Günün Sorusu

Şu anda konuyu okuyanlar (Üyeler: 1, Ziyaretçi & Botlar: 0)


mehmet

Profesör
Onursal Üye
Katılım
9 May 2007
Mesajlar
2,700
Puanları
48
TARİH: 29/02/2008

Günün sorusu:
Namaz kılanın önünden geçmenin hükmü nedir?
Namaz kılanın namazı bozulur mu?


Günün cevabı:
Namaz kılanın secde yerinden bir kimsenin geçmesi ile namazı bozulmaz. Ancak geçen kimse günahkâr olur. Namaz kılanın önünden geçmenin günah olduğu yer, büyük câmilerde ve açık arazilerde namaz kılanın, ayaklarından itibaren secde ettiği yere kadar olan kısımdır.
Küçük camilerde ise;Namaz kılanla onun önünden geçen arasında direk veya insan gibi bir engel bulunmazsa, namaz kılanın önününün neresinden geçilirse geçilsin mekruh olur. Esasen namaz kılan kimsenin önünden geçilme ihtimali varsa, bir örtü veya perde edinilmesi sünnettir.
Küçük çocuklar için ise:Mükelefiyet yaşının altındaysa,zaten ne bundan nede başka bir günahtan dolayı sorumluluğu yoktur.
 

hacicavcav

Asistan
Katılım
22 Şub 2008
Mesajlar
150
Puanları
0
Sayın mehmet1101;

açıkcası ben hacicavcav arkadaşımızın ne sorduğunu tam anlayamadım

orda açık bir şekilde insanın bir damla sudan yaratılış mucizeleğinden ve ardından gelen ayet mealinde ise:
8.ayet " Şüphesiz Allah’ın onu, öldükten sonra tekrar diriltmeye de gücü yeter." diyerek bir damla sudan yaratanın elbette öldükten sonra da basit bir şekilde dirilteceğinden bahsetmektedir.
Benim burada söylemek istediğim açıkça şu:
Kuranda bazen bilime aykırı tespitler olabilmektedir.Ona işaret etmeye çalıştım.Zira insanın beli ile kaburga kemiği arasından böyle bir suyun çıkmadığını biliyor olmanızı beklerim.
(toplumumuzca ayıp sayılan)
suyun nerden çıktığını bildiğimize göre sözkunusu ayetler gerçeğe de bilime de aykırıdır.
saygılar sunarım.
 

mehmet

Profesör
Onursal Üye
Katılım
9 May 2007
Mesajlar
2,700
Puanları
48
hayırlı sabahlar arkadaşlar

yahu bunun neresi bilime ters?
bilime ters olduğunu anlamak için en münasibi
o konu üzerinde ihtisas yapmış bir bilim adamına sormak gerekmez mi?
peki allah için siz sorup araştırdınız mı?
hangi bilim adamı bunun aksini ispat etmiş?

ikinci bir mevzu ise kuranın o ayetinin tefsirine baktık mı?
ayetin tefsirinde alimler ne diyor?
kuran o ayetiyle ne demek istemiş?

yoksa o kadar açık bir mana demek istese kuranın ulviyeti ve kudsiyeti kalmaz.

ben bunun tefsiri ile ilgili olarak size bir kaynak veriyorum: http://www.kuranikerim.com/telmalili/tarik.htm
 

mehmet

Profesör
Onursal Üye
Katılım
9 May 2007
Mesajlar
2,700
Puanları
48
TARİH: 01/03/2008

Günün sorusu:
Top sakal bırakmak caiz midir?

Günün cevabı:
Top sakal bırakmak ne kadar da caiz olsa efendimizin sünnetlerinden değildir.Yani peygamberimizin uygulaması top sakal şeklinde değildir.

Burda dikkat edilecek bir hususta şudur:
Efendimiz'in hayatına baktığımızda,çok küçük denebilecek hal ve hareketlerde bile başkalarına benzemekten müslümanları yasakladığını ve uzak durmağı tavsiye ettiğini hadislerinden biliyoruz.

Bu sebeple bu tür bir sakal tarzını islamiyette hoş karşılamak doğru olmaz.

