Üveys Zikri Nedir? Nasıl Yapılır?

Şu anda konuyu okuyanlar (Üyeler: 1, Ziyaretçi & Botlar: 3)


alikasikka

Üyecik
Katılım
1 Ağu 2016
Mesajlar
24
Puanları
3
Konum
istanbul
Bu Zaman Kadar Merhameti Öğretilmeyen Hep Korkutulduğumuz Ama Merhametlilerin En Merhametlisi Olan Rabbimizin Merhametini ve Sevgisini Yaşayarak Görmek İçin Buyur ;


Üveys Nasıl Olunur ? Üveyslik Nedir ? (veyselkarane)


11 İhlas Suresi , 1 Fatiha’yı ve Salavatı Şerife’leri okuyup O Aleme hediye ettikçe aklınızın hayal dahi edemeyeceği güzellikler yaşıyorsunuz. Bu zikirle Allah’ı andıkça Rabbi tanımaya ve tanıdıkça sevmeye başlıyorsunuz.


Sizin kapınıza birisi sabah ve akşam yiyecek , içecek , erzak vs. bıraksa siz bunları bana kim bırakıyor deyip merak etmez misiniz? Zamanla onu sevip sizde elinizden geldiği kadarıyla iyilik etmek , karşılık vermek istemez misiniz?


Peki sen bu zikirle her sabah ve akşam okuduğun sureleri ve salavatları Peygamberimize , Peygamberlere, ehli beyte , ashaba, şehit ve Sıddıklara, Hz. Hızır as. ve evliyalara , Salih kullara hediye edersin de onlar sana karşılığını vermezler mi?


Zamanla biz hediyelerimizi gönderdikçe o mübarekler diyor ki : Rabbim bunları bizlere kim gönderiyor ? Bizi merak edip Rabbimize soruyorlar. Tanıyorlar seviyorlar , koruma altına alıyorlar. Ve inanın gönderdiğiniz hediyelerin karşılığını size fazlasıyla veriyorlar. Sizde iyiden yana güzelden yana bir şey başlıyor. Aklınızın hep hayrette kalacağı güzelliklerle karşılaşıyorsunuz. Allah tarafından , O Alem tarafından tanınmaya ve sevilmeye başlanıyorsunuz.


Bunu şuan sizde okuyorsunuz. Çünkü Ey Allah’ın kulları sizde bizim yaşadığımız bu güzellikleri yaşayın , sizde Rabbi anın ve siz Allah’ı andıkça Allah tarafından anılın. Sizde onu bilin sevin ve O Alem tarafından sevilin istiyoruz.


Bu tesbihatı yapan , yani Rabbi anan insanlar herhangi bir yere , bir tarikata bağlı değiller. Herhangi bir yere bağlı olmaksızın kendi evlerinde , kendi başlarına yapıyorlar bu tesbihatı. Ve zaten de Rabbim kuranında ki 250’ye yakın ayetinde kendisini anmamızı ve zikretmemizi istiyor ve Kuranın ’da kendini anan kullarını çok övüyor. Biz onu her andığımızda oda bizi anıyor. Biz Peygamber efendimize (sav.) bir kez salavat çektiğinizde, Allah kendisi ve melekleriyle birlikte sizi 10 kere anıyor.


Siz Rabbinizi andıkça Allah’ı tanımaya ve sevmeye başlıyorsunuz. Rabbim andığıyla beraberdir. Siz Allah ile beraber oldukça , Rabbinizi anarken aslında Rabbiniz tarafından da anılan bir kul olunca , O Aleme hediye ettikçe ve O Alem tarafından tanınıp , sevilip, koruma altına alındıkça sizde iyiden yana , güzelden yana, Allah’a yaklaşma yolunda , Resule layık olma yönünde bir sevgi başlıyor. Gerçekten yaşamadan bilemiyorsunuz.. O yüzden YAŞA VE GÖR…


KARDEŞİMİZİN ÜVEYS ZİKRİNDE YAŞADIKLARINI KENDİ SESİNDEN DİNLİYORUZ..


 
Son düzenleme:

alikasikka

Üyecik
Katılım
1 Ağu 2016
Mesajlar
24
Puanları
3
Konum
istanbul
ZİKİR NASIL YAPILIR?



Bismillâhirrahmânirrahîm.

