Karagöz ve Hacivat çocuk oyunu mu?

Şu anda konuyu okuyanlar (Üyeler: 1, Ziyaretçi & Botlar: 0)


warkortali

Profesör
Onursal Üye
Katılım
14 Kas 2006
Mesajlar
3,753
Puanları
48
Konum
İstanbul
UNİMA Türkiye Milli Merkezi Başkanı Mevlüt Özhan, "Osmanlı döneminde Karagöz Oyunu toplumdaki yolsuzlukları, hırsızlıkları ve siyasileri eleştiren büyüklere yönelik gösteriyken, günümüzde asıl amacı unutularak çocuklara yönelik oyun haline getirildi. Yunanistan, Osmanlı kültürünün ortaya çıkardığı Karagöz'e 'Karagiozis" ismini vererek sahip çıkıyor

Bu doğru değil, ancak Yunanistan'da bu gösteri daha çok önemseniyor, konularını güncel olaylardan aldığı için de daha çok ilgi sürüyor. Yunanlıların feodaliteye karşı savaşında, Karagöz'e derebeylere karşı savaşan halk önderi fonksiyonu veriliyor" dedi.
Uluslararası Kukla ve Gölge Oyunu Birliği (UNİMA) Türkiye Milli Merkezi Başkanı Mevlüt Özhan, Osmanlı döneminde Karagöz'ün, toplumdaki olayları ve siyasileri eleştiren büyüklere yönelik gösteriyken, günümüzde asıl amacının unutularak çocuklara yönelik oyun haline getirildiğini söyledi.
Özhan, 1929 yılında Prag'da kurulan UNİMA'nın daha sonra 100'e yakın ülkede örgütlendiğini bildirdi.
UNİMA Türkiye'nin 1990 yılında kurulduğunu, sanatçı, tasarımcılar ile kukla ve Karagöz üzerine araştırmalar yapan bilim adamlarından oluşan 147 üyesi bulunduğunu ifade eden Özhan, başta Kültür ve Turizm Bakanlığı olmak üzere çeşitli kurumların işbirliğiyle Karagöz ve kukla sanatının araştırılması, geliştirilmesi, yaşatılması ve tanıtılması konusunda çalışmalar yaptıklarını söyledi.
Kukla ve gölge sanatının Uzakdoğu kökenli olduğunu, daha sonra çeşitli ülkelere yayılarak kendine özgü biçimler aldığını belirten Özhan, “Bu sanat Osmanlı İmparatorluğu'na geldiğinde ise ortaya Karagöz tiplemesi çıktı. Oyunlarda Karagöz halkı temsil ederken, Hacivat okumuş, üst tabakayı temsil eder. Oyundaki diğer kişiler Osmanlı’nın çok kültürlü yapısını yansıtan Rum, Arnavut, Karadenizli, Yahudi, Acem, Arap gibi tiplemelerdir” dedi.
Karagöz ve Hacivat'ın gerçekte yaşadıklarına dair rivayetler bulunduğunu belirten Özhan, şöyle konuştu:
“Bunlardan en çok bilineni, Sultan Orhan'ın Ulu Cami'yi yaptırırken Karagöz'ün demirci, Hacivat'ın duvar ustası olduğudur. Bunların sık sık bir araya gelip yaptıkları esprilerle işçileri eğlendirdikleri ve bu nedenle inşaatın geciktiği anlatılır. Sultan Orhan'ın durumu öğrenince inşaatın ilerlemesine engel olan Karagöz ve Hacivat'ı astırdığı, sonradan pişmanlık duyduğu ve Şeyh Küşteri adlı kişinin sultanın üzüntüsünü gidermek için bu kişilerin siluetlerini perdeye yansıttığı söylenir.”
OYUNDA YOLSUZLUKLAR
ELEŞTİRİLMİŞ
Osmanlı döneminde Karagöz'ün, toplumdaki yolsuzluk ve hırsızlıklar ile siyasileri eleştiren büyüklere yönelik gösteri olduğunu belirten Özhan, günümüzde ise asıl amacının unutularak çocuklara yönelik oyun haline getirildiğini söyledi.
İlk başlarda oyunlarda halk edebiyatından esinlenildiğini, “Tahir ile Zühre”, “Hamam”, “Kayıkçı”, “Yazıcı” gibi oyunların sahnelendiğini bildiren Özhan, şöyle devam etti:
“Oyunlarda toplumdaki bozukluklar, yolsuzluklar, siyasiler eleştirilmiş. Bu gösteriler kuşaktan kuşağa aktarılmış, ancak güncelleştirilirken değişikliğe uğramış. Siyasi yönü, eleştirel yönü atılmış, halk ağzıyla küfürlü konuşmalar eklenmiş. Daha sonra dram tiyatroları, çağdaş opera ve bale gibi sanatlar çıkınca, büyükler bu sanatlara yönelmiş. Şimdi ise Karagöz ve Hacivat, çocuklara yönelik oynatılıyor. Bazı oyunların isimleri aynı, ancak içerikleri çocukların düzeyine indirgeniyor ya da çocuklar için yeni oyunlar yazılıyor.”
Özhan, Yunanistan'ın Osmanlı kültürünün ortaya çıkardığı Karagöz'e “Karagiozis” ismini vererek sahiplenmeye çalıştığını söyledi. Karagöz ve Hacivat'ın 1800'lü yılların başında Yunanistan'da Türk sanatçılar tarafından oynatıldığını, 1850'den itibaren de Yunan sanatçıların kendi dillerinde gösteri yapmaya başladıklarını bildiren Özhan, şunları kaydetti: “İlk başlarda Yunanlıların feodaliteye karşı savaşında, Karagöz'e derebeylere karşı savaşan halk önderi fonksiyonu veriliyor. Bağımsızlık mücadeleleri sırasında ise Osmanlı’ya karşı savaşan Yunan kahramanı oluyor. Şimdi de ‘Karagiozis’ adıyla sahip çıkıyorlar. Karagöz'ün Yunanistan'a ait olduğu doğru değil, ancak onların devlet desteği bizden çok iyi, basın geniş yer veriyor, televizyonlarda Karagöz gösterileri yapılıyor. Sanatçılar, konuları güncel olaylardan aldıkları için de daha çok ilgi görüyor.”
Gölge tiyatrosundan yararlanılarak ilk sinema filminin Almanya'da yapıldığını da bildiren Özhan, gölge ve kukla tiyatrosunun bilgisayar tekniğiyle geliştirilerek günümüzün “Kayıp Balık Nemo”, “Shrek” gibi animasyon filmlerine kaynaklık yaptığını da sözlerine ekledi.

Kaynak : Vakit
 
Üst
stat counter