 

onair

Profesör
Onursal Üye
Katılım
28 Haz 2007
Mesajlar
2,754
Puanları
36
O yüzden arap kralları ve prensleri sakalını top sakal şeklinde bırakıyorlar, Peygamberin sünneti olmadığından. Altta resmini gördüğünüz kişi Suudi Arabistan kralı Abdullah Bin Abdülaziz El Suud' dur ve ülkesinin kanun ve yönetim şeklini söylememe gerek yok herhalde.


Mehmet kardeşim bu soruları kim soruyor veya nereden alıyorsun kaynak belirtirsen seviniriz.

mehmet1101 dedi ki:
Bu sebeple bu tür bir sakal tarzını islamiyette hoş karşılamak doğru olmaz.
Bu söyleminle de bizler islami bakımdan hor görülen insanlar oluyoruz, bırakmayanlar veya diğer şekilde bırakanlar el üstünde tutulması gereken kişiler oluyorlar öyle mi? Anlamıyorum sizleri gerçekten!
 

mehmet

Profesör
Onursal Üye
Katılım
9 May 2007
Mesajlar
2,700
Puanları
48
ilk olarak arap prensi ve kralları islamiyetin ve şeriatın bir ölçüsü değil

nasıl yaşıyorsa yaşasın beni ve hiç kimseyi ilgilendirmez
hiç kimseyi bağlamaz
ondan banane
onun yönetimindende banane
mehmet1101 dedi ki:
Bu sebeple bu tür bir sakal tarzını islamiyette hoş karşılamak doğru olmaz.
burda demek isteğim şu idi
yanlış anlaşıldı isem kusura bakmayın
bu sakal tarzı sünnete uygun bir sakal tarzı değil
sünnet olmayan da dolayısıyla islami sakal tarzına uygun değil demek istedim

yani bir kimse bana veya diğer fıkıh ve hadis profesörlerine sorsalar bu sakal tarzı islamiyette varmı dır diye yoktur diyecekler.

benimde demek istediğim islemiyette böyle bir sakal tarzı vardır demek yanlış olur.

Ama asla ve kata hor görmem
saygıyla karşılarım
çünkü tamamen şahsi bir kannaat

Tekrarlıyorum
bu şekilde sakal bırakanları hor gören kimseler önce kendilerine baksınlar
ondan sonra başkalarını hor görsünler

SAygılarımla

Moderatör notu:Şahsım adına olan sorular,özel mesaj yoluyla cevaplandığı için,forum kuralları ve konumuz münasebetiyle onair ve yer6 arkadaşlarımızın mesajları tarafımdan silinmiştir.
Kendilerinden anlayışla karşılayacağını umarak bu konu başlığı altında yarın görüşmek temennisiyle

Saygılar

 

hacicavcav

Asistan
Katılım
22 Şub 2008
Mesajlar
150
Puanları
0
mehmet1101 kardeşim.
Verdiğin linki inceledim.Rahmetli Elmalının da açıklama yapmakta ne kadar zorlandığını,konuyu uzun uzun yazmak zorunda kaldığını görmüşsündür.Bu kadar kıvranmasına rağmen sonunda benim söylediğim şeye geliyor ama onuda kabullenemiyor.
Aynı zamanda sulb erkeğe, terâib de kadına işaret olarak aralarının birleşmesinden kinâye olmak da sulbün erkek, sinenin kadın hakkında daha meşhur ve açık olması itibarıyla herkes tarafından bilinmiş olmaya daha yakındır. Gerçi "çıkan" kelimesi "ma-i dâfik" (atan su)in sıfatı olmak daha yakın bulunduğu için, altında gizli olan "o" zamirinin bunun yerini tutmuş olacağına nazaran dâfık kelimesinden açıkça erkeğin suyu anlaşılabileceği gibi; "sulb ve terâib arasından" ifadesinden de ilk akla gelen erkeğin sulbü ile erkeğin göğüs kemikleri arası olur ise de
derken ayette kadından bahsedilmediği sadece erkeğe işaret ettiği anlaşıldığı halde,ayetin bilimsel gerçeklere aykırı olması sebebiyle durumu kurtarmak için;

sulb erkeğe teraib kadına ait olarak ikisinin de sebep oluşuna işaret olmak daha uygundur.
şeklinde tevil yoluna gidiyor.Yani durumu kurtarmak için ayeti maksatlı olarak gerçek anlamının tersi biçimde yorumluyor.