HAZIRLIK :

  • Sessiz olmalıdır. (Yüksek sesle değil, kendi duyacağın kadar sesle olmalı.)
  • Yalnız olunmalı. (Müsaitseniz)
  • Kimin huzurunda olduğunu unutmadan, edepli-terbiyeli olunmalı.
  • Mutlaka abdestli olunmalı.
  • Gündüzün aydınlığında ve akşamın karanlığında olmak üzere (sabah ve akşam) günde 2 kere yapılmalıdır.
  • Mutlaka şu saatte yapılacak diye zaman belirtilmez. Kişi kendini hazır hissettiği zamanda gerçekleştirilir. Ama yatarken ve sabah namazının öncesi ve sonraları en uygun zamanlardır. Herkesin uykuda olduğu zamanda Rabbimiz; ”Kulum herkes gaflette iken Beni ve Resulümü andı.” der ve zikir sahibini çok sever.
UYGULANMASI :

  • EÛZU BİLLAHİ MİNEŞ-ŞEYTÂNİRRACîM. BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHîM.
  • 100 DEFA TEVBE ESTAĞFURULLAH (sadece arapçasını da söyleyebilirsiniz)
  • Başında Besmele Olmadan– SALAT-I ŞERİFE (SALAVAT) okuyoruz. (Sayı sınırı yoktur dilediğiniz kadar istediğiniz kadar okuyabilirsiniz, illa bizden tavsiye isterseniz saygıdan dolayı EN AZ 100 deriz.)
  • Yaklaşık 2000 adet Salat-ı Şerife var. Hangisi kolayına gelirse o Salat-ı Şerifeyi söyle. İster uzun isterse kısa olsun hiç fark etmez. İlle de tavsiye dersen biz; “Allahümme salli ve sellim ve barik ala seyyidina Muhammedin ve ala ali seyyidina Muhammed” deriz.
  • Başlarında Besmeleyle– 11 İHLAS SURESİ (Kul Hüvallahu) ve 1 FATİHA SURESİ ( Elham )
  • Hediye : (Allah’ım senin rızan ve izninle okuduğum surelerin sevabını ve salât-ı şerifleri şanlı peygamber efendimiz Hz. Muhammed (sav)’e, ehlibeytine, yüceâlisine, ashabına, sevdiklerine, tüm meleklere ve peygamberlere, Hızır (as) ve sevdiği evliyalara, Veysel Karani hazretleri ve tüm üveyslere, sıddık, şehit, arif, salih kullara, himmet eden sultanlara, ders veren hocalarımıza ve onların hocalarına, tüm üveyslerinde hediye ettiği tüm sevgililere (istediğiniz evliya ve ölmüşlerinize ve sevdiklerinizi de hediye edebilirsiniz)
  • 1 Kere EÛZU BİLLAHİ MİNEŞ-ŞEYTÂNİRRACîM. BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHîM.
  • “LA İLAHE İLLALLAH” okuyoruz. (Sayı sınırı yoktur dilediğiniz kadar istediğiniz kadar okuyabilirsiniz, illa bizden tavsiye isterseniz saygıdan dolayı EN AZ 100 deriz.)
***Not: Zikri bitirdikten sonra 11 ihlas ve 1 Fatiha okunmayacaktır…***

Bu kadar mı? Evet bu kadar.
 

alikasikka

Üyecik
Katılım
1 Ağu 2016
Mesajlar
24
Puanları
3
Konum
istanbul
ALLAH’IN VE RESULÜNÜN SELAM VE BEREKETİ
ÜZERİNİZE OLSUN EY HANE HALKI.
Bu konuda,
1- Zikrin önemini,
2- Zikrin nasıl yapılacağını,
3- Zikirde yaşayacaklarını öğreneceksin inşAllah..

Bu zikir Üveys Veysel karane zikridir.
Sessiz yapılır ve “KOLAY” zikirdir. Yaşacak olduğun manevi güzellikler karşısında “hayrete” düşeceksin ve bunun sonunda “Allah’ım bu kadar az ibadete, bu kadar çok lutuf olur mu? Diyeceksiniz… Olur! Veren Rabbimiz olduktan sonra.

Ayrıca ilk başta yazıldığı gibi, üzerinizde “ALLAH’IN, RESULÜNÜN SELAM VE BEREKET” olduğu sürece, her şey kolay olur. Okuduğunuz tasavvuf kitaplarında, evliyaların menkibelerinde o, Allah dostlarının “YAŞADIKLARININ” benzerlerini sizler de yaşamaya başlarsınız.

Burada yazılanlar, sizlerin yıllardır arayıp bulamadığınız “ALLAH’I, RESULÜ SEVME” yolunu göstermekte ve bildirmektedir.

