soru: Ülkemiz ekonomisindeki sıkıntıyı, alım gücünün devasa bir şekilde düşüşünü nasıl yorumluyorsunuz? Bu olanların sorumlusu olarak kimi/kimleri görüyorsunuz? (Usain)
Cevap: Sevgili Usain'im bu yorumu sen yapıyorsun, halbuki ülkenin bir kısmı buna katılmıyor, böyle düşünmüyor! :) La ille de beni siyasete mi sokacaksın burada? :) Bak ÆSir "Cıss" diyor. :) Ama sana yine de ufak bir mukayese imkanı vermek isterim. Ben görevime 30 Haziran 1983 günü başladım. İlk maaşım 17.704 lira idi. Eğer o gün kuyumcuya gidip tamamıyla gram altın satın alsaydım takriben 5.9 gr. altın alabiliyordum. Bugünkü maaşım şu an itibariyle 4350 lira ve maaş aldığım an kuyumcuya gidersem bana 17 gram altın verebiliyor. Özetle bu ülkenin geçmişini iyi bilmeden bugünü hakkında yorum yapmak çok da sağlıklı olmaz diye düşünüyorum.

Ve ben bunları söylerken ülkemin günlük güneşlik olduğunu falan söylemiyorum. Yalnız bir hususu da gözden kaçırmamanızı salık veririm. Ben bu görevime başlarken Türkiye nüfusu 47 milyondu, bugün 82 milyon oldu. Ülkenin boyut ve ebatlarında herhangi bir artma, değişme olmazken nüfusun bu kadar büyümüş olması haliyle paylaşılan ekmeğin küçülmesine yol açması tabii bir durum olsa da buna rağmen rakamsal verilerin o günlerden çok daha müspet seviyelerde olması hususunu da hatırlatmak istedim.


Soru: Neden forumdaki üyelere "yeğenim" diye hitap ediyorsunuz? (@Halktan Biri )
Cevap: İki abimin çocukları hep benim kucağımda büyüdüler. Onları çok severdim. Haliyle onların üzerimdeki bu yeğen sevgisi buralara kadar yansıdı Halktan biri "Yeğenim!" :D


Soru: Bir hayvan sahiplenecek olsan hangi hayvanı tercih ederdiniz?
Cevap: Kuzu!
Özellikle kuzuları çok severim. (İşin tuhaflığına bakın ki en çok da kuzu eti severim. Bu da hayatın en müthiş ironilerinden biri işte) :)


Soru: Atatürk sizin için neyi ifade ediyor?
Cevap: Ülkeme hizmet etmiş her bir tarihi kişiliğe saygım sonsuzdur.


Soru: Arabalara merakınız var mı? Varsa favori arabanız nedir? (Halktan Biri)
Cevap: Maalesef ki öyle bir merakım var Halktan biri... Ara bir bakarım şöyle, yeni teknolojiler, yeni modeller... Öylesine işte, boş vakit olunca giderdiğimiz bir merak işte. Hondacıyım biraz aynı zamanda. :)


Soru: Ülkenin yönetimine geçmiş veya günümüz dünyasından başka birini geçirme şansı size verilmiş olsa, bu hakkı kimi tercih ederek kullanırdınız?
Cevap: Ülkenin yönetimine eğer sahiden böyle bir imkan olsaydı ünlü vali Recep YAZICIOĞLU'nu getirirdim. Gerçek bir "Halktan biri" ve hantal bürokrasiye, burjuvazi elitizmine kafa tutan ve bunu hayatıyle ödeyen gerçek bir kahramandı benim için. Yanına da benzer niteliklere sahip ve aynı kaderi paylaşan Adnan KAHVECİ'yi getirirdim.


Soru: Beytülmal yani devlet hazinesinden çalanın hükmü ve adaletsiz yöneticilerin öbür taraftaki durumu nedir? (Murat Burç)
Cevap: Yandı gülüm keten helva... Demiş, atalarımız! :D Sevgili Murat bunu hangi saikle sorduğunu bilsem de biz sağa sola yalpa yapmadan, sualinin arka planındaki niyetini görmeden direkt cevaplamış olalım. Devlet malına hıyanet etmek çok büyük bir günahtır. Kişiyi direkt cehenneme götürür.