Ne diyelim;toprağı bol olsun...
 

hacicavcav

Asistan
Katılım
22 Şub 2008
Mesajlar
150
Puanları
0
Sevgili mehmet 1101;

TARİH :02/03/2008

Günün Sorusu:
Erkeğin saçını uzatması şeran caizmidir?
Bu konuda bir malumatınız varsa bizimle paylaşırsanız sevinirim.

Saygılar.

Günün Cevabı:
İslami örf ve adetlere uygun her türlü saç şekli caizdir.

Burda bir dipnot düşmek isterim.
Her caiz olan sünnet değildir
Fakat her sünnet olan caizdir.
 

mehmet

Profesör
Onursal Üye
Katılım
9 May 2007
Mesajlar
2,700
Puanları
48
TARİH :03/03/2008

Günün Sorusu:
Dövme yaptırmanın hükmü nedir?Gusle mani olur mu?

Günün cevabı:
Hz. Ebû Hüreyre (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah
(aleyhissalâtu vesselâm) şöyle buyurdular:"
İğreti saç takana da, taktırana da, bedene dövme yapana da, yaptırana
da Allah lânet etsin!" [Buhârî, Libas 86, Tıbb 36]

Peki bu hüküm bilinmeden yapılmış ise:Öncelikle Allah'tan mağfiret ve af dilemeli.Ondan sonra yapılan dövme ufak bir müdahale veya ameliyatla hallediliyorsa giderilmeye çalışılmalı. Şayet giderilemiyorsa, gidirilmesine imkân da yoksa o hal üzere bırakılır. Çünkü Cenab-ı Hak kuluna kaldıramayacağı yük yüklemez.

Gusül meselesine gelince:Bir kere dövme derinin altındadır.Abdest ve gusülde ise derinin altını değil, üstünü yıkamak farzdır. Dövme de derinin altında kaldığına göre, onun bedenin herhangi bir yerinde bulunması abdeste ve gusle mâni olmaz. Üzerinin yıkanmasıyla abdest ve gusül sahih olur.
 

mehmet

Profesör
Onursal Üye
Katılım
9 May 2007
Mesajlar
2,700
Puanları
48
TARİH :04/03/2008

Günün Sorusu:
Cünüp bulunan bir kimse veya âdet gören bir kadın Kur'an-ı Kerim'i dinleyip okuyabilir mi?

Günün Cevabı:
Evet, dinleyebilir.Fakat okuyamaz ve Kur'an-ı Kerîm'e ve onun en ufak bir parçasına el süremez.Yalnız tesbih çekebilir,salât ve selâm getirebilir,Kur'an ayetlerini kelime kelime öğretebilir ve Kelime-i şehâdet getirebilir.
 

mehmet

Profesör
Onursal Üye
Katılım
9 May 2007
Mesajlar
2,700
Puanları
48
TARİH :05/03/2008

Günün Sorusu:
Torpil yaptırarak bir işe girmek mahzurlu mudur?

Günün Cevabı:
İslamiyette hakkı olmadığı bir şeyi haksız bir şekilde elde etmenin,hakkı olanlara karşı bir haksızlık olacağı için kesinlikle kul hakkına girer.

Ama hakkı ve yeterliliği olan bir şeyi elde etmek için araya bir aracı koymak ise caizdir.Ama bu sınavla veya kura ile yapılıyorsa,elbette sınavı ve kurayı kazanmış olması onun için bir kriterdir.

 

mehmet

Profesör
Onursal Üye
Katılım
9 May 2007
Mesajlar
2,700
Puanları
48
TARİH :06/03/2008

Günün Sorusu:
Tilavet secdesi nedir ve nasıl yapılır?

Günün Cevabı:
Kur'an'da 14 adet bulunan ve o ayetleri okuyan veya dinleyen her müslümanın yapması vacib olan secdeye denir.Kur'an'ın mealini okuyan ve dinleyenlerde secde ayetine denk gelirse onların da secde yapması gerekir.

Nasıl yapılmasına gelince;
Normal namaz niyeti gibi niyet edilir.(Niyet ettim Allah rızası için okumuş olduğum tilavet secdesini yapmaya)Ondan sonra eller kaldırılmaksızın "Allahu ekber" denilerek secdeye varılır, secdede üç kere "Sübhane Rabbîyel-a'lâ (yüce olan Rabbimi bütün noksan sıfatlardan tenzih ederim)" denilir. Bundan sonra "Allahu ekber" denilerek secdeden kalkılır.Ayakta ise;"Gufrâneke Rabbenâ ve İleykel masîr (Ey Rabbimiz! Senin bağışlamanı bekliyoruz. Son dönüş sanadır" denilmesi müstehaptır.