Her geceniz “Kadir” ve her gündüzünüz “Bayram” olsun…
 

alikasikka

Üyecik
Katılım
1 Ağu 2016
Mesajlar
24
Puanları
3
Konum
istanbul
Zikir kelime karşılığı olarak “Anma” demektir. Yüce Allah’ımız “Anın Beni, Anayım Sizi” demekte zikirin önemini belirtmekte. Ayrıca Sevgili Peygamberimiz (S.A.V.) “Kişi andığı ile beraberdir” buyurmaktadır. Ayrıca Yüce Kitabımız Kur’an-ı Kerim’in bir adı da Zikrullah’tır. Yani Allah’ı anmadır.

Anılmaya en çok layık olan, Bir ve eşi benzeri olmayan ALLAH’tır; Allah’ımızdır. Biz, Müslümanlar günde 5 kere namazla Yüce Allah’ımızın huzurunda oluruz. Zikir ile her an “O’nun huzurunda” oluruz. Bundan daha güzel bir şey olur mu? Zikir, kul ile Allah’ı birbirine yaklaştırır. Rabbimiz olan Allah’ımız “Kulum farz olan ibadetlerle bana yaklaşır; bana yaklaşanı severim; nafile ibadetlerle ise daha çok yaklaşır. Bana da çok yaklaşanı, daha çok severim…” demektedir. Bu ölümlü dünyada Allah’ımıza yaklaşacak “yolu” arayıp bulamazsak O’nun huzurunda, kaçınılması imkansız bir günde ve yerde
O’ndan nasıl yardım bekleriz? ve ne yüzle? Bu dünyada Rabbini ve Resulünü unutanın, yarın ahrette unutulmayacağını kim söyleme cesaretini gösterebilir ki? Bir şeyi asla unutmamamız gerekmektedir. Sevgili Peygamberimiz (S.A.V.) Efendimiz, Miraçta Rabbimizin selam ve sevgi sözlerinden sonra Rabbimizin ilk sorduğu soru: “Habibim” (sevdiğim) bana ne getirdin? olmuştur. Peygamberimize bu soruyu soran; Yüce ve eşi benzeri olmayan Allah’ımız, bizlere; “Ey kulum bana ne getirdin” demeyecek mi? Ne cevap vereceğini şimdi hemen ve her zaman düşün. Düşündükten sonra da hangi güzel işlerle huzuruna varacağını araştır ve mutlaka uygula.
 

alikasikka

Üyecik
Katılım
1 Ağu 2016
Mesajlar
24
Puanları
3
Konum
istanbul
Namaz, oruç, zekat gibi ibadetlerle zaten sen, bizler yükümlüyüz. Yani mecburuz, yani bizlere farz. Biraz önceki soruya cevap bulunuz. Bunun da, en kolay ve en güzel olanı Allah’ı zikretmektir. Rabbimiz buyurmakta: “Allah’a güzel sözler ulaşır, bu güzel sözlerin en güzeli “LA İLAHE İLLALLAH’tır” Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (S.A.V.) Efendimiz bir sözünde “Ben insanlara “LA İLAHE İLLALLAH” (Allah’tan başka yaradan yoktur) sözünü söyletmek için savaş emrini aldım” demektedir.

Öğrenecek olduğun ve İnşallah yapacağın bu zikir en kolay olanıdır.

Bu yolda; “Üveysilik” yolunda herkesin öğretmenleri vardır ve şükürler olsun ki hepimizin öğretmenleri ilk öğretmenleri sırasıyla Evliyalar, Peygamberimiz (S.A.V.) Efendimiz ve Rabbimiz olan Allah’ımızdır. Unutmayınız ki, Veysel Karane Hz.’leri de yaşayan hiç kimseden ders, eğitim almamıştır.

Ankebut Suresi 69. Ayeti: “Bizim uğrumuzda cihad edenlere gelince, elbet Biz onlara (Bize ulaştıran) yollarımızı gösteririz, kolaylaştırırız, şüphesiz ki, Allah her zaman iyi davrananlarla beraberdir…” Bu zikir, Üveys Veysel Karane zikridir. Yapılan zikirlerin en kolayı ve en doğrusudur. Yüce kitabımızda 150’den fazla yerde açıkça, gizli olarak da 100 yerde zikirden bahsetmekte, bir başka deyişle Yüce Kitabımızın her 23-24 ayetinden birinde zikirden bahsetmektedir.
 
Son düzenleme:

alikasikka

Üyecik
Katılım
1 Ağu 2016
Mesajlar
24
Puanları
3
Konum
istanbul
NİÇİN TÖVBE? NİÇİN 100 VEYA 70 KERE?
Cevaplayalım;
Kul “Tövbe Estağfirullah” diyerek; Rabbinin büyüklüğünü ve kendi acizliğin ortaya koyarak, şirkten, yani İlahlık iddiasından uzaklaşır.