Devlet malından bir şey çalmak, vazifesini şahsi çıkarı için kullanmak emanete hıyanet etmektir.
"Kim bu hıyanetliği yaparsa, kıyamet gününde hıyanet ettiği şeyle gelir." (Âl-i imrân: 161)


Soru:
Başımız zora sıkıştığında "din maskesi" kullanmak caiz midir? Bir de önlemi alınmayan vefatlar gerçekten kader midir? (@Yeşil Okçu )
Cevap: Bu dünyada en büyük günahların başında insanları din maskesi kullanarak yanıltmaktır Yeşil Okçu. Ki bu Allah ile aldatmak demektir ve bu çok iğrenç bir denaettir. Kader mevzuuna gelince... Bu çok muhataralı bir mevzu ve anlaşılması da o kadar zor gelir insana. İnsan hayatının mevzu olduğu her konuda tedbir almak insan için farz kılınmıştır. Ama eğer insan tedbir almaz, bile bile sonucu ölüm olan bir akibete düçar olursa bu yine de bir kaderdir, çünkü Allah ezeli ilmiyle insanların bu ihmali gösterip bu sebeplerle öleceğini bildiği için o kişilere bunu kader olarak yazmıştır. Lakin bu kaderdir diye kimse bu vebalden kurtulamaz, masun ve muaf görülemez. Elbet bunun hesabını da vermeleri kendileri için mukadder bir sonuçtur.


Soru: Seneye üniversite sınavına hazırlanan bir öğrenciyi verebileceğin bir tavsiye var mıdır? (@Brkmn )
Cevap: Çalışmak yeğenim, hem de çok çalışmak. Şöyle düşün, bir yıl boyunca ölesiye çalışıyorsun, yoruluyorsun, iflahın kesiliyor ama ömür boyu rahat ediyorsun. Yakınım bir kız vardı, hemşire oldu. Lakin sevmedi bu mesleği. Yeniden sınavlara girip iyi bir yer kazanmak istedi. O zamanlar babasının dershane teklifine de kabul etmedi. Tam bir yıl öyle bir tempoyla çalıştı ki anlatamam. Akşam saatlerinde başladığı çalışmayı gecenin dördünde tamamlardı. Gözleri uykudan kıpkırmızı kesilir, bazen dayanamaz uyuklar, tekrar uyanır yine çalışırdı. Bazen sabahları bulur, sonra öğlene kadar uyur, tekrar ders başına konardı. Derken bu kız bu şekilde bir yıl geçirdikten sonra İstanbul hukuku kazandı ve bitirdi. Şimdi Bursa'nın en ünlü avukatlarından biri ve zenginler kapısında sıra bekliyor adeta. En lüks semtinde ev aldı ve altında 600-700 bin lira değerinde arabası var. Çok uzattığımı biliyorum ama son olarak tavsiyem, çalış yeğenim, ne olur çok çalış... En az bir yıl uykularını heder et, oyun ve eğlenceyi bırak, ders çalışma dışındaki bütün alışkanlıklarını feda et, çok iyi bir yer kazan ve sonra bana dua et, olur mu? :D


Soru: Kullanıcı adınızın anlamı nereden geliyor? ( @[ROOKİE] )
Cevap: Bunu geçen gün bir konuya yazmıştım yeğenim, hatta bizim şu konuya yazan arkadaşlardan biri bunu alıntılayıp bu konuya taşımıştı. Umarım orada görürsün.
( Kolaylık Olsun )


Soru: İnsanlar gittikçe daha sapkın mı oluyor? (Conficker Belası)
Cevap: Manevi değerler erozyona uğradıkça insanların sapkınlık benzeri temayüllere sahip olması kaçılınmaz oluyor Konfik. Emin ol, insanı insan olarak ve insani değerler üzerinde tutan tek bağ ve amil en başta Allah korkusu olmak üzere inandığımız ahiret gerçeği ve cümle manevi değerlerimizdir. Ne ki insanlar dünyevileştikçe, maddi değerler daha revaç buldukça haktan, hukuktan, merhametten, yardım ve iyilikten o kadar uzaklaşıyor. Bunun sonucu kimisinde zalimliğe, kimisinde sapkınlığa ve çok değişik anomalilere yol bulabiliyor. Hülasa tren raydan çıkıyor be Konfikim. :D