Ayrıca bu secde yapılırken için abdestli, temiz ve kıbleye yönelmiş olmak şarttır.


 

mehmet

Profesör
Onursal Üye
Katılım
9 May 2007
Mesajlar
2,700
Puanları
48
TARİH :07/03/2008

Günün Sorusu:
Devlete ödediğimiz vergi zekat yerine geçer mi?

Günün cevabı:
Zekat elimizde maddi değeri olan mallar ile yapılan bir ibadettir.
Devletin mükelleflerinden aldığı vergi ise zekat olarak kabul edilmez.
Çünkü ilk olarak devlet onu zekat olarak almıyor.
İkincisi ise:Devlet aldığı vergiyi Kur'an'da belirtilmiş olan yedi sınıf kimseye vermiyor.

Yedi sınıf kimseler ise:
1-Fakirler
2-Miskinler (hiçbir şeyi olmayıp ihtiyaçları için dilenecek olanlar)
3-Borçlular
4-Yolcular
5-Sözleşmeli köleler (Azad edilmesi için bir bedel karşılığında efendisi ile anlaşma yapan kimseler)
6-Mücahidler
7-Zekat toplayıcılar
 

mehmet

Profesör
Onursal Üye
Katılım
9 May 2007
Mesajlar
2,700
Puanları
48
TARİH :08/03/2008

Günün Sorusu:
Yara üzerine veya sargı üzerine mesh ederek nasıl abdest veya gusül abdesti alabiliriz?

Günün Cevabı:
Gusülde ve abdestte yıkanması gereken yerler eğer yaradan dolayı ıslanmaması gerekiyorsa bu yerler ıslak elle meshedilir.Eğer meshetmek de zarar veriyorsa o takdirde terkedilir.

Abdest veya gusül âzaları üzerinde zaruretten dolayı sargı varsa ve bu sargıyı açıp altını yıkamak da mahzurlu ise, sargının üzerine meshedilir, böylece o âzalar yıkanmış hükmünü alır.
Mesh ederken de sargının tamamını meshetmek gerekmez. Sargının ekser kısmının üzerinin meshedilmesi kâfi gelir.
 

mehmet

Profesör
Onursal Üye
Katılım
9 May 2007
Mesajlar
2,700
Puanları
48
TARİH :09/03/2008

Günün Sorusu:
Dinimizde kadının makyaj yaparak süslenmesinin hükmü nedir?

Günün Cevabı:
Dinimiz bazı şartlarla süslenmeye ve boyanmaya cevaz vermiştir.Kadın veya erkek, birbirlerine kendi yuvaları içinde daha çekici görünebilmek için süslenebilirler, bunda bir sakınca yoktur. Ama başka kadın veya erkeklerin dikkatini çekmek için bunu yaparlarsa kerahet vardır, hattâ bu kerahet onların niyet ve davranışlarına göre haram da olabilir.

Kadınların Süslenmelerindeki ölçü ise;Kadınlar, deri üzerinde bir tabaka oluşturmayan boyalarla kocalarına şirin görünmek için aşırı olmamak şartıyle makyaj yapabilirler.
 

mehmet

Profesör
Onursal Üye
Katılım
9 May 2007
Mesajlar
2,700
Puanları
48
TARİH :10/03/2008

Günün Sorusu:
Sandalyede oturarak veya yatarak namaz kılınır mı?

Günün Cevabı:
Ayakta duramayacak kadar hasta veya rahatsız olan bir kimse yataraktan veya oturarak ima ile namazını eda edebilir.
Normal bir insan keyfi olarak oturarak namaz kılamaz.Çünkü kıyam (yani ayakta durmak)namazın farzlarındandır.Eğer gücü yettiği halde oturarak kılarsa namazı olmaz.
 