• Geçmişte yaptığı hata ve günahlarının bağışlanmasını Allah’tan ister… içini ve dışını temizler.

• Ahrette ve hesap gününe tam imanını ortaya koyar ve o büyük güne hazırlanır. Rabbimizin “Tövbe edin, bağışlayayım” kutsi sözünün hayata geçmesini gerçekleştirme, bu bağışa mahzar olmak.

• Pişmanlığını ortaya koyduktan sonra, bir daha günah işlemeyeceğine dair Yüce Allah’ına söz vermiş olur.

• Yüce Peygamberimiz Hz. Muhammed (S.A.V.) efendimizi örnek alır ve onun güzel ahlakı ile ahlaklanmaya başlar.

• 100 şehit sevabı alır, evet 100 şehit sevabı alır.

Peygamber Efendimiz (S.A.V.); “Kim, benim unutulmuş bir sünnetimi öğrenir, yapar ve öğretirse ona 100 şehit sevabı verilir” Hadisini artık öğrendin, İnşallah uygulayacaksın ve ömrün boyunca bir kişiye öğretirsen ve sende ömrün boyunca zikrine devam edersen, buna hak kazanır ve hayatın boyunca mutlu bir hayat sürersin. İşte biz burada Peygamber Efendimizin (S.A.V.) her türlü büyük ve küçük günahlardan uzak olmasına rağmen, biz insanlar için büyük, büyük olduğu kadar da bilinmeyen, bilinse de uygulanmayan sünnetine sahip çıkarak; uygulayarak sizlere öğreterek ve sizin de ileride bir kardeşimizin gerçek anlamda kurtuluşuna vesile olacağınız için bu sünneti mutlaka hayata uyguluyoruz. Böylelikle bu müjde ile müjdelendik. Sizleri
de müjdeliyoruz, mübarek olsun.
 

|SeYYaH|

Rektör
Katılım
12 Mar 2011
Mesajlar
13,940
Puanları
113
O Alem tarafından tanınıp , sevilip, koruma altına alındıkça...
Kıymetli kardeşim, emeğin için Allah razı olsun. Lakin yukarıdaki sözlerde sanki bir sıkıntı var, kafa kurcalıyor. Sadece Yüce Allah insanı koruma altına alabilir diye düşünüyorum. Allahtan başkalarına böyle bir haslet atfetmek bana giran geliyor, ruhumu üşütüyor. Çünkü ben bu sözlerin insanı itikaden sakatlayabileceğini düşünüyorum. Allahu alem... Lakin biraz daha özenli ve mayınlı araziye dikkat ederek yazabilirseniz çok daha iyi olur inşaallah.
 

alikasikka

Üyecik
Katılım
1 Ağu 2016
Mesajlar
24
Puanları
3
Konum
istanbul
Kıymetli kardeşim, emeğin için Allah razı olsun. Lakin yukarıdaki sözlerde sanki bir sıkıntı var, kafa kurcalıyor. Sadece Yüce Allah insanı koruma altına alabilir diye düşünüyorum. Allahtan başkalarına böyle bir haslet atfetmek bana giran geliyor, ruhumu üşütüyor. Çünkü ben bu sözlerin insanı itikaden sakatlayabileceğini düşünüyorum. Allahu alem... Lakin biraz daha özenli ve mayınlı araziye dikkat ederek yazabilirseniz çok daha iyi olur inşaallah.
Can kardeşim elbette ki bu alemde hükmü ve iradesi geçen bir Allah vardır. Ondan başka koruyacak , kollayacak , lütfedecek ve yardım edicek yoktur. Kuranda da böyle geçiyor. Ve de zaten bende böyle düşünüyorum.

Örneğin geleceğin bilgisini bir tek Allah tarafından bilinebileceğini biliyoruz. Kuranda da bahseder. Ama Rabbimiz dilediği kişilere dilediği miktarda bildirebilir gaybi bilgileri. Peygamber efendimiz sav.'e bildirmesi , sevdiği kulları olan evliyalara bildirmesi vs. gibi. Allah dileyince başka kullarına bildirir bunları.

Bir diğer örnek ise şefaat olsun. O dilemedikçe ondan izinsiz şefaat edebilecek kimse yoktur evet. Ama Şanlı Resulullah sav. 'e şefaat etme iznini vermiştir. Şehitler de inşAllah şefaat edebilecek ananın babanın çocuğuna bakmayacağı günde. İşte bunda da vesile vardır.