Soru: Bilgisayar dışında günlük hayatını nasıl geçirirsiniz?
Cevap: Bilgisayar dışında cami görevlerim vardır yeğenim, çoğunluk meşguliyetim burada geçer. Talebe okuturum, beş vakit namaz kıldırma dışında Kur'an okurum, kitaplara bakarım, gazetelerden makaleler okurum, sonra biraz bulmacayla dinlenmeye çalışırım. Eş dost ile muhabbet olur vs.


Soru: Onca forum arasından neden SDN? ( @Death Mark )
Cevap: Bizler sanırım biraz eski kafalıyız Deat Mark, bir yere demir attık mı orayı öyle çok kolay terk edemiyoruz. :) Bi de tabii ki SDN'de ilk geldiğim yıllarda çok sağlam dostluklar kurduğumuz, muhabbetimizin olduğu arkadaşlar vardı. Sonra bir çoğu ya küstürüldü, ayrıldılar, ya da banlandılar vs. Sanki bu arkadaşlar bir gün dönecekmiş, onları tekrar burada görürüm gibi nostaljik bir hissiyat taşırım hep. Mesela bir ReDo hiç unutulmazdır.


Soru: Moderatör olma niyetiniz var mı?
Cevap: Hakkıyla ifa edemeyeceğim hiçbir göreve talip olmadım bu güne kadar. Yeteri kadar vakit ayırmam görevim gereği mümkün olmuyor. O yüzden hiç düşünmedim. Lakin bir gün emekli olmak kısmet olur, tevdi edilecek bir görevi hakkıyla deruhte edebileceğime inanırsam neden olmasın... Derim! :D


Soru: 8 yıldır bu forumda yaşadığınız en ilginç olay? ( @Kararsız23 )
Cevap: Çok ilginç durumlar oldu bir çok zaman da, benim için en ilginç olanı sanırım bizim "Fenerbahçe kulübü" konusunun hit ve mesaj sayısı yönünden diğer üç büyük kulüpten biraz geri kalmış olması sebebiyle arkadaşları organize edip haftalar, belki aylar süren bir çabayla izlenme ve mesaj sayımızı diğerlerinin kat kat üstüne çıkardık... Ki benim için bu kolay kolay unutulmazdır. O gün organize olup çalıştığımız arkadaşların bugün hiçbiri yok burada maalesef. Onları özledim galiba! :)


Soru: 2011'de bu forumu nasıl keşfettiniz? (Kararsız23)
Cevap: Sanırım Youtube ya da Google aramalarının birinde reklamını görmüştüm. Merak salıp girdim, aynı zamanda teknoloji ağırlıklı olması bana çok cazip geldi. O günden bu yana buradayız.


Soru: Forumda en çok dikkatinizi çeken üye kim?
Cevap: Arkadaşlarımızın hepsi özeldir, dikkate değerdir. Lakin Murat Burç, bizden daha kıdemli olduğunu zannettiğim Konfik, bir de bu aralar göremediğim bir arkadaş vardı, "Parazitsel" isminde.


Soru: Aşağıdaki üyeleri birkaç kelime ile anlatır mısın?
@_Zaur_
@Bi ıssırabilsem
@Administraktör
@Murat Burç
@Usain
@Vectorr
@Fragger
@Samet UCA

Cevap: Eğer mazur görürseniz hiç birini birbirinden ayırmadığım arkadaşları tek kelimeyle anlatayım, hepsi "GÜZEL" insanlardır benim için.


Soru: Avatarınızdaki amca kim?
Cevap: Fakirin kendisi! :) Sadece arka fon değişik.


Soru: Türkiye’de forum sitelerinin yeri nerede?
Cevap: Geçmişte İslami forum sitelerinde uzun sayılabilecek bir geçmişim oldu. Lakin Sosyal Medya'nın yaygınlaşmasıyla buralardan el ayak çekildi, yalnızlaştı. Şu an itibariyle DH, SDN vb. birkaç teknoloji ağırlıklı yahut özellikli forum siteleri dışında nefes alıp verebilen pek bir forum sitesi kaldığını zannetmiyorum. Yanılıyor olabilirim, lakin gelecekte de bu konuda pek bir umut taşıdığımı söyleyemem. Sadece DH ve SDN forumun ileride de var olacağına inanıyorum.