Turab Garip

Dekan
Onursal Üye
Katılım
30 May 2007
Mesajlar
6,819
Puanları
48
Sevgili hacıcavcav, burada "tevil" dediğin şey bir kıvranma değil, Arapça edebiyatıdır. Şimdi "tavuk çevirme" deyimini "chicken turning" diye çevirirsen komik olur. Yazar ihtimaller üzerinde durmuş ki herkes nedir ne değildir görebilsin. Nitekim eğer bu ihtimalleri belirtmeden doğrudan söyleseydi asıl maksadı, o zaman senin yazıları kopyaladığın yerdeki şahıs da "bak şöyle de bir ihtimal var müslümanlar düşünememiş" diyecekti.

Zaten sorduğun sorular doğrudan doğruya başkasından alıntı olduğu için ve zaten kesinlikle hiç bir söyleneni kabul etmeyeceğin ve baştan vereceğin cevap belli olduğu için niye kendine eziyet ediyorsun ki?

Hatta şöyle diyelim; buradaki sorulara vereceğin cevabı belki de kelimesi, noktası ve virgülüyle birlikte sen daha yazmadan tahmin etmek mümkün. Çünkü her halükarda bir yerden kopya oluyor.

Yanlış anlamanı istemiyorum, sadece niyetini belli etsen herkes için daha iyi olur diye düşünüyorum.

Mehmet kardeşim, bana soracak olursan, bu fıkhi hükümlerin eğer belirli bir sahibi varsa onları da belirtmen daha hoş olur. Yani örneğin "şu hadisle böyle amel edilir" ya da "resulullah böyle buyurdu ona istinaden şöyledir", ya da "filanca alim şu ayete göre böyle bir fetva verdi" gibi.
 

mehmet

Profesör
Onursal Üye
Katılım
9 May 2007
Mesajlar
2,700
Puanları
48
TARİH :11/03/2008

Günün Sorusu:
Radyo ve televizyondan kuran dinlenirken,eğer secde ayetine denk gelirse tilavet secdesi yapılması gerekir mi?

Günün cevabı:
Radyo ve televizyonun sesi yansıtmaktan ziyade nakil sayılmaktadır. Kasde bağlı olarak okunan şeylerin hemen aynını nakletmektedir. Bundan işitilen sesler, ses yansıması gibi, sade bir benzeyişten ibaret değildir. Bunun için radyo aracılığı ile işitilen bir secde âyetinden dolayı secde edilmesi vacib olsa gerektir. Vacib olmasa bile, secde edilmesinde bir sakınca olmadığından her halde secde edilmesi ihtiyata uygundur ve Kur'an-ı Kerime bir saygı ve hürmeti gösterir.

Not:Hemen hemen tüm soru ve cevaplarımdaki kaynak:Ömer Nasuhi Bilmen'in Büyük İslam İlmihali'dir.İsteyenler daha detaylı ve teferruatlı bilgiler için o kitaba müracaat edebilirler.
 

mehmet

Profesör
Onursal Üye
Katılım
9 May 2007
Mesajlar
2,700
Puanları
48
TARİH :12/03/2008

Günün Sorusu:
Cemaatle namaz kılarken imama ilk rekatta yetişemediğimiz halde imamla birlikte selam verirsek ne yapmamız gerekir?

Günün Cevabı:
Sonradan imama uyan kişi selam verdiği zaman bakılır.Eğer göğsünü kıbleden çevirmemişse ve namazı bozacak bir konuşma veya harekette bulunmamışsa kalkarak namazını kaldığı yerden devam eder ve son oturşta da sehiv secdesi yapar.Aksi halde namazı yeniden kılması gerekir.
 

mehmet

Profesör
Onursal Üye
Katılım
9 May 2007
Mesajlar
2,700
Puanları
48
TARİH :13/03/2008

Günün Sorusu:
Ücretle Kuran okumak ve okutmak caiz midir?

Günün Cevabı:
Hayatta bulunan veya vefat etmiş bir mü'min için para karşılığı Kur'an okumak veya okutmak caiz değildir. Ücretle okunacak Kur'an'a sevap hasıl olmaz ki başkasına bağışlayabilsin.
Peygamber Efendimiz (sav) bir hadis-i şeriflerinde, "Kur'an'ı okuyunuz, fakat onun karşılığında (bir ücret alıp) yemeyiniz" buyurmuştur. (Hukuk-ı İslâmiye ve İstılahat-ı Fıkhiyye Kamusu, c. 5, s. 190-191)

 
Üst
stat counter