Diğer bir şeyde üstünde durduğun koruma meselesi. Evet koruyabilecek bir tek odur. Ama Rabbimiz dilediklerine dilediği miktarınca da bu yetkiyi vermiştir. Örneğin yanımızda bulunan koruyucu melekler. Bizi Allahın izni ve takdiri ile bizi korumak ile görevlidir. Aynı zamanda O Alem de bizi koruyabilir. O Alemden kastım Rabbimiz , Şanlı Resulullah sav. , peygamberler , evliyalar. Evet korur. Bize dua ve himmet ederler. Bizi severler. Bize dua ederler. İşte bizi sevebilmeleri ve koruyabilmeleri de Yüce Rabbimizin izni ve takdiri iledir. Rabbimiz istemese ve dilemese o sultanlar bize dua edip koruyabilirler mi? Tabi ki koruyamazlar. Rabbimiz onları vesile eder ve bizi korur.

Nasıl ki zor bir sıkıntılı dönemde bir müslüman Rabbine el açtığında ve ondan yardım dilediğinde hiç beklenmedik yerden yardım gelebiliyor. Bu genelde bir başka kul üstünden oluyor. İşte burda da Rabbimizin hayran olduğum merhameti çıkıyor ortaya. O o kadar çok merhametli ki kendisinden yardım isteyen kuluna yardım etmek için bir başka kulunu vesile kılıyor. Çünkü onunda sevap almasını istiyor ve o kul üzerinden yardımını yapıyor.
 

|SeYYaH|

Rektör
Katılım
12 Mar 2011
Mesajlar
13,940
Puanları
113
Eyvallah!
Şimdi bu açıklamanızı yukarıdaki konuya ekleyince anlam düzelmiş oldu.
Asıl maksadım da buydu. Mufassal bir açıklamayla yanlış anlaşabilecek bir mevzu vüzuha kavuşacaktı.
Bilirsiniz bu işler kıldan ince, kılıçtan keskindir; Mevzu itikat olunca...
Teşekkür ederim, fi emanillah...
 

alikasikka

Üyecik
Katılım
1 Ağu 2016
Mesajlar
24
Puanları
3
Konum
istanbul
NİÇİN SALAT-I ŞERİFE?
Yüceler yücesi Rabbimiz, bir ve eşi benzeri bulunmayan Allah’ımız buyuruyor. “Kim benim, Habibime (Sevdiğime) bir salat ve selam yollarsa; Ben ona 10 salat ve selam veririm.” Bu demek ki; “Rabbimiz, Peygamber Efendimize (S.A.V.) 1 salat ve selam söyleyene gönderene 10 sevap veririm” demekte… 1’e 10 iyilik… Rabbimizin cömertliğine bakın…

Tövbe ve Estağfirullahlarla günahınız silinerek bitmedi ise, Salat-ı Şerifelerle günahlarımız silinmeye devam eder, yani bizler günde en az 100 salat ve selam yollamamız sonunda 100x10=1.000 sevap alınır ve 1.000 günahımız silinir.

Rabbimizin, Merhametlilerin en merhametlisi oluşunun bir kez daha ortada oluşunun güzelliğine bir bakın. Günahlardan arındıktan sonra bire on olan sevaplar biter mi hiç? Bu sefer de amel defterimize 10’ar iyilik olarak yazılır, taa ki cennet eli oluncaya kadar bu devam eder. Bitti mi? Hayır, cennet ehli olduktan sonra da cennetteki makamının güzelleştirilmesi, bir başka deyişle, daha iyi cennete yükselmeye yarar. Cennet makamımız bu dünyadaki amellerimize bağlı değil mi? Salat-ı Şerifeler Peygamberimizi ne kadar çok sevdiğimizin bir göstergesidir. “Kişi sevdiği ile beraberdir.”