Soru: SDN Forum sizce hak ettiği değeri alıyor mu?
Cevap: Forum kavramının bu kadar değersizleştiği bir ortamda SDN Forumun iyi bir yerde olduğunu düşünüyorum. Siz ve sizin gibi daha gelecek binlerce insanın burada var olacağını ve SDN Forumu ilanihaye var edeceğini düşünüyorum.


ÆSir: Teşekkür ederim. Sizi tanımak çok çok güzeldi.
lSeYYaHl: Bilmukabele.
Teveccüh gösterip bizi bu sayfalara taşıyan cümle kıymetli kardeşlerime ve konunun sahibi ve düzenleyicisi sevgili ÆSir'e ilanihaye teşekkür ve muhabbetlerimi sunuyorum.
 

Administraktör

Foruma iz bırakmış olma dileğiyle...
Yönetici
Mod. Adayı
Katılım
20 Tem 2017
Mesajlar
5,420
Puanları
113
Konum
Türkiye
Abi yalan yok baştan sona hiç sıkılmadan okudum. Her ikinizinde eline sağlık güzel bir çalışma olmuş. Bu arada ben abimizin pembe gözlükle baktığını yada bizim karamsar baktığımızı düşünmüyorum. Abimiz gençliğinde kavga görmüş, kriz görmüş darbe görmüş. Biz ise 2014 yılına kadar fetö yü sakınce yerleştirmek için verilen huzuru gördük. Rahatlığı gördük refahı gördük... Ben kendisine hak veriyorum. Bizden farklı görebilmesi çok normal.
 

|SeYYaH|

Rektör
Katılım
12 Mar 2011
Mesajlar
13,868
Puanları
113
Cevaplarınız için teşekkür ederim @|SeYYaH| :)
Ya siz pembe gözlüklerle bakıyorsunuz ya da ben/biz pesimist bakıyoruz. "Diye düşünüyorum."
İyi forumlar. 👍🏻
Sevgili Usain, gençlik yıllarımda Erzincan, Ağrı, Varto gibi çok ağır depremler gördüm, enflasyonun %120'lere vardığı yılları gördüm yaşadım, atılan temellerin başka bir siyasi tarafından sökülüp araba bagajında sergilenip dalga geçildiği günleri gördüm, anarşi ve terörden sokağa çıkılamadığı, hava kirliliğinden nefes alınamaz hale gelindiği zamanlara şahitlik ettim, döviz bulamadığımız için İsviçre hükümetinin bağışladığı 1.5 milyon dolar ile bulaşıcı bir hastalığa maruz kalan binlerce çocuğumuz için Fransadan aşı ithal ettiğimiz yıllarda yaşadım; Lakin o zamanlarda bile insanlar sizler kadar umutsuz ve karamsar olmadılar. Battık yıkıldık diyenler elbet o günlerde de vardı, bu günlerde de var, ve bu hiç eksik olmayacak; Ama bu ülke hep var olacak, topallayarak da olsa yürüyüşüne devam edecektir. Pembe gözlüklerle bakmıyorum, ama kapkara gözlüklerle de bakmıyorum. Bu ülkenin durumu, vaziyeti belki benim zannettiğim kadar iyi değildir, ama senin zannettiğin kadar da sipsiyah değildir.
 

PARAzitCELL

Profesör
Katılım
5 May 2017
Mesajlar
4,706
Puanları
113
Konum
sanalalem
...bir de bu aralar göremediğim bir arkadaş vardı, "Parazitsel" isminde.
Çok teşekkür ederim, forumda hem duruşu hem de bilgisi ile en çok beğendiğim üyelerin başındasın abicim. :) Beni iyilikle, güzellikle hatırlayan birileri olması çok güzel. Foruma ara sıra bakıyorum ama sadece okumak üzerine çünkü işlerim yoğunlaştı. Tüm değerli dostlarımıza selam olsun.
 

