Hayırlı Cumalar

Şu anda konuyu okuyanlar (Üyeler: 1, Ziyaretçi & Botlar: 0)


cacar

Profesör
Katılım
24 Mar 2006
Mesajlar
2,253
Puanları
38
Adamın biri her zaman yaptığı gibi saç ve sakal tıraşı olmak için berbere gitti. Onunla ilgilenen berberle güzel bir sohbete başladılar.
Değişik konular üzerinde konuştular. Birden Allah ile ilgili konu açıldı...
Berber: " Bak adamım, ben senin söylediğin gibi Allah'ın varlığına inanmıyorum."
Adam: " Peki neden böyle diyorsun?"
Berber: " Bunu açıklamak çok kolay. Bunu görmek için dışarıya çıkmalısın. Lütfen bana
söylermisin, eğer Allah var olsaydı, bu kadar çok sorunlu,sıkıntılı, hasta insan olur muydu, terk edilmiş çocuklar olurmuydu? Allah olsaydı, kimse acı çektirmez, birbirini
üzmezdi. Allah olsaydı, bunların olmasına izin vereceğini sanmıyorum...
" Adam bir an durdu ve düşündü, ama gereksiz bir tartışmaya girmek istemediği
için cevap vermedi.
Berber işini bitirdikten sonra adam dışarıya çıktı. Tam o anda caddede uzun saçlı ve sakallı bir adam gördü. Adam bu kadar dağınık göründüğüne göre belli ki tıraş olmayalı uzun süre geçmişti. Adam berberin dükkanına geri döndü.
Adam: " Biliyor musun ne var, bence berber diye bir şey yok"
Berber: " Bu nasıl olabilir ki?Ben buradayım ve bir berberim." Adam: " Hayır, yok. çünkü
olsaydı, caddede yürüyen uzun saçlı ve sakallı adamlar olmazdı."
Berber: " Himmm... Berber diye bir şey var ama o insanlar bana gelmiyorsa,ben ne yapabilirim ki?"
Adam: " Kesinlikle doğru! Püf noktası bu! Allah var, ve insanlar ona gitmiyorsa, bu gitmeyenlerin tercihi. Işte dünyada bu kadar çok acı ve keder olmasının nedeni!"
 

Berkin Bozdoğan

Profesör
Katılım
18 May 2005
Mesajlar
4,930
Puanları
0
Hikâye düşünmeye sevk etmesi açısından başarılı velâkin elma ve armut kıyasıyla yapılan bu benzetimler ciddi bir mantığa vurmada işleminden birkaç parça çıkıyorlar.

Güzel günler dilerim.
 

onair

Profesör
Onursal Üye
Katılım
28 Haz 2007
Mesajlar
2,754
Puanları
36
Hayırlı Cumalar herkese.Allah rızkınızı ve kazancınızı arttırsın inşallah.
 

Turab Garip

Dekan
Onursal Üye
Katılım
30 May 2007
Mesajlar
6,819
Puanları
48
Hikayedeki en ilginç noktalardan bir tanesi de adamın, "Allah yok, çünkü olsaydı aç, sıkıntılı kimse olmazdı" demesi. Yani Allah yok ama Allah kavramı var. Yani Allah olsa idi neden aç ve yardıma muhtaçlara yardım etsin sorusunun cevabını tespit etmiş. Çünkü ben onun yerinde olsaydım, "Allah yok, çünkü yok" derdim. Yani "Allah olsaydı belki de eğlencelik olaraktan hergün bir kaçımızın derisini yüzecek, bir kaçımızı vahşi hayvanlara yedirecek, belki de hepimizi zengin edecek ya da açlıktan öldürecekti.." Kısacası bu adamın "Allah yok" dedikten sonra getirdiği sebepler, onun kendi içinde Allah diye bir varlık, bir koruyucu olduğunu kabullenmiş ancak dışa vurmaktan çekindiğini gösteriyor. Daha da özlüsü, kendine yediremiyor bunu kabul etmeyi.

Ayrıca, berberin getirmiş olduğu kanıt da doğru olmakla birlikte yetersiz ve açıklamaya gereksinimi vardır. Yoksa tek başına kanıt olma özelliği olmadığı gibi, hatta Allah olarak bilinen yaratıcının irad ettiği şeylerle ters düşer. Çünkü uzun saçlı adamların berbere gitmesiyle saçlarının kesilmesinin orantısı, Allah'a gitmekle sıkıntı olarak nitelendirilen şeylerin giderilmesi aynı nispette değildir. Yani berbere gidersiniz saçınızı keser; ama Allah'a gidersiniz bütün sıkıntılarınız gitmez.