Peygamberimizin şefaat sancağı altında toplanmamızı sağlar. Yaklaşık 2.000 adet Salat-ı Şerife var, hangisi kolayına gelirse o Salat-ı Şerifeyi söyleyebilirsin. İster uzun olsun, isterse kısa olsun, farketmez. İllede hangisi dersen, biz “Allahümme salli ve sellem ve barik ala seyyidine Muhammed’in ve ala al’i seyyidine Muhammed…” deriz.
 

alikasikka

Üyecik
Katılım
1 Ağu 2016
Mesajlar
24
Puanları
3
Konum
istanbul
NİÇİN 11 İHLAS VE 1 FATİHA?
Yukarıda yazdıklarımız çok kimseler tarafından uygulanmaktadır. Amma bizim farkımız işte bu bölümde ortaya çıkmakta. 11 İhlas ve 1 Fatiha okuyup, Peygamberimize, O’nun yüce akrabalarının ve arkadaşlarının (ashabının) mübarek ruhlarına hediye etmeyince Arşı, Melekler açmaz. Dolayısıyla salat ve selamlar Rabbimize ulaşmamış olur. Bu yüce salat ve selam arş ve arz arasında dolaşır, durur. Yol budur. 11 İhlas 1 Fatiha, yüce kitabımızın çok çok hatmidir. Hatimle, salat ve selamlar Yüce Peygamberimiz (S.A.V.) Efendimize ve sonra da, Rabbimize ulaşır. Bunun için anlatılanlar en az zikir kadar önemli ve tamamlayıcısıdır. Bu olmazsa olmazlardan biridir.
 

alikasikka

Üyecik
Katılım
1 Ağu 2016
Mesajlar
24
Puanları
3
Konum
istanbul
NİÇİN TEVHİD? NİÇİN ''LA İLAHE İLLALLAH''?
Tövbe Estağfurullah ile kul içini ve dışını temizlemiş olur ve Resulullah (S.A.V.) Efendimize yol almaya, yani salat ve selam yollamaya hak kazanır, ve yolladıkları kabul olunur. 11 İhlas ve 1 Fatiha ile yani Kur’anı Kerim’in hatimi ile Rabbine yol almaya başlar. “LA İLAHE İLLALLAH” ile de açık olan arştan manevi yolculuk başlamış olur, Mübarek Olsun. Artık Rabbin ve O’nun sevdikleri ile baş başasın. Ne saadet, ne mutluluk. Arş ve arzda imrenilen ve
sevilen biri oldun.

Tevhidin sonunda 11 İhlas ve 1 Fatiha okunmaz. Çünkü yattıktan sonra olsun, gündüz olsun sende Tevhid devam etmektedir. Nasıl olur diye itiraz etme.
“Mutlaka yaşayacaksın ve göreceksin.” Sabah kalktığında zikre devam ettiğine, zikre devam ettirildiğine şaşacaksın. Şaşma, bu bir şey değil daha ne güzellikler yaşayacaksın. Davranışlarına dikkat et artık, başı boş değilsin. Artık devamlı izlenmektesin ve çok ama çok sevilmektesin..
 

alikasikka

Üyecik
Katılım
1 Ağu 2016
Mesajlar
24
Puanları
3
Konum
istanbul
Zikre giren de, her gün Evliyasından ve daha sonraları diğer Evliyalardan eğitim alarak yaşamını sürdürür. Bu ders ve eğitim akıla değil ruha verilir. Peygamber Efendimiz (S.A.V.) öğretmenliği ele alıncaya kadar yaşanan süreye Tıfl Mana denir. Marifetin birinci halidir. Şeb-i Aruza kadar öğretmenin evliyalardır. Bu ilk öğrenme devren bitti mi Allah’a yolculuğunu Sevgili Peygamberimiz (S.A.V.) Efendimiz ele alır.

Öğretmenin, öğretmenlerin en güzeli ve Rabbimizin “Habibim” diye isimlendirdiğidir. Bizler Allah’a kul, Peygamberimize ümmet olmaya çalışıyoruz.
Bizim birbirimize üstünlüğümüz olsa olsa, takvadır. Kim Allah ve Resulünü daha çok sever ve saygıda bulunursa bizim için makbul olan odur. Peygamberimizin (S.A.V.) gösterdiği yolda, aynı araçta giden yolcular olarak görüyor ve öyle kabul ediyoruz. Marifette yolculuk yapmak isteyen ve buna karar veren insan görecek ve yaşayacak ki, hep Allah’ın eşi benzeri olmayan sanatı karşısında, hep “HAYRETTE” kalacaktır..
 