Ufuk

majestic casual
Yönetici
Super Moderator
Katılım
12 Eyl 2009
Mesajlar
8,909
Puanları
113
Konum
Türkiye
Fobi olarak belki çok kalabalık ortamlar diye söyleyebilirim.
Hocam; burada cevap verirken fobilerinizden bir tanesi olan "kalabalık" anlamını kullanmışsınız. Peki bu size namaz sırasında bir sorun teşkil ediyor mu? Görevinizi icra ettiğiniz mabedin-izde kalabalık ortamlarınız oluyor mu?

Bu tamamen merak ettiğim için sordum, konu dışı oldu biraz. :)

Bu arada röportaj için çok teşekkürler her iki tarafa da okumaktan zevk aldım.
 

|SeYYaH|

Rektör
Katılım
12 Mar 2011
Mesajlar
13,868
Puanları
113
Hocam; burada cevap verirken fobilerinizden bir tanesi olan "kalabalık" anlamını kullanmışsınız. Peki bu size namaz sırasında bir sorun teşkil ediyor mu? Görevinizi icra ettiğiniz mabedin-izde kalabalık ortamlarınız oluyor mu?

Bu tamamen merak ettiğim için sordum, konu dışı oldu biraz. :)

Bu arada röportaj için çok teşekkürler her iki tarafa da okumaktan zevk aldım.
Sevgili Ufuk, kalabalıklar derken hani bilirsin mitingler olur, ayak basacak yer bulamazsın, oturamazsın, saatlerce put gibi dikerler adamı ayaklarına kara sular iner ya, bahsettiğim tam da oydu. O yüzden hiç sevmem böyle ortamları. Camide bir zorluğumuz yok elhamdülillah, hatta cemaat kalabalık oldukça bizim daha hoşumuza gidiyor. :D Malum hoca dedin mi en öndedir, mihrap, minber ve kürsü. Oradayken arkamızda binlerce insan da olsa biz tek ve yalnızız, rahatız anlayacağın. :)
Mesaj otomatik birleştirildi:

Sorularımıza güzel bir dille cevap verdiği için @|SeYYaH| 'a ve bu güzel programı başlattığı için @ÆSir 'e çok teşekkür ediyorum.

İyi forumlar herkese☺
Eyvalla güzel kardeşim, ben de size teşekkür ediyorum, teveccühünüz için.
Mesaj otomatik birleştirildi:

Abi yalan yok baştan sona hiç sıkılmadan okudum. Her ikinizinde eline sağlık güzel bir çalışma olmuş. Bu arada ben abimizin pembe gözlükle baktığını yada bizim karamsar baktığımızı düşünmüyorum. Abimiz gençliğinde kavga görmüş, kriz görmüş darbe görmüş. Biz ise 2014 yılına kadar fetö yü sakınce yerleştirmek için verilen huzuru gördük. Rahatlığı gördük refahı gördük... Ben kendisine hak veriyorum. Bizden farklı görebilmesi çok normal.
Allah senden razı olsun kıymetli kardeşim, yüreğinle bin yaşa. Hakkıyla anlaşılabilmek güzel şey. Teveccühünüz ve hüsn-i zannınız için teşekkür ediyorum, İnşaallah sizi de yakından karşımızda görürüz! :D
Mesaj otomatik birleştirildi:

Elinize , ağzınıza sağlık. Daha önceden size karşı oluşmuş ön yargılarımı yıktınız. Ön yargılı olduğum için de özür dilerim tabii.
Sevgili Yeşil Okçu, en çok da sizin bu samimi itirafınıza ve bizi anlamış olmanıza sevindim. Özürlük bir durum olmasa da gösterdiğiniz halisane alicenaplık için ben teşekkür ederim.
Mesaj otomatik birleştirildi:

Cevaplar çok tatmin edici.
Bir dahaki oylama ne zaman.
Teşekkür ederim reyiz, bi dahakine oyum sanadır.
Mesaj otomatik birleştirildi:

Hondacı üyemiz e sdn den bir vtec 2 civic hediye edelim😁😁😁
O bahsettiğinden var zaten Dorukhancım, hediye daha büyüğü olmalı ki hediye olsun! :D
 