Bunun en az iki sebebi vardır. Birincisi, berber saçını senin isteğin doğrultusunda keser, istek ve sonuç sana aittir. Kimi zaman Allah senin isteğin doğrultusunda sıkıntını giderirken, kimi zaman sen istemeden senin sıkıntını giderir, kimi zaman da istesen de gidermez. Yani kendi iradesine bağlıdır. "Kimi zaman dua edersiniz de Allah kabul etmez, çünkü size istediğinizden daha iyisini verir." Yani berber, saçınızı ve sakalınızı kestiğinde, örneğin güneş ışınlarından kötü etkilenen bir rahatsızlığınız varsa, traş sonucu hastalığınız azacak ve siz kendiniz traş olmayı iyi bir sonuca varmak için istemiş de olsanız kötü sonuca varmış olacaksınız. "Uykuluyken namazını boz ve uyu, çünkü bu halinle kendi kötülüğüne dua edebilirsin."

İkinci sebep, uzun saçlı şahsın, berberi kendiyle bir tutması veya kendinden aşağı görmesi. Ki bu durumda berber ona git kendi saçını kendin kes cevabını verir. Yani berberi insan yerine koymaması veya emir verir şekilde istekte bulunması. Örnek bir hikaye anlatalım. Zamanında bir kişi bir alime gelir sorar: "Allah buyuruyor ki <bana dua edin size icabet edeyim. (mu'min/60)> Biz hep dua ediyoruz ama hiç kabul etmiyor, nedir bu tezat?" Cevabı şöyle geliyor: "Siz kiminle konuştuğunuzu bilmiyorsunuz." Bu ne demek? Nasıl yani tanımıyoruz? Yukarıda açıklamaya çalıştım ama bir öyküyle pekiştireyim: Zamanında bir demirci veya çiftçi tam olarak hatırlamıyorum (kısaca herhangi/sıradan bir vatandaş), çalışırken, yanındaki binanın tepesinden bir çocuk düşüyor aşağıya. Bunu görünce elini çocuğa doğru kaldırıp, "dur" diyor. Çocuk havada asılı duruyor ve sonra yavaşça aşağı iniyor. Görenler elbette şaşkın, sıradan bir adam olması hasebiyle soruyorlar "bunu nasıl yaptın nedir bunun sırrı?" Onun cevabı da şudur: "Bir ömür boyunca Allah'ın yap dediklerini yaptım, yapma dediklerini de yapmadım. Bir defa da O benim yapma dediğimi yapmasın!" Kısacası, iki cümleyle özetleyebiliriz; "Bana itaat et ki benim gibi olursun. Bir şeye ol dersin, oluverir.", "Vefa edin ahdinize, vefa edeyim ahdime." (Yani; benimle yapacağınız anlaşmaya uyun, ben de size verdiğim vaatlere uyayım.) (Bakara/40)

Dolayısıyla ne oldu? Allah'a gitsek de sıkıntılarımız gitmedi.. Ancak şu da bir gerçek ki, huzur her zaman mutlulukta değildir. İyilik de her zaman mutlulukta değildir. Şeker hastası bir adama çok sevdiği pastadan iki dilim vererek onu mutlu edebilirsiniz, ama aynı zamanda ölümüne sebep olursunuz. O halde bu adamın iyiliği mutluğunda değildir.

Daha fazla devam edebiliriz, ancak bundan sonrası kişisel inanç meselesine girer.
 

mavinok.ta

Dekan
Katılım
17 Eyl 2007
Mesajlar
6,313
Puanları
0
ben bu hikayeyi biliyorum hatta bu hikayeyi kursumuzun sene sonu programında tiyatroya taşımıştık :) Berberin verdiği yanıt çok manidar ve zekicedir...Paylaşım için teşekkürler ayrıaca herkese hayırlı Cumalar diliyorum.Rabbim ibadetlerimizi kabul buyursun İnşaAllah...
 

Jerusalem

Profesör
Katılım
21 Haz 2007
Mesajlar
2,197
Puanları
0
Çok derin olmamasına karşın gayet hoş bi' hikaye, teşekkürler Cacar.
 

centigrade

Doçent
Katılım
24 May 2008
Mesajlar
994
Puanları
18
hayırlı cumalar.
biraz geç oldu ama olsun.
bu başlığı devam ettirelim inşallah her cuma.
 

bjk_ayse

SDN Okuru
Katılım
29 May 2008
Mesajlar
1,945
Puanları
0
Herkese Hayırlı Cumalar

Yeşil elbise çok güzel bir hikayeymiş teşekkürler
 
Üst
stat counter