alikasikka

Üyecik
Katılım
1 Ağu 2016
Mesajlar
24
Puanları
3
Konum
istanbul
ZİKİRDE YAŞANANLAR
1) SALİH
- GERÇEK RÜYALAR BAŞLAR
Bu rüyalar şimdiye kadar gördüklerinden hem daha nettir ve kalıcıdır. Günler geçse de unutmazsın. Rüyaların bazıları kader ve kazayı gösterir ve gerçekleşir. Böylece kader ve kazanın insan hayatındaki önemini anlar ve yaşarsın. İleriki günler veya yıllarında da göreceğin rüyalar sana verilen, verilecek olan müjdelerle dolu olur. Bilir ve anlarsın ki, hayatın tarifsiz huzur ve güven içinde devam etmektedir. Artık sevilmeye başlanmışsın ve kolaylıklar hayatında ardı ardına gelmeye başlar ve sen şaşarsın. Şaşma. Yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim ayetlerle rüyanın varlığından “kesinlikle” bahsetmektedir. Bu yaşadıkların gerçek rüyalardır ve iblisin vesvesesi yoktur. Bu gördüklerin sana, İlahi Armağandır, daha başlangıçtır. Bu arada “Rüyalarla amel edilmez dediğini duyuyorum” Doğrudur, sizlerin bugüne kadar gördüğünüz rüyalarla amel edilmez. O rüyalarda iblisin etkisi vardır. Bizim belirttiğimiz rüyalarda iblisin hiçbir katkısı yoktur. Tamamen salih gerçek rüyalardır ve meleklerin etkisi ile zikredene verilir.
 

alikasikka

Üyecik
Katılım
1 Ağu 2016
Mesajlar
24
Puanları
3
Konum
istanbul
2) KOKULARIN DUYULMASI
Bu kokular da İlahi Kokulardır. Sevgili Peygamberimiz (S.A.V.) Efendimizin hadisinde bahsettiği; “Bana dünyada 3 şey sevdirildi, Güzel Koku, Kadın ve Gözümün Nuru Namaz” İşte bahsedilen kokuları duymaya başlarsın. Bu kokular şimdiye kadar kokladığın kokulardan farklıdır. Önceleri azar azar koku
gelir ve gider. Önceleri farkına bile varmazsın, daha sonraları kokular bazen çok şiddetli olur. Camide namaz kıldığın mümin kardeşinden geliyor sanırsın. Hayır, bu sana verilmiş İlahi Armağandır. Bu kokuyu senden başkası duymaz. Yalnız senin gibi zikir ehli yani Allah yolunun yolcusu varsa o da kokuyu duyar, koklar. Başkaları bunu duyamaz.

Kokuların en çok duyulduğu yer ve mekanlar camide ibadet ederken ve türbelerde, Allah dostları, evliyaların yanında Salat-ı Şerifeleri söylerken olur. Türbedeki Allah dostunun sana verdiği “Hoşgeldin” kokusudur.

Peygamberimiz (S.A.V.) Efendimizin kokusu Gül, torunlarının reyhan, Hz. Ali Efendimizin kırmızı karanfil, Ahmed Yesevi Hz.’nin Anadoluya gönderdiği
90 bin evliyanın (Horasan Evliyalarının) kokusu ise dağ çiçekleri gibi değişik değişiktir. İşte, artık senin sevildiğinin bir başka gösteriş şeklini sana yaşatırlar. Daha sonraları “tesbihin” kokmaya başlar, eğer kimseye söylemezsen, evinin bütün odaları bu İlahi Armağanlarla dolar, taşar. Ta ki birine söyleyinceye kadar veya fark edilinceye kadar kokar durur. Onlarca yıl namaz kılıp bu kokudan mahrum olan nice kullar var, Allah sizi böyle olmaktan muaf kılsın. Amin. Bu kokular cennetteki “Misk Dağından” getirilir. Evliyaların makamlarında, Yasin okumayınız bunun yerine Salat-ı Şerife söyleyiniz. Görün, bakın nasıl kokularla karşılanacaksınız.
 

Garib bir kuş

Üyecik
Katılım
5 Şub 2018
Mesajlar
1
Puanları
1
Konum
İstanbul
Eşim sizin derslerinize aldıktan sonra bana olan vazifelerini yapmakta tembellik yapıyor.
Yuvamızda tehlike canla calmaya başladı.Dünyam zindan oldu hasta olan ablam ve babamdan vazgeçmemi benden istiyor bu nasıl ALLAH beraber olma anlayamadım. Bir yıldır sizin derslerinizi yaptığını söyluyor
 

|SeYYaH|

Rektör
Katılım
12 Mar 2011
Mesajlar
13,940
Puanları
113
Eşim sizin derslerinize aldıktan sonra bana olan vazifelerini yapmakta tembellik yapıyor.
Yuvamızda tehlike canla calmaya başladı.Dünyam zindan oldu hasta olan ablam ve babamdan vazgeçmemi benden istiyor bu nasıl ALLAH beraber olma anlayamadım. Bir yıldır sizin derslerinizi yaptığını söyluyor
Bu durum hemen bütün cemaat ve tarikatlerde de olan, yaşanan, yahut yaşanmaya başlanan bir fecaat olmaya başladı. Ben bu yolların hiçbirinde olabilme şerefine nail olamadım; Lakin, bizler bu yolları insanın akidesini, yüreğindeki Allah sevgisini çok daha güçlendiren, pekiştiren bir okul olarak bilirken buralara devam eden kadınların aile düzenlerinin gitgide bozulması, dejenere olması, sağlam bağlarının kopuşa doğru ilerlemesi anlaşılabilecek bir durum değildir.