Son düzenleme:

<<Dkn nyz>>

KAYBETMEKTEN KORKTUĞUMUZ İÇİN YALNIZIZ
Yönetici
Mod. Adayı
Katılım
18 Mar 2018
Mesajlar
9,141
Puanları
113
Konum
Ankara
Sevgili Ufuk, kalabalıklar derken hani bilirsin mitingler olur, ayak basacak yer bulamazsın, oturamazsın, saatlerce put gibi dikerler adamı ayaklarına kara sular iner ya, bahsettiğim tam da oydu. O yüzden hiç sevmem böyle ortamları. Camide bir zorluğumuz yok elhamdülillah, hatta cemaat kalabalık oldukça bizim daha hoşumuza gidiyor. :D Malum hoca dedin mi en öndedir, mihrap, minber ve kürsü. Oradayken arkamızda binlerce insan da olsa biz tek ve yalnızız, rahatız anlayacağın. :)
Mesaj otomatik birleştirildi:


Eyvalla güzel kardeşim, ben de size teşekkür ediyorum, teveccühünüz için.
Mesaj otomatik birleştirildi:


Allah senden razı olsun kıymetli kardeşim, yüreğinle bin yaşa. Hakkıyla anlaşılabilmek güzel şey. Teveccühünüz ve hüsn-i zannınız için teşekkür ediyorum, İnşaallah sizi de yakından karşımızda görürüz! :D
Mesaj otomatik birleştirildi:



Sevgili Yeşil Okçu, en çok da sizin bu samimi itirafınıza ve bizi anlamış olmanıza sevindim. Özürlük bir durum olmasa da gösterdiğiniz halisane alicenaplık için ben teşekkür ederim.
Mesaj otomatik birleştirildi:



Teşekkür ederim reyiz, bi dahakine oyum sanadır.
Mesaj otomatik birleştirildi:



O bahsettiğinden var zaten Dorukhancım, hediye daha büyüğü olmalı ki hediye olsun! :D
Civic typr alalım 2019 320hp😁
 

Halktan Biri

Gurular Gurusu
Onursal Üye
Katılım
30 Eki 2016
Mesajlar
9,636
Puanları
113
Öncelikle böyle bir etkinlik düzenlediği için @ÆSir hocama ve bizleri bilgilendirici bir şekilde sorularımızı cevapladığı için @|SeYYaH| hocama teşekkür ederim.
Soru: Neden forumdaki üyelere "yeğenim" diye hitap ediyorsunuz? (@Halktan Biri )
Cevap: İki abimin çocukları hep benim kucağımda büyüdüler. Onları çok severdim. Haliyle onların üzerimdeki bu yeğen sevgisi buralara kadar yansıdı Halktan biri "Yeğenim!" :D
İlk karşılaştığımda biraz itici ve rahatsız edici bir sözcük olarak geldi bana. Ama şu anda aldığım bu cevap neticesinde hoşuma giden bir söz oldu diyebilirim. Esasında ben de forumdakilere "hocam" derim hem saygı hem de karşımdakinin benden daha bilgili olduğunu düşünerekten. :)
Elinize , ağzınıza sağlık. Daha önceden size karşı oluşmuş ön yargılarımı yıktınız. Ön yargılı olduğum için de özür dilerim tabii.
Yeşil Okçu'ya katılıyorum. Ben de Seyyah abimize karşı biraz önyargılıydım. Forumda iyiki böyle bir etkinlik düzenlendi diyorum şimdi.
Çünkü önyargılarımı yıktınız. Ben de bu konuda önyargılı davrandığım için Seyyah abimizden özür dilerim ve ayrıca bilgilendirici cevapları için teşekkür ederim.
Soru: Arabalara merakınız var mı? Varsa favori arabanız nedir? (Halktan Biri)
Cevap: Maalesef ki öyle bir merakım var Halktan biri... Ara bir bakarım şöyle, yeni teknolojiler, yeni modeller... Öylesine işte, boş vakit olunca giderdiğimiz bir merak işte. Hondacıyım biraz aynı zamanda. :)
Benzer favorilerimizin olmasına sevindim. :) Honda'yı canı gönülden seviyoruz.
 
Üst
stat counter