Bu alıntı yaptığım mağdur arkadaşımız yazdı diye demiyorum, bilakis yakın çevremde de müşaahade ettiğim benzer durumlar sebebiyle yazıyorum. Kur'anın ve hadislerin aile bağlarının sağlam olması konusundaki tavrını insan bilmese dahi az-çok tahmin eder... Ki, sevgi ve rahmet dini İslâm zaten bu amacı gerçekleştirmek, yeryüzünde mutlu ve müreffeh bir hayat tanzim etmek için gelmişken onu temsil makamında olan bu tür oluşumların bilerek ya da bilmeyerek böyle bir sonuca yol açmış olması asla affedilir bu durum değildir. Hem bu kendilerinin de aleyhine olacak, nefret ve kin oluşumuna neden olacak bir sonuç doğuracağı muhakkaktır.

Oraya gelen kadınlara "Allahın rızasının zikirden daha çok kocasının razılığı ve memnuniyeti ile oluşacağı" fikrini vermeyen, veremeyen bir tarikat yahut cemaat bilinmeli ki vatana ihanet eden bir terör örgütünden çok daha beter ve tehlikelidir.

Sakın yanlış anlaşılmasın, zikri küçümsediğim gibi bir yanlışa düşülmemeli, aksine bir kadın elbette zikretmeli, Allahını her daim anmalıdır. Ama Allahın onun zikrine ihtiyacı olmadığını, lakin kocasının ona çok daha ihtiyacı bulunduğunu kesin ve net bir şekilde bilmelidir. Şeyhini kocasından daha çok sevip önceleyen bir kadın ahiretini yapayım zannederek yıktığının bilincinde değilse her iki dünyası da harap olmuş demektir.

Zikrini yaparken kocasını ihmal etmesin vesselam. Zira bir evlat için cennetin anahtarı nasıl ana-babasının rızasıysa, bir kadın için de kocasının rızası olacağı şüphesizdir. (Koca rızası derken, zalim olanından değil, karşılıklı hak hukuk bilen, adalet sahibi, vicdanlı ve imanlı olanından bahsettiğimiz aşikardır.) VESSELAM.
 
Son düzenleme:

alikasikka

Üyecik
Katılım
1 Ağu 2016
Mesajlar
24
Puanları
3
Konum
istanbul
Eşim sizin derslerinize aldıktan sonra bana olan vazifelerini yapmakta tembellik yapıyor.
Yuvamızda tehlike canla calmaya başladı.Dünyam zindan oldu hasta olan ablam ve babamdan vazgeçmemi benden istiyor bu nasıl ALLAH beraber olma anlayamadım. Bir yıldır sizin derslerinizi yaptığını söyluyor
Kardeşim mesajınızı yeni gördüm kusura bakmayın.. Mesajınıza çok şaşırdım.. Çünki ilk kez böyle bir şeyi şimdi sizden duydum. Ders almaktan bahsetmişsiniz Ders alma ve verme tabiri genel de tarikat ve cemaatlerde kullanilir.. Üveysilik ve üveys zikrinin ise tarikat veya cemaatle hiç bir ilgisi yoktur. İnsanların sabah akşam kendi evlerinde kendi başlarına tevbe salavat tevhid ile Rabbimizi ve Resulümüz 'ü sav. andığımız nacizane bir zikirdir. Bu zikirle Allah 'a daha layık bir kul , Resulullah sav. 'e layık bir ümmet olma yönünde aşk sevgi başlıyor.. Bu zikri çektikten sonra kötü özelliklerinden alışkanlıklarından pişman olup kurtulan , hayatı ve aile ortamı güzelleşen , lütuflar yaşayan o kadar çok kardeşimize şahit oldum ki.. Ve de çok daha fazlasını kamera karşısına geçip bu zikirde yaşadığı güzellikleri anlatan kardeşlerimizin videolarından dinledim ki.. Sizin yorumunuza şaşırdım açıkçası.. Bir tarikat veya cemaatle karıştırıyor olabilirsiniz..
 
Son düzenleme:
Üst
